Suriye: Kimyasal silah saldırısının üzerinden bir yıl geçti

Telif hakkı SHAAM

Şam'da sıcak bir geceydi, saat 02.30'u gösteriyordu.

Düşen füzelerin sesini duymak artık sıradanlaşmıştı. Kuzeydoğu bölgeleri Zamalka ve Ayn Tarma'ya düşen füzelerden en az altısı, ardı ardına patladı.

Duma yakınlarında yaşayan 26 yaşındaki sivil toplum kuruluşu gönüllüsü Mecid uyumaya çalışırken yardım çağrıları gelmeye başladı.

Hukuk öğrencisi Mecid, Suriye'deki on binlerce ölüm ve kayıp olayının bildirildiği Suriye İhlal Belgeleme Merkezi'ne (VDC) düzenli olarak katkıda bulunuyordu.

Fakat 21 Ağustos 2013'te, başkent Şam'ın tarım kuşağı Guta'nın doğusunda gördüklerine hazırlıksız yakalandı.

O günleri, "Her yerde kargaşa vardı. İnsanlar bir yerden diğerine bağırarak, 'Gaz! Gaz! Bize gazla saldırdılar' diye çığlıklar atarak kaçışıyordu" sözleriyle anlatıyor.

"Hiç kimse neler olduğunu anlayamıyordu. Herhangi bir saldırı anında yaptıklarını tekrarladılar ve kadınlar, çocuklar öncelikli olmak üzere bodrum katlarına kaçtılar."

"Kimyasal saldırı düzenlendiğinde kaçılabilecek en tehlikeli yere sığındılar. Gaz, daha alçak yerlerde kümelenir. En çok ölüm olayı da oralarda yaşandı."

BM kimyasal silah denetçileri Zamalka, Ayn Tarma ve Muadhamiye'nin batı mahallerine düşen roketlerde sarin gazı olduğunu doğruladı.

Buharı havadan daha ağır olan sinir gazına maruz kalmak, birkaç dakika içinde nefes tıkanıklığı nedeniyle ölüme yol açabilir.

Babanın dramı

Mecid, Guta'nın doğusunda İrbin'den Zamalka'ya, Hammuriye'ye kadar dış mahallelere koşup hastanelerde, camilerde ölenlerin sayısını belgeleri ve kanıt olarak olay yerinin fotoğraflarını çekti.

O geceden önce, Mecid'in tek bir saldırıda belgelediği ceset sayısı en fazla 27'ydi. O gece tanık oldukları için ise "Tahmin bile edilemez" diyor.

"Hastanenin tek bir odasında, yerde 600 ceset vardı. Birbiri ardına dizili çocuklar, kız çocukları, erkek çocukları hepsinin gözleri açıktı ve burunlarından, ağızlarından sıvı geliyordu."

Telif hakkı BBC World Service

Saldırıdan saatler sonra insan hakları eylemcilerinin paylaştığı fotoğraflarda ölü çocuklar, kadınlar, erkekler görülüyordu. Hepsi daha sonra beyaz kefenlere sarıldı ve her birine birer numara verildi. Çoğunun da kimliği tespit edilmedi.

Mecid hastane odasının geniş açılı fotoğrafını çekmek istedi, tüm cesetleri tek bir kareye sığdırabileceğini düşünüyordu. Ama her ne kadar geriye gidip uzaklaştıysa da bunu başaramadı.

"Hastaneye gelenler, aile fertlerini bulmak için cesetlerin arasında yürümek zorunda kalıyordu."

Mecid, aklına kazınan bir an olduğunu söylüyor.

Çocuklarını arayan bir babanın hastaneye geldiğini ve sekiz yaşındaki kızının cesedini bulduktan sonra ona sarılıp gözyaşlarına boğulduğunu hatırlıyor.

"Kızını kollarına almış etrafına bakmaya devam ediyordu. Kısa bir süre sonra küçük kızını da gördü" diyro Mecid.

