Tayland: Sandviçin demokrasiyle ne ilgisi var?

Telif hakkı REUTERS

Tayland'da bugüne dek 12 askeri darbe yapıldı. Ancak üç hafta yapılan darbe diğerlerinden farklı tepkiler görüyor çünkü artık sosyal medya çağında yaşanıyor.

22 Mayıs'ta yönetime el koyan ordu, Tayland'da sosyal medyayı çok yakından takip ediyor. Bu da bir nevi darbe muhaliflerini "kendilerine has" ifade tarzları bulmaya itiyor.

Örneğin son birkaç gündür Tayland'da sandviçler "siyasallaştı".

Sosyal medyada örgütlenen toplanan ve kendilerine "Sandviç Partileri" diyen bir grup muhalif, sokaklarda toplanmaya başladı.

Grup, ilk olarak 6 Haziran'da başkent Bangkok'taki Kasetsart Üniversitesi'nde bir araya geldi ve sandviç yedi.

'Sandviç yemeyin'

Bunun üzerine hükümet yanlısı gazeteler, Taylandlıları "sandviç yememeleri" konusunda uyardı.

Bir emniyet amiri yaptığı açıklamada, "Gözlerinin sandviç yiyenlerin üzerinde olduğunu" söyledi. Sandviç yemenin yasaya aykırı olmadığını vurgulayan emniyet amiri, ancak darbeye eleştiri amacıyla sandviç yeniyorsa, bunun yasadışı olarak yorumlanabileceğini ifade etti.

Sosyal medyadaki bir kullanıcı ise "Sandviç kelimesi olmazsa başka bir kod bulunur. Aranızda Tay usulü pilav isteyen var mı?" diyerek, polisin açıklamalarına şakayla karışık bir yanıt verdi.

Üç parmakla selam

Telif hakkı GETTY

Bilim kurgu filmi Açlık Oyunları'ndaki totaliter rejime karşı duruşun sembolü üç parmakla selam, Tayland'da da darbe muhalefetinin de simgesi haline geldi.

Bir muhalif sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta bir çağrı yaparak, insanları günde üç defa bu işaretle selam vermeye davet etti ve "Üç parmak selamı, temel siyasi hakların talebi için bir sembol haline gelmiştir" dedi.

Televizyondan sorguya çağrı

Son darbenin gerçekleşmesinden bugüne, televizyon programlarına sürekli ara veriliyor ve sorguya çağrılan kişilerin isimleri anons ediliyor.

Bugüne kadar devrilen hükümetle ilişiği bulunan pek çok sosyal medya kullanıcısı sorguya çağrıldı ve gözaltına alındı.

Telif hakkı REUTERS

Bu kişiler arasında Twitter'ın tanınan isimlerinden Pravit Rojanaphruk da bulunuyor. Pravit, serbest bırakılmasının ardından gözaltında yaşadıklarını tweet atarak kamuoyuyla paylaşmıştı. Buna göre gözaltına alınan herkes, ordu yönetimini eleştirmeyeceklerine dair bir beyanı imzalamaya zorlanıyor ve imzalayanlar serbest bırakılıyor.

Sosyal medya özgür mü, değil mi?

Tayland'ın İngiltere elçisi Nadhavathna Krişnamra, söz konusu önlemleri desteklediğini söyledi. Elçi Nadhavathna "Bu geçici süreçte insanlardan ricamız, siyasi görüşleri ateşleyecek yorumlardan kaçınmaları. Tayland'da Facebook kısa bir süre için kapatılmıştı ancak hemen geri geldi. Tüm büyük sosyal medya sayfaları insanların özgürce kullanımına açık duruyor" dedi.

Devrik hükümetin başbakan yardımcısının avukatı Vereapat Pariyawong ise böyle bir özgürlük olmadığını söylüyor: "Eğer düşüncelerinizi özgürce paylaşamıyorsanız, oranın gerçekten özgür bir alan olduğunu söyleyemezsiniz."

Facebook'ta 70 bin takipçisi olan Verapat, kısıtlamaların tersine bir etki yarattığını savunuyor ve "İnsanları korkutarak susturamazsınız. ... Sustursanız bile, dünyanın geri kalanı hala onlar hakkında konuşuyor olacaktır" diyor.

İlgili haberler