4 Eylül İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

IŞİD'in (Irak Şam İslam Devleti) eylemleri ve Batı'nın IŞİD'e karşı olası önlemleri İngiliz gazetelerinde bugün de en fazla öne çıkan konu.

Independent ana sayfa manşetinde ABD Başkanı Barack Obama'nın Irak, Suriye ve Ukrayna krizlerinde aciz kalan bir görüntü verdiğini belirtiyor ve Obama'nın müttefikleriyle uyumlu bir şekilde bütün bu krizlerin üstesinden gelip gelemeyeceğini tartışıyor.

Ana haberde Obama'nın ABD'li gazeteci James Foley IŞİD tarafından öldürüldükten sonra gol oynamaya gitmesi, geçen hafta da IŞİD'in üstesinden gelmek için henüz bir stratejisinin bulunmadığını açıklaması hatırlatılıyor ve Obama'nın bu tavrının ABD'deki destekçileri tarafından dahi eleştirildiği belirtiliyor.

Gazete, bütün dünyanın ABD'den IŞİD'e karşı bir cevap vermesini cevap beklediğini bu yüzden bütün gözlerin Obama liderliği üzerinde olduğunu yazıyor.

Nato zirvesinde IŞİD gündemi

Guardian'ın ana sayfa manşeti başlığı şöyle: 'Başbakan (Cameron) ve Obama IŞİD'i yok etmek için müttefikler arıyor'.

Gazete, İngiltere ve ABD liderlerinin Nato zirvesini, IŞİD'e karşı bir koalisyon kurulması için kullanacaklarını yazıyor.

Gazetenin iç sayfalarında yer alan bir haberde ise ABD ve İngiltere'nin Nato zirvesinde IŞİD'le mücadele adına hayata geçirmeyi tartışacağı seçenekler ele alınmış.

Guardian'a göre bu seçenekler şunlar: IŞİD'in elindeki İngiliz rehinenin kurtarılması operasyonu için özel kuvvetlerin kullanılması, Irak'ta IŞİD'e karşı daha fazla hava saldırısı yapılması, Suriye'de de IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenlenmesi, Kürt ve Irak hükümet güçlerine daha fazla silah yardımı yapılması, Irak ordusunun reforme edilmesine katkıda bulunulması ve Suriye'deki yönetim muhalifi isyancıların IŞİD karşıtı olanlarına silah yardımı yapılması.

Obama ve Cameron Times'a yazdı

Times'ta Barack Obama ve David Cameron'ın ortaklaşa kaleme aldıkları bir makale var.

Liderler yazıda, 'ülkelerinin barbar katiller tarafından yıldırılamayacağını' belirtmiş.

Yazıda Obama ve Cameron'ın iki ana konusu IŞİD ve Rusya.

Liderler IŞİD'in eylemleri ve Rusya'nın Ukrayna'daki tutumuna karşı Nato üyesi ülkelere aralarındaki ittifakı güçlendirme çağrısı yapıyor.

IŞİD konusunda liderler, Nato'nun sadece üyelerinden birinin ihtiyacı durumunda yardıma gelen bir ittifak olmadığını aynı zamanda ulusal çıkarlara da dayalı bir yapı olduğunu belirtmiş.

Gerek bölgesel olarak yaşananlar gerekse yabancı savaşçıların Suriye ve Irak'tan dönmelerinin hem ABD ve İngiltere hem de tüm dünya için bir tehdit olduğu belirtilmiş.

Liderler IŞİD'den 'barbar katiller' diye bahsediyor.

Nato sınırları dışında yaşanan gelişmelerle ilgili kendileriyle aynı değerleri taşıyan, barışçıl ve hoşgörülü bir dünya isteyenlerle ortalıklar kurulması gerektiğini belirten liderler, bunun IŞİD'e karşı savaşan ortaklarını desteklemeyi de kapsadığını, Kürt ve Irak güçlerine yardımın da bunun parçası olduğunu söylüyor.

Yazının Rusya'yla ilgili bölümündeyse Ukrayna'nın kendi demokratik geleceğini belirleme hakkının savunulması gerektiği belirtiliyor.

Liderler acil mücadele gücü kurulmasının önemine de vurgu yapmış.

Daily Telegraph'ın ana sayfa manşetinde ise bu ay gerçekleştirilecek İskoçya referandumu var.

Gazete, referandumda evet sonucu çıkması durumunda Sterlin'in değerinin sert bir düşüş yaşayabileceğini yazıyor.

'Türkiye IŞİD'e karşı sınır kontrollerini sıkılaştırıyor'

Financial Times, Türkiye'nin IŞİD'e akan maddi desteği ve militanların geçişini önlemek adına Suriye sınırındaki kontrolü sıkılaştırdığını yazıyor.

Gazete, Türkiye'nin müttefikleri tarafından IŞİD'e karşı tedbirlerini artırması yönünde yeni baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Daniel Dombey imzasıyla Reyhanlı mahreciyle yazılan haberde Türkiye'nin attığı adımların sınırda mal kaçakçılığı ve cihatçı militanların geçişini görünür biçimde azalttığı aktarılıyor.

Gazete, ABD Başkanı Barack Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron'ın bugün başlayacak Nato zirvesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la IŞİD konusunu tartışmalarının da beklendiğini, ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel'ınsa toplantı ardından görüşmeler yapmak üzere Türkiye'ye gideceği belirtiyor.

Dombey, Reyhanlı'daki bir otelde Suriyeli silahlı muhalif gruplardan Liva el-Hak'ın Hani adlı bir militanıyla da görüşmüş.

Hani, 'artık daha az sayıda savaşçının Türkiye sınırından geçebildiğini' söylemiş: "Önceden bir odada bizden 10 kişi vardı. Şimdi sadece dört kişi var."

Ancak Hani, IŞİD militanlarının hâlâ Reyhanlı üzerinden geçiş yapabildiğinde ısrar etmiş: "İki ya da üç günlüğüne kasabaya geliyorlar. Uzun kalmıyorlar. Reyhanlı'da şu anda daha az sayıda savaşçı var."

'Türkiye'nin daha fazla istihbarat desteğine ihtiyacı var'

Haberde Türkiye'nin IŞİD'e karşı tedbirlerini artırırken müttefiklerinden daha işbirliğine ihtiyacı olması nedeniyle şikayetçi olduğu yazıyor.

Reyhanlı sınırı kapısında uzun kuyruklar halinde bekleyen kamyonların sürücülerinin, yeni tedbirler kapsamında depolarını daha ucuz Suriye mazotuyla doldurmalarının engellemesine tepki gösterdiklerini yazıyor Financial Times.

Bir kamyon sürücüsü şöyle konuşmuş: "Para IŞİD'e gidiyor diye mazot kaçakçılığını yaklaşık iki ay önce durdurdular."

Gazeteye konuşan, ismi belirtilmemiş bir yetkili, "Sakallı bütün adamlar IŞİD veya El Kaide'den değiller" demiş ve savaşanlar arasında uluslararası destekli kişileri belirlemenin zor olduğunu söylemiş. Yetkilinin IŞİD'in daha önce Hatay'daki evlerde bulunduğunu kabullendiğini yazıyor gazete.

"Yetkili, IŞİD'in daha önceden, Reyhanlı'nın bulunduğu Hatay'daki güvenli evlerde faaliyet göstermiş olduğunu kabul ediyor ve özellikle de savaşçıların geldiği Batı Avrupa ve Kuzey Afrika ülkelerinden çok daha fazla istihbaratın verilmesinin şart olduğunu söylüyor: 'Bu ayrıca sadece devriye gezme veya dikenli tel örgüyle ilgili de değil. Doğru istihbarata sahip olmaya ve bu adamları zamanında yakalamaya ihtiyacınız var. Bu, hiçbir zaman yüzde 100 korunan bir sınır olmadı."

Gazeteye konuşan ve ismi belirtilmeyen bir uluslararası diplomatsa 'Türkiye'nin, IŞİD'e karşı çalıştığını daha fazla göstermesi için baskı altında olduğunu' söyledikten sonra eklemiş: "Ancak Türkiye 49 rehine ve başka bir misilleme tehlikesi nedeniyle çelişki yaşıyor."

İlgili haberler