'Asıl sorumlu belediye'

Halkın piknik alanı olarak kullandığı yeşil alanın akaryakıt istasyonuna dönüştürülmesine karşı açılan davadan geçici yürütmeyi durdurma kararı çıkması Amasyalı eylemcileri sevindirdi.

Bu gelişmeyle birlikte mahalle sakinleri Cumartesi günü büyük bir piknik düzenleyerek akşam saatlerinde eylemlerine son verme kararı aldı.

Peki, günlerdir süren eyleme Amasyalılar ne ne tepki veriyor?

Eylem alanı çevresinde oturanların zaten “tepkili olabileceğini” varsayarak kendime belediye binasını sınır olarak kabul ettim ve buradan başlayarak bu soruyu, adliyeye kadar giden hat üzerinde Amasyalılara sordum.

'Gezi ruhu Amasya'da'

Telif hakkı n

Belediye binasının altındaki iş merkezinde av bayiliği yapan Hüseyin Öksüz’ün işyerine girdim. Öksüz, eylemleri değerlendirirken “Gezi ruhu Amasya’da hortladı” diye söze başladı ve olayın bu noktaya gelmesinde birinci sorumlu olarak belediyeyi gösterdi.

Alanın, TCDD’nin ya da TPAO’nun olmasının önemli olmadığını ileri süren Öksüz, “Ben de girişimciyim, ticaretle uğraşıyorum. Ben de isterim orada bir işletme açmak ama bana izin vermemeleri gerekir. Belediyenin bu tür alanlara hassasiyet göstermesi lazım. Yeşil diye anılan Amasya, kötü örneklere son vermek zorunda” dedi.

‘Yazıktır’

Telif hakkı n

Halka fikrini sorduğum sırada Amasya’da şiddetli yağmur başladı. Bir kafeye sığındım. Burada benim gibi yağmurdan kaçan ve Amasya’nın yerlisi olduğunu ifade eden Gülseren Topçu’yla eylemi konuşmaya başladık. O da akaryakıt istasyonu için seçilen alanın yanlış olduğunu vurguladı. Amasya içinde yeşil alanların kalmadığını, bu nedenle eylemi desteklediğini söyledi.

Topçu, “Yeşil bir Amasya istediğini” ifade etti. Kendisine çevre yolu için çok sayıda ağacın kesildiğini anımsattım ve ona tepki verip vermediğini sordum. Biraz durakladıktan sonra tepki vermediğini ifade etti. Gerekçesini ise “Çevre yolu Amasya için çok elzemdi. Ama benzinliğin orada elzem tarafını göremiyorum” diye açıkladı.

Aynı kafede konuştuğum, Bülent Pazar da alan için yapılan eylemleri “haklı bulduğunu” söyledi. Pazar, “Petrol için ağaç kesilmez. Orası piknik alanı. Hiç yer yokmuş gibi getirip oraya benzin istasyonu yapılmasının hiç manası yok” dedi.

Telif hakkı n

Yağmur dinince yeniden sokağa çıktım. Aslında Amasyalılar, “burası küçük yer” savunması yaparak isimlerini vererek konuşmaktan çekiniyordu. Mustafa Keşoğlu da bunlardan biri. Israrım sonrası ikna oldu. Eylem yapılan alanın oldukça uzağındaki Kirazdere Mahallesi’nde oturduğunu söyleyen Keşoğlu, ağaçların kesilmesini “saçmalık” olarak niteledi. Amasya’nın fakir olduğunu, piknik yapmak isteyenlerin o alana gittiğini vurgulayan Keşoğlu, “Orayı da mahvetmişler” diye tepki verdi.

'Canlı bomba'

Sami Çetinkaya da eylemleri haklı bulduğunu söyledi ve akaryakıt istasyonunu “canlı bomba” diye niteledi. Çetinkaya, “29 ağaç kesmişler. Yazıktır. Vatandaş davasında haklıdır, destekliyoruz” diye konuştu.

Merzifon minübüslerinin bekleme alanına yakın bir yerde nehir kenarında otururken konuştuğum İsmail Aker de söz konusu alanda akaryakıt istasyonunu “kati surette istemediğini” ifade etti. Aker, “Şehrin ortasına benzin istasyonu yapıyorlar, ağaçları katlediyorlar. İstemiyoruz” dedi.

Diğer tüm Amasyalılar gibi alanın “piknik alanı” olduğunu tekrarlayan Murat Türkmen de bu nedenle ağaçların kesilmesine karşı olduğunu söyleyen Amasyalılardan.

'İnsanlar ölüyor, ağacı bıraksınlar'

Telif hakkı n

Amasyalı olmayan ama üç yıldır Amasya’da oturduğunu belirten Furkan Yılmaz da eylemi desteklediğini ancak şehirde fısıltı halinde dolaşan ama kimin yaydığı belli olmayan bir de “kaygısını” dile getirerek, “İstanbul ve Ankara’dan gelenler varmış. İnşallah amacından caymaz” dedi.

Günlerce süren ama bir kişinin bile burnunun kanamadığı eylemle ilgili olarak konuştuğum kişilerden sadece bir kişi farklı görüş bildirdi.

“İnsanlar ölüyor, ağacı bıraksınlar onların nöbetini tutsunlar. Bunların derdi başka” diyen şahsa adını sorunca, “Çocuklarımı işe sokmak için uğraşıyorum. Adımı yazarsan sıkıntı çıkabilir, söyleyemem” yanıtını verdi.