Kabine analizi: Dengeli 'seçim hükümeti'

Telif hakkı Reuters

Türkiye Cumhuriyeti'nin 62. Hükümetini kuran Başbakan Ahmet Davutoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) içinde dengeleri riske etmemek ve 2015 seçimleri öncesinde zaafiyet yaratmamak adına "dengeli bir seçim kabinesi" kurdu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın kabinesinden sadece 3 ismin dışarda kaldığı 62. hükümete 4 yeni isimle takviye yapan Davutoğlu, böylece hem Erdoğan hükümetinin gündemini devam ettireceği hem de tüm odağının gelecek parlamento seçimleri olduğunu göstermiş oldu.

Davutoğlu'nun kabinesinde göze çarpan en önemli değişiklik, başbakan yardımcılıklarında.

Beklentilerin tersine Bülent Arınç'ı başbakan yardımcısı olarak tutarak, "eskiler-yeniler" kavgasının daha da büyümesine engel olmak istediğini gösteren Davutoğlu, bu tartışmanın diğer sembol ismi Yalçın Akdoğan'ı da başbakan yardımcısı yaparak dengeyi koruyacağını taraflara iletmiş oldu.

Yalçın Akdoğan'ın kabinedeki rolünün "çok amaçlı ve fonksiyonlu" olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Akdoğan, Beşir Atalay'ın yürüttüğü çözüm süreci dosyasını üstlenirken, bir yandan da Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında koordinasyonu da sağlayacak bir isim olarak değerlendiriliyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi'ne 2012'de katılan Numan Kurtulmuş da başbakan yardımcısı olarak kabineye girdi.

Davutoğlu'nun kabinesindeki 4 yeni isim

  • Yalçın Akdoğan Başbakan Yardımcısı

  • Numan Kurtulmuş Başbakan Yardımcısı

  • Volkan Bozkır Avrupa Birliği Bakanı

  • Nurettin Canikli Gümrük ve Ticaret Bakanı

AFP

2013 sonunda yapılan değişiklikle kabineye giren Emrullah İşler'in yerini dolduracak olan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile birlikte dışardan atanan ikinci bakan olarak görev yapacak.

Kurtulmuş, Babacan da kabinede kaldığı için asıl uzmanlık alanı olan ekonomi koordinasyondan sorumlu olamayacak.

Davutoğlu'nun risk almak istemediği bir başka alan da ekonomi oldu. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in küresel piyasalar nezdindeki güvenilirliğinden yararlanmak isteyen Başbakan Davutoğlu, seçimler öncesinde bir ekonomik belirsizlik ya da yalpalanma algısı istemediğini de göstermiş oldu.

Telif hakkı AFP

Dışişleri'ne Çavuşoğlu, AB'ye Bozkır

Davutoğlu'nun Başbakanlığa getirilmesi, Dışişleri Bakanlığı ve AB Bakanlığı'nda zorunlu değişikliklere neden oldu. AB Bakanı olarak görev yapan Çavuşoğlu diplomasinin başına geçerken, TBMM Dışişleri Komisyon Başkanı Volkan Bozkır da AB Bakanlığı'na getirildi.

Her ikisi de yörük olan Davutoğlu ve Çavuşoğlu'nun son dönemde yakın çalıştıkları biliniyordu.

Ama Çavuşoğlu'na bu makamı açan asıl gelişmenin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın elindeki hassas dosyalar nedeniyle bu göreve getirilmesine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşı çıkması olduğu Ankara'da konuşulanlar arasında. Fidan'ın 2015 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili olarak Meclis'e girmesi ise giderek daha büyük olasılık kazanıyor.

Dışişleri Bakanlığı'nda uzun yıllar diplomat olarak çalışan ve özellikle son dönemlerde AB konusunda uzmanlaşmış olan Volkan Bozkır'ın AB Bakanlığı'na getirilmiş olması sürpriz sayılmamalı. AB Genel Sekreterliği'nin yanısıra Türkiye'nin AB nezdindeki daimi temsilcisi olarak uzun yıllar görev yapan Bozkır'ın tercih edilmesi müzakere sürecinin yavaşladığı bir süreçte Brüksel'e verilmiş olumlu bir mesaj olarak algılanıyor.

Telif hakkı n

'Paralel yapı' ile mücadele

Kabinenin kilit iki bakanlığı olan İçişleri ve Adalet bakanlıklarında da değişiklik yapılmaması dikkat çekti. Efkan Ala ve Bekir Bozdağ, başta 12 Ekim'de yapılacak HSYK seçimleri olmak üzere Erdoğan'ın ''paralel yapı'' olarak nitelediği Gülen hareketiyle mücadele sürecinin önemli aktörleri olmayı sürdürecekler gibi görünüyor.

Kabineden ayrılan 3 isim

Bir önceki hükümetten sadece 3 isim Davutoğlu'nun kabinesinde yer alamadı.

Bunlar, başbakan yardımcıları Beşir Atalay ve Emrullah İşler ile Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı. Atalay'ın kabineden uzaklaşmasında AKP Genel Başkanlığı için açıktan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü tercih etmesi, İşler'in ise genel performansı gerekçe gösteriliyor.

Erdoğan'ın uzun yıllar avukatlığını yapan Yazıcı'nın ise ''paralel yapı ile mücadele'' konusundaki etkisizliğinden kaynaklanan nedenlerle kabine dışı kaldığı kaydediliyor.

Yazıcı'nın yerine atanan Nurettin Canikli ise uzun yıllar etkin çalışmasına karşın Erdoğan hükümetlerinde yer bulamamıştı. Davutoğlu tarafından kabineye alınması bir jest olarak değerlendiriliyor.

İlgili haberler