Hollanda'da çiftçiler tedirgin, tüketiciler mutlu

Telif hakkı De Telegraaf

Hollanda'daki televizyon kanallarında yayınlanan sebze ve meyve ağırlıklı yayınları izlerken, Türkiye'deki "mercimekli" yılları anımsadım.

Yaşı yetenler hatırlayacaktır. 1980'lerde her akşam tek kanallı televizyonda mercimek tüketimini teşvik eden yayınlar yapılırdı.

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) destekleme yoluyla aldığı mercimek stokunu eritememesi nedeniyle yoğun bir kampanya başlatılmıştı.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Baysal her akşam, mercimeğin yararlarını anlatırdı.

Hatta, konu televizyon tanıtımı aşamasını geçmiş, Baysal'ın önerileri ışığında TMO'nun Ankara-Kızılay'da Kumrular Sokak'taki binasının girişinde "fast-food mercimek büfesi" açılmıştı.

Mercimek çorbası, mercimek köftesi ve daha birçok yiyecek ucuz fiyatlarla tüketiciye sunulmuştu. Özellikle kış günleri öğrencilerin vazgeçilmez adreslerinden biri olmuştu bu büfe.

Şimdi benzer bir durum Hollanda'da yaşanıyor. Yemek programlarında sebze tariflerinden geçilmiyor. İtalyan Minestrone çorbasından Çin usulü domates çorbasına tüm öneriler sebze ağırlıklı.

600 milyon euroluk ürün elde kaldı

Rusya'nın Ukrayna'daki faaliyetleri ve Kırım'ı işgaline tepki gösteren Avrupa Birliği (AB) ve ABD'ye karşı aldığı boykot kararı Hollandalı çiftçileri zor durumda bıraktı.

Başta, domates, biber, havuç, salatalık lahana, mantar, elma, kiwi, armut süt ve süt ürünleri olmak üzere onlarca kalem gıda maddesi elde kaldı.

Hollanda Merkezi İstatistik Bürosu 2013 yılı verilerine göre, elde kalan ürünlerin piyasa değeri yaklaşık 600 milyon euro.

İç pazarda ürün bollaşınca fiyatlar da soğal olarak düştü. Domatesin kilosu süper marketlerde 1,5 eurodan 30 cente kadar geriledi. Diğer gıda ürünleri de aynı durumda.

Bu nedenle her fırsatta halka bol bol sebze tüketmeleri tavsiye ediliyor. Henüz Ayşe Baysal gibi bir uzman bulunamasa da yemek programlarında, haber kanallarında sürekli sebze ve sağlıklı beslenme vurgusu yapılıyor.

"Her gün domates çorbası içilecek"

Halk da sosyal medya aracılığıyla bu konudaki deneyimlerini birbiriyle paylaşıyor, önerilerde bulunuyor. Hollanda Televizyonu'nun internet sayfasındaki okuyucu yorumları çoğunlukla bu konu üzerine.

Bir ev kadını, "Hafta boyunca her gün domates çorbası içilecek. Taze, ucuz ve doyurucu" diye yazmış. Bir başkası, epey yaratıcı:

"Bolca domates aldım. Taze domates çorbası yaptım. Kalanını salça ve pizza sosu yaptım. Biberlerin bir kısmını doldurdum. Birkısmını da çorba yapıp derin dondurucuya attım. Salatıklardan da turşu kurdum."

Ancak bütün bunlar, ihraç fazlası ürünlerin eritilmesi için yeterli değil. Bu nedenle, ücretsiz olarak yoksulların gıda gereksinimini karşılayan ve kriz sonrası iş yükü daha da artan "gıda bankaları" devreye girdi.

Rusya'dan dönen sebze, meyve ve süt ürünlerinin gıda bankaları tarafından alınması kararlaştırıldı. İlk aşamada 4 ton domates Arnhem Gıda Bankası'na teslim edildi.

Artan ürünler pazardan çekilecek

Arnhem'de oturan 4 bin 600 yoksul aile, haftalık yiyecek paketlerinde bolca taze domates buldu.

Hollanda Ekonomi Bakanlığı, Rusya'nın boykot kararı nedeniyle artan ürünleri, gıda bankaları için pazardan çekecek. Gıda bankalarına ürün veren çiftçilere daha fazla ödeme yapacak.

Ekonomi Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Hollanda'daki gıda bankaları haftalık 300 bin kilo gıda ürünü dağıtıyor. Bu rakam, çiftçilere önemli bir katkı demek.

AB de Rus boykotundan etkilenen Avrupalı çiftçilerin zararının karşılanması için 125 milyon euroluk bir kaynak ayırdı. Çiftçiler, ürettikleri sebze ve meyveler için AB'den telafi ödemesi alabilecek. Çiftçilerin ürün seçme va dğıtma giderleri Brüksel tarafından karşılanacak.

Hollandalı 45 firma, Rıs boykotu nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle yardım başvurusunda bulundu.

Süt ve et üreticilerinin zararının nasıl karşılanacağı konusunda ise çalışmalar sürüyor. AB, et ve süt üretimi konusunda oluşturulan acil fona her hıl 400 milyon euro kaynak aktarıyor.

Boykot nedeniyle tarım sektörünün yaşadığı sıkıntının aksine tüketici mutlu. Herşey bol ve ucuz. Onları şu sıralar en fazla zorlayan şey herhalde domates çorbasını Çin usulü mü, İtalyan usulü mü yoksa geleneksel tariflere göre mi yapacaklarına karar verememek olsa gerek...