İhsanoğlu: Erdoğan'ın zıddı mı?

Telif hakkı REUTERS

Sakin duruşu, alçak sesle ve tane tane konuşması ile CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın üslubunun tam zıddı gibi görünüyor.

Rakip cephedeki AKP’liler tarafından siyasete yabancı olmakla ve liderlik vasıflarına sahip olmamakla eleştirilen İhsanoğlu’nun öne çıkan özelliği, akademisyen ve diplomat kimliği ile nezaketi. Öyle ki, Financial Times gazetesi, İhsanoğlu’nu “Utangaç bir bilim adamı” olarak tanımlarken, İhsanoğlu; iki rakibinin seçim kampanyalarına centilmenlik jesti olarak yaptığı bağışla gündeme gelmişti.

Adaylığı için kurulan internet sitesinde İhsanoğlu’nun özgeçmişi “Ekmel Hoca kimdir?” başlığı altında sunuluyor.

Siyasi söylemlerinde de Erdoğan’a zıt bir profil çizen Ekmel Hoca, Başbakan’ı toplumu ayrıştırmakla, “aktif bir cumhurbaşkanı olacağım” dediği için cumhurbaşkanının hali hazırdaki yetkilerini aşmakla ve demokrasiden uzaklaşmakla itham ediyor. “Çankaya Köşkü bir öfke yeri değil” diyen İhsanoğlu, “Devletin başı serinkanlı olmalı” diyor ve cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söylüyor.

Seçim kampanyasının startını verirken yaptığı konuşmasında Ekmel Hoca, önce 28 Şubat döneminde başörtüsü ile üniversitelere alınmayan öğrencilerden, sonra da Gezi Parkı eylemleri sırasında hükümet karşıtı gösterilere katılan gençlerden söz etti. Ekmel Hoca “Öğrencilerime sıkmabaş da çapulcu da dedirtmem” dedi.

Nazım Hikmet Arapçada

Aralarında Arapçanın da olduğu 4 dil bilen Ekmel Hoca, Başbakan Erdoğan tarafından bir mitingde, “Biz tercüman değil, ülkeyi yönetecek adam arıyoruz” sözleri ile eleştirilmiş, diplomat kimliği de “monşer” sıfatı ile anılmıştı.

71 yıllık ömrü ile üç cumhurbaşkanı adayının en yaşlısı olan İhsanoğlu’nun yabancı dillere bu hakimiyetinin mevyesi ise aralarında Nazım Hikmet’in Ferhat ile Şirin’inin de olduğu edebi eserlerin Arapçaya tercümesi olmuş.

Telif hakkı bbc

'Ekmel Hoca’nın Arapça ile ilişkisi 1943 yılında babasının eğitim için gittiği Kahire’de doğması ile başlıyor.

Türkiye’ye ilk ayak bastığında 27 yaşında olan İhsanoğlu’nun uzun bir süre ülkeden uzak kalmış olması da rakiplerinin dilinde.

Nüfus kaydını halen babasının memleketi olan Yozgat’ta tutan İhsanoğlu’nun seçim kampanyası için hazırlanan özgeçmişinde “Türklük, gurbette yaşamanın acısını bilme, vatan hasretine dayanamadığı için geri dönme” temalarının altı çiziliyor. Mısır ve İngiltere’de üniversite ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan İhsanoğlu, 1970’lerde Türkiye’ye dönüyor ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamlıyor.

1984’te profesör olan Ekmel Hoca, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Araştırma Merkezi’ndeki direktörlük görevini yürütürken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Bölümü’nü kurdu.

Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını da yürüten Ekmel Hoca’nın diplomatik yükselişi ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de seçilmesi için ciddi çaba sarf ettiği, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel sekreterliğine seçilmesi ile hız kazandı.

İhsanoğlu teşkilatın seçimle göreve gelen ilk genel sekreteri oldu.

İhsanoğlu buradaki görevi ile Orta Doğu diplomasisinde önemli roller oynadı. Irak’ta Şiiler ve Sünniler arasındaki barış anlaşması, Filistin yönetimi tarafından verilen devlet nişanı, 11 Eylül saldırıları sonrasında Batı dünyası ile İslam toplumları arasındaki ilişki açısından oynadığı roller bunlar arasında sayılabilir.

‘Muhafazakâr, demokrat, milliyetçi’

İhsanoğlu kendisini muhafazakâr, demokrat, milliyetçi, bütünleştirici bir kişi olarak tanımlıyor.

Taraf gazetesine verdiği röportajda ise, Balkanlardan bahsederken “malın mülkün gavurun eline geçmesi” ne demektir bildiğini söyleyen İhsanoğlu, anadilde eğitim konusunda “rasyonel düşünmek zorundayız” diyor ve eğitim dilinin Türkçe olması gerektiğini söylüyor. Kürtçe’nin yasaklanmasına, “dar alanlara hapsedilmesine” de karşı çıkıyor ve Kürtçe’nin geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.

İhsanoğlu’nun Türkiye’nin dış politikasına dair yorumu ise Orta Doğu’nun içinden geçtiği kritik dönemde şu andaki dış politikanın çözüm önermek yerine sorunları alevlendirecek bir çizgide yürümesi. İhsanoğlu’nun AKP’li rakipleri ise, Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi’nin askerler tarafından devrilmesine İhsanoğlu’nun, İİT’nın başındayken “darbe” dememesini öne çıkarıyor.

'İsmini yüzde 32 biliyor'

Siyasette yeni bir isim olduğu için İhsanoğlu verdiği mesajları halka ulaştırmak konusunda güçlüklerle karşılaşabiliyor. Financial Times gazetesi toplumun yüzde 32’sinin Ekmel Hoca’nın ismini yeni duyduğunu yazdı. Ekmel Hoca örneğin Twitter’ı aktif olarak kullanıyor. Ancak gazete yine de İhsanoğlu’nun eski tipte bir kampanya yürüttüğünü yazıyor ve Erdoğan’ın dev organizasyonlarının yanında Ekmel Hoca’nın bazen mikrofonlarının dahi çalışmadığını söylüyor.

Ekmeleddin dinde en üst düzeyde olan anlamına geliyor.

Seçim kampanyasının tanıtım toplantısında sözlerine Türkçe besmele ve Fatiha suresi okuyarak başlayan Ekmel Hoca CHP ve MHP için dindar ve muhafazakar AKP seçmenine seslenebileceğini düşündükleri bir aday.

“Ekmek için Ekmeleddin” sloganı ile tüm kesimlere hitap etmeyi amaçlıyorlar.

Mesajının karşılık bulup bulmadığı ise sandıklar açıldığında anlaşılacak.

İlgili haberler