"Fakat üçüncü kızının da ölü bedenini görünce kendini kaybetti. Üç cesedi de yere düşürdü kendi de bir anda yığıldı."

Ölü sayısının çok olması ve saldırıya uğrayan bölgelerde yeterli sayıda hastane olmaması nedeniyle kesin ölü sayısını belirlemek güç oldu.

Toplu mezarlar kazıldı, gömülen kurbanların sayısı tutulamadı, dolayısıyla çoğu ceset belgelenemedi.

Telif hakkı Reuters

Ölü sayısının yaklaşık 350 ila 1.500 arasında değiştiği tahmin ediliyor. Bazı bölgelerden canlı kurtulan da olmadı. Diğer bölgelerde ise bazı ailelerin tamamı yok oldu.

Kurbanlara yardıma koşan sağlık görevlileri bile havadaki sarin gazını içlerine çektikleri için öldü.

Beklentiler

ABD Başkanı Barack Obama, saldırıdan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetini sorumlu tuttu ve 'kendi halkına kimyasal silah kullandığı suçlamasıyla kırmızı çizginin aşıldığını' söyledi.

Rusya, ABD'nin önüne geçmek için bir öneriyle gelinceye kadar Obama, cezalandırma amaçlı olarak Esad birliklerine hava saldırısı düzenlemek üzereydi.

BM destekli anlaşmayla Esad, Suriye'nin kimyasal silah cephaneliklerini teslim etmeyi kabul etti fakat destekçilerinin muhalif birliklere ve sivillere karşı konvansiyonel silah kullanımına devam etmesi çoğu Suriyelinin de öfkesini artırdı.

"İnsanlar Batı'nın sonunda gelip kendilerini kurtaracağını umuyordu" diyor Mecid. "Fakat onun yerine, Esad'a, farklı silahlarla daha fazla insan öldürmesi için yeşil ışık yakıldı."

"Böyle bir katliama tanıklık etmek dünyanın utancıdır. Hiç kimsenin umurunda değiliz gibi görünüyor. İnsan hakları ve demokrasi, yalnızca Batı'nın ve BM'nin kendi çıkarlarına uygun gördüğü zamanlarda başvurduğu bir yalan."

Telif hakkı AP

Bir yılın ardından Suriye'deki savaş devam ediyor ve hatta komşu ülkelere de sıçradı. İnsan hakları eylemcilerine göre ölü sayısı 200 bine yaklaşıyor.

Sivil itaatsizlik destekçisi ve silahlı muhalefet karşıtı Mecid, Suriye'yi terk etti.

Memleketindeki insanlara yardım etmeye devam ediyor fakat işlerin daha kötüye gideceği endişesini taşıyor.

"Dünya Suriye halkını kandırdı" diyor Mecid.

Telif hakkı Reuters

"Kimyasal saldırıdan sonra çevremdeki birçok kişinin aşırı gruplara kaydığını gördüm. Batı'nın eylemsizliği nedeniyle yaşanan hayal kırıklığı, yakınlarını kaybedenlere 'tek umut yolunun kendileri' olduğunu söyleyen aşırı gruplar açısından destekçi toplamaları için verimli bir zemin oluşturdu."

"İnsanlar Esad'ın şiddetinden çıkış yolu arıyor."

Çoğu Suriyeli de aynı hisleri paylaşıyor.

"Hiç kimse bizi umursamıyor", en sık duyulan şikâyetlerden. "Ölüleri, mültecileri saymayı bile bıraktılar" deniyor.

ABD'nin komşu ülke Irak'ta Ezidi azınlığın korunması için IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenlemeye hazır oluşu da, bir zamanlar 'özgürlük' çağrıları için sokaklara dökülenler arasında hayal kırıklığını derinleştirdi. Şimdi de hem Esad birlikleri, hem de IŞİD'in zulümleri arasına sıkışık kaldılar.

İlgili haberler