Merkel dinleme skandalı nedeniyle zorda

Telif hakkı AFP

Alman medyasında yer alan, Alman Dış İstihbarat Teşkilatı BND'nin Türkiye'yi 2009'dan bu yana dinlediği haberleri, Merkel hükümetini zor duruma düşürdü. Türkiye'nin yanı sıra Alman muhalefeti de hükümetten konuyu açıklığa kavuşturmasını talep ediyor.

Alman Der Spiegel dergisinin, Alman Dış İstihbarat Teşkilatı BND'nin 2009 yılından beri Türkiye'yi dinlediğine ilişkin haberinin ardından gözler Başbakan Angela Merkel'in yapacağı açıklamaya çevrildi.

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) Almanya Başbakanı Angela Merkel'in cep telefonlarını dinlediğinin ortaya çıkmasının ardından Başbakan 2013 yılında, "Dostlar arasında dinleme olmaz" diyerek tepki göstermişti.

Merkel Letonya Başbakanı Laimdota Straujuma ile Riga'da yaptığı görüşmenin ardından, dinleme skandalıyla ilgili daha önce yaptığı açıklamayı savundu. Merkel, "Dostlar arasında dinleme olmaz" açıklamasını, NSA skandalının ardından ABD için yaptığını vurguladı.

Almanya Başbakanı BND'nin Türkiye'yi dinlediği iddialarıyla ilgili olaraksa bir açıklama yapmaktan kaçındı.

Hükümet şu ana kadar dinleme skandalını resmi olarak doğrulamadı.

Ancak Frankfurter Allgemeine gazetesine konuşan hükümet kaynakları Der Spiegel'in haberini doğrulayarak, Türkiye'de olup bitenlerin Almanya'nın iç güvenliğini doğrudan etkilediğini, PKK, Almanya'daki aşırı sağ ve solcu gruplar, uyuşturucu kaçakçıları ve insan tacirlerini dinleme skandalına gerekçe olarak göstermişti.

BND'nin dinleme skandalıyla ilgili olarak açıklama yapan hükümet sözcü yardımcısı Christiane Wirtz ise bu iddiaları doğrulayamayacağını söyledi.

Ankara açıklama bekliyor

Wirtz, hükümetin konuyla ilgili olarak Federal Meclis'in istihbarat servislerini kontrol etmekle sorumlu Parlamento Kontrol Komitesi'ni temmuz ayında bilgilendirdiğini açıklamakla yetindi.

Türkiye, Merkel hükümetinden bu konuda bir açıklama bekliyor.

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yetkililerle görüştü.

Türkiye dinleme haberinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Büyükelçi Pohl'ün, ‚Görüşme gayet dostane bir havada geçti' açıklamasını yaptığı belirtildi.

Telif hakkı Reuters

Alman Dışişleri Bakanlığı'ndan bir sözcü, ‚Türkiye'nin medyada yeralan haberlerin ardından bir açıklama istemesi sürpriz değil. Partner ülke Türkiye ile bu konuda, farklı birçok konuda olduğu gibi iletişim içimde olacağız ve yanıt vereceğiz' dedi.

Muhalefet de açıklama istiyor

Dinleme skandalı Merkel hükümetini muhalefet karşısında da zor duruma düşürdü.

Muhalefet Merkel hükümetinin dinleme skandalını bir an önce açıklığa kavuşturmasını talep ediyor.

Alman siyasetçilerden ise bu konuda farklı açıklamalar geldi. Hatta siyasi partilerde bile görüş birliği içinde olunmadığı dikkat çekti.

Federal Meclis NSA Araştırma Komisyonu Başkanı Patrick Sensburg, hasass olarak nitelendirilebilecek ülkelerde faaliyetlerde bulunulmasının doğru olduğunu savundu.

Federal Meclis'in istihbarat servislerini kontrol etmekle sorumlu Parlamento Kontrol Komitesi'nin Başkanı Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili Clemens Binninger, bu konuda kendilerine haberler ulaştığını ancak somut bir bilgi olmadığını, isim konusunda bildirilmediklerini belirtti.

Özdemir: Dinlememek sorumsuzluk olurdu

Hristiyan Sosyal Birlik Partisi'nden Hans-Peter Uhle, Türkiye'nin önemli bir NATO ülkesi olduğunu, ancak aynı zamanda uyuşturucu ve insan ticareti konusunda da sorunlu bir geçiş ülkesi olduğunu söyledi.

Telif hakkı BBC TURKCE

Hristiyan Demokrat Birlik Partili NSA Araştırma Komisyonu üyesi Roderich Kiesewetter ise ‚BND Doğu ile AB arasındaki yerini bulmak zorunda olan bir ülkede gerekli bir çalışma yapıyor' dedi.

Federal Meclis İçişleri Komisyonu'nin Hristiyan Demokrat Birlik Partili Başkanı Wolfgans Bosbach, BND'nin Türkiye'yi dinlemesinin anlaşılır olduğu görüşünde.

Bosbach, ‚Haklı nedenleri olduğu görüşündeyim' diyerek, Almanya'da PKK örgütü, sol ya da aşırı sağcı Türk gruplar ve da uyuşturucu ve insan ticareti yapanlara işaret etti.

Yeşiller eş Başkanı Cem Özdemir, ise ‚Türkiye'nin BND tarafından izlenmesi, Irak ve Suriye sınırındaki durum ışığında, çok şaşırtıcı değil. Bunun tam aksi sorumsuzluk olurdu' dedi.