Hollanda'da ailelere 'Suriye' uyarısı

Hollanda'nın başkenti Amsterdam yakınlarındaki Hilversum kasabasında yaşayan 15 yaşındaki Muzdalifa El A., 10 gündür polis gözetiminde kalıyor.

Evine gitmesine izin verilmeyen Muzdalifa, çocuk koruma kurumu uzmanları ve avukatların eşliğinde "tanık sıfatıyla" sorgulanıyor.

Muzdalifa'nın polis merkezine uzanan öyküsü ise yaklaşık 2 hafta önce başladı. Genç kız, "İyi bir Müslüman olarak yaşamak için Suriye'ye gidip, ordaki cihatçılarla evlenmek istediğini" belirten bir mektup bırakarak evinden ayırldı.

Ablası ve ağabeyi, sosyal medyada kardeşlerinin bulunması için yoğun bir kampanya başlattı. Muzdalifa'nın, telefon ve diz üstü bilgisayarını alarak yola çıktığını belirten yakınları, genç kızın Suriye ve Belçika'dan bazı kişilerle bağlantı içinde olduğunu söylediler. Ailesi, kızlarının kendisi gibi 15 -16 yaşında bir grup genç kızla birlikte Suriye'ye gitmeyi planladığını ve yalnız olmadığını da anlattı.

Muzdalifa, ertesi gün Almanya'nın Düsseldorf Havalimanı'nda Suriye'ye gitmek için uçağa binerken yakalandı ve Hollanda polisine teslim edildi.

O günden bu yana, polis tarafından ifadesine başvuruluyor. Aynı günlerde Hollanda'nın değişik bölgelerinden Müslüman ailelere mensup 15-16 yaşlarındaki kız çocuklarının kayıp olduğu haberleri basına yansıdı.

Polis, "Kızlardan oluşan büyük bir gruba üye olduğunu" belirttiği Muzdalifa ile birlikte en az 5-6 kız çocuğunun daha Suriye'ye gitmek için evden ayrıldığını düşünüyor. Polise göre, 15-16 yaşındaki çocukların tek başına evlerinden ayrılıp Suriye'ye gitmelerinin ardında bazı örgütler var.

Bu nedenle hem kayıp kızların izine ulaşılması hem de kız çocuklarını Suriye'ye gitmeye ikna edenlerin bulunması için Muzdalifa'nın sorgusu sürüyor.

Kırmızı alarm

Hollanda istihbarat ve güvenlik birimleri, yaklaşan orta öğretimdeki yaz tatili nedeniyle daha fazla endişe duyuyor. Tatille birlikte kız çocuklarının daha kolay evden uzaklaşabileceği kaygısı dile getiriliyor.

Bu nedenle taz tatili öncesinde aileler için "kırmızı alarm" uyarısı yapılıyor. Çocukların evde istenen sosyal davranışı sergilediği için takibinin zor olduğunu belirten güvenlik yetkilileri, aileleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Lahey'de radikal İslamcıların yoğunlukla yaşadığı Schlderswijk semtinde, Suriye'ye gitme hazırlığındaki bazı kız çocuklarının da sıkı gözetim altında tutulduğu belirtiliyor.

Hilversum'daki World Wide Relief adlı vakfın başkanı Ebu Dhar, Müslüman ebeveynler arasında bir kampanya başlattıklarını söylüyor. Suriye'ye gitmeleri için kız çocuklarının beyinlerinin yıkandığını belirten Ebu Dhar ailelere, "Gerkirse akıllı telefonlarını ellerinden alın ve asla pasaportlarını vermeyin" diye sesleniyor.

48 saatte Suriye'ye

Leiden Üniversitesi Terörizm ve Terörle Mücadele Merkezi Müdürü Prof. Edwin Bakker, Hollandalı gençlerin çok kolay biçimde 48 saat içinde Suriye'ye ulaşabildiklerini söylüyor.

İstanbul ya da Ankara'ya ucuz bir gidiş-dönüş bilet alan gençlerin, Türkiye'ye indikten sonra uçakla Adana'ya, oradan da otobüsle Hatay'a geçtiklerini anlatıyor. Bakker, "Hatay'da bu gençleri bekliyorlar. Burdan alıp kolayca sınırı geçerek Suriye'ye götürüyorlar" diyor.

