İskoçya'nın bağımsızlığı: Çözülmeyi bekleyen beş sorun

Telif hakkı Reuters

İskoçya'da seçmenler 18 Eylül'de bağımsızlık için referanduma gidecek.

Oylama öncesinde bağımsızlığı savunanlarla, İngiltere'ye bağlı kalmayı savunanlar arasındaki tartışma kızışıyor.

5 Ağustos'ta yaptıkları ve canlı yayınlanan birinci tartışmadan sonra, "Better Together" (Beraber Daha İyi) kampanyasının lideri ve İngiltere İşçi Partisi milletvekili Alistair Darling ile İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Alex Salmond arasındaki ikinci bağımsızlık tartışması için Pazartesi gecesi yeniden izleyiciyle buluştu.

Referanduma az bir zaman kala seçmenlerin bağımsızlıkla ilgili merak ettiği 5 konu ise şöyle:

Para birimi

İki lider arasındaki tartışmanın çıkmaza girdiği noktalardan bir tanesi İskoçya bağımsız olursa para birimlerinin ne olacağı.

Darling, bağımsız bir İskoçya'nın sterlini kullanmaya devam edemeyeceği görüşünden bir adım geri atmadı.

İşçi Partisi, Muhafazakârlar ve Liberal Demokratlar da aynı fikirde.

Ancak Salmond, konuya başka bir açıdan bakıyor.

İskoçya'nın Birleşik Krallığın geri kalanı ile birlikte sterlini resmi para birimi olarak kullanmasını istiyor.

Bölgesel yönetimin başbakanı, bağımsız bir İskoçya ile yürütülecek müzakerelerle bunun sağlanabileceğini, aksi takdirde İskoçya'nın Birleşik Krallığın borçlarının bir bölümünü üstlenmeyi reddetme hakkı olduğunu söylüyor.

İşçi Partisi'nin eski başbakanlarından Darling, Salmond'a "B Planı"nın ne olduğunu ısrarla sormasına rağmen, Salmond bir B planından bahsetmedi.

Euro'yu kullanmak, yeni bir para birimi oluşturmak ya da resmi bir anlaşma olmaksızın sterlini kullanmaya devam etmek gibi seçenekler de mevcut.

Ancak İskoçya'nın bölgesel hükümeti Euro'ya sıcak bakmadığını açıkladı.

Salmond, resmi anlaşma olmadan dahi sterlini kullanmanın en uygun geçiş durumu olacağı fikrinde ve İskoçya'nın kendi para birimini oluşturmasını savunanların ise seçimle destek bulmaları gerektiğini söylüyor.

Bir BBC anketi para birimi ve ekonomik konuların seçmenler için en önemliler arasında olduğunu gösterdi.

İki lider arasındaki ikinci tartışmada izleyenler bu soruna daha net yanıtlar isteyecektir.

Petrol

Kuzey Denizi'ndeki petrol ve gaz rezervleri bir diğer tartışmalı konu.

Salmond bağımsız bir İskoçya kârın onda birini Norveç stilinde bir fon oluşturmak için ayıracağını söylüyor.

Bağımsızlıktan yana olanlar bu rakamın yılda 1 milyar sterlin olduğunu söylüyor.

Başbakan David Cameron ise Kuzey Denizi'nin bir Britanya başarısı olduğunu ve petrol ve gaz endüstrisinin "Britanya'nın geniş omuzları" üzerinde taşınması gerektiğini söylüyor.

Sorunun bir diğer tarafı da petrol ve gaz rezervlerinin azalıyor olması.

Tahminler Kuzey Denizi'nden elde edilen vergi gelirinin 2018 - 2019'da, 2012-2013'e göre neredeyse yarı yarıya düşeceğini öngörüyor.

İskoçya hükümeti ise 2012-2013 yılında elde edilen 6.1 milyar sterlinlik gelirin 5.6 milyarının İskoç sularından elde edildiğini söylüyor. Gelecekte bu paylaşım nasıl olacak?

Bunun hesabı birçok şeye bağlı. Ne kadar petrol ve gaz çıkacağından, küresel petrol fiyatlarına, vergi oranından sterlin ve dolar arasındaki kur farkına kadar.

Sonuçta soru şu, İskoçya'nın ne kadar petrolu kaldı?

Telif hakkı AFP

Sınır kontrolleri

Peki ya sınır kontrolleri nasıl olacak?

Salmond İskoçya'ya göçü yüzde 10 oranında artırmayı amaçlıyor.

Bu da her yıl 22 bin ila 24 bin insan anlamına geliyor. Amaç işgücünü artırmak.

Bölgesel yöntimin başbakanı, bağımsız bir İskoçya'nın şu anda var olan ortak seyahat bölgesine dahil olması sebebi ile Birleşik Krallığın geri kalanı, İrlanda, Man Adası ve Channel adaları ile sınır kontrollerine ihtiyaç duymayacağı görüşünde.

İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May "bir tür sınır kontrolü" olacağını öngörürken, Ed Miliband ise İskoçya bağımsızlığını ilan ederse sınır kontrol noktaları inşa edeceklerini söyledi.

Şengen bölgesi ile ilgili de belirsizlikler söz konusu. Ne İngiltere, ne de İrlanda Şengen'in parçası.

Eğer İskoçya bağımsız olur ve AB üyesi olursa, Şengen bölgesinin güvenliğini korumak için İngiltere ile ona göre bir sınır rejimi belirlemek zorunda kalabilir.

Avrupa Birliği

Taraflar bağımsız bir İskoçya'nın şu anki pozisyonu ile mi AB üyeliği müzakeresi yürüteceğini, yoksa yeni baştan mı sürece başlaması gerektiği konusunda da aynı fikirde değil.

İskoçya hükümeti, şu anki pozisyonu ile İskoçya'nın AB üyeliği müzakereleri yürütebileceğini söylerken, bağımsızlık karşıtı grup yeni bir devlet olarak İskoçya'nın AB üyeliğinden çıkıp yeniden başvurması gerektiği görüşünde. Bu ise yıllar sürebilir.

İskoçya'nın AB üyeliği Birleşik Krallık için de önemli. Çünkü üye olup olmaması ticaret ve insan hakları gibi oldukça önemli alanlardaki ilişkileri belirleyici oluyor.

Trident füzeleri

Şu anda Vanguard denizaltılarında taşınan Trident füzelerinden oluşan Birleşik Krallığın nükleer silah sistemi ise bir başka tartışmalı alan. Sistem 1960'lardan bu yana İskoçya'nın batı sahilindeki HM deniz üssünde duruyor.

İngiltere hükümeti İskoçya bağımsızlığını ilan ederse nükleer sistemin yerinden kaldırılmayacağını söylerken, İskoçya hükümeti ise Trident'in 2020 yılı itibarıyle kaldırılacağını ve yazılı bir anayasa ile İskoçya toprağında nükleer silah bulundurulmayacağının garanti altına alınacağını söylüyor.