Telif hakkı AFP

Hollandalı profesör, Afganistan ve Somali'deki radikal İslamcı örgütlere ulaşma ve katılmanın zor olduğunu vurguluyor. Bu kadar kolay ulaşılır olması ve Avrupa'daki bağlarının iyi olması nedeniyle gençlerin Suriye'yi seçtiğini belirtiyor.

Prof. Bakker, "Asıl inanılmaz ve kabul edilemez nokta ise Türkiye'nin bu geçişlere göz yumması" görüşünü dile getiriyor. Türkiye'nin aynı zamanda Batılı turistleri ülkesine çekmek için, "hiçbirşey olmamış gibi tanıtımlar yaptığını" söyleyen Edwin Bakker, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Türkiye şu anda kendi kazdığı kuyuya düşüyor. Radikal grupların sınırdaki ülkelerde etkinlik kurması Türkiye'nin sorunu oldu. Irak ve Suriye'deki gelişmelerin kendileri için iyi olmadığını gördüler. Kürtler inanılmaz avantaj elde etti. PKK'nın eli güçlendi. Birçok radikal unsur, başıboş dolaşıyor. Sanırım, 'Bunu daha farklı ele alsaydık' diye düşünüyorlardır."

"Batı için tehdit değiliz"

Hollanda Televizyonu muhabiri, haftasonu Suriye'de savaşan Lahey doğumlu 26 yaşındaki "Ebu Muhammed" kod adlı Ebu Sümeyye ile internet üzerinden bir röportaj yaptı. Türkiye sınırına yakın bir köyde yaşayan Hollandalı cihatçı, Türkiye üzerinden geçişlerin oldukça kolay olduğunu söyledi.

Suriye'ye gitmek için 2 ay uğraştığını belirten Ebu Sümeyye, "Hollanda İstihbarat Teşkilatı (AIVD) engellemeye çalıştı. İsimlerimizi Türk makamlarına bildirdi, ama biz yine de sınırı geçip buraya gelmeyi başardık" diyor.

Hollanda makamlarına, Suriye'ye gelmek isteyen cihatçı gençlere engel olmaması çağrısında bulunan Ebu Sümeyye, "Batıda doğup büyüdük. Demokratik toplumda yaşadık. Demokrasinin tadı pis. Allah'ın yasalarını uygulamaya koyup özgürce yaşamak için buraya geldik" diye konuşuyor.

Ebu Sümeyye, Hollanda'nın yanısıra İngiltere'den çok sayıda Müslüman gencin Suriye'ye geldiğini vurguluyor. "Biz Batı için kesinlikle tehdit değiliz. Genri dönüşlere izin verilmeli" görüşünü dile getiriyor.

Irak'ta Sünnilerin yönetimi ele geçirmesinin bütün İslam alemini sevindirmesi gerektiğini savunan Ebu Sümeyye, "Irak'ın herşeyi yıkılmış. Lahey'i düşününce ordaki düzeni özlüyorum" diyor. Ancak geri dönmeyi düşünmüyor. Ailesi ile "cennette buluşacağına" inanıyor.

"Cihat kenti" Lahey

Daha önce "şeriatla yönetildiği" haberleri basına yansıyan Lahey'in merkezindeki Schilderswijk semti, Hollanda'da cihatçıların en etkin olduğu yer olarak biliniyor. Schilderswijk semtinden, bir süre önce Suriye'de ölen Murat Ö.'nün de aralarında bulunduğu 33 kişi Türkiye üzerinden cihatçıların saflarına katılmış.

IŞİD'in "hilafet ilanı" kararının, bir grup Müslüman genç tarafından Lahey'de kutlama yapması basına yansıdı. Sosyal medyada, bu gençlerin "hilafeti kutlamak için" hazırladığı filmler dolaşıyor. Geçen cuma günü de Schilderswijk semtinde "IŞİD'e destek gösterisi" düzenlendi.

Hollanda İstihbarat Servisi AIVD'ye göre, IŞİD'in hilafet ilanı, Hollanda'daki cihatçılar için "tetikleyici bir unsur" oldu. AIVD'ye göre Lahey'de 200 dolayında cihat yanlısı ile birkaç bin sempatizan bulunuyor.

Aşırı sağcı Özgürlük Partisi'ne (PVV) göre bu rakam kentin güvenliği açısından "korkunç"

"Kentte saatli bombalar dolaşıyor" diyen PVV, Lahey Belediye Meclisi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı.