'NATO'nun müdahalesi din savaşı algısı yaratabilir'

Telif hakkı AP

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD), Kobani'ye yönelik saldırılarına ve Türkiye'nin bu konudaki tutumuna yönelik eylemler yoğunlaşarak devam ederken Ankara, çok önemli iki konuğu ağırladı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve ABD Başkanı Barack Obama’nın anti-IŞİD özel temsilcisi emekli General John Allen, Türkiye’ye geldi.

Türkiye hükümeti, gerek Stoltenberg gerekse Allen’la yapılan görüşmelerde koalisyona aktif katılım için öne sürdüğü üç temel koşulda ısrar etti.

Stoltenberg’in ziyareti sırasında Türkiye NATO’dan ne gibi taleplerde bulundu ve toplantılarda neler konuşuldu? Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Fatih Ceylan, Stoltenberg’in ziyaretini, BBC Türkçe’ye değerlendirdi.

Ceylan, “Gayet iyi geçti aslında. Yeni Genel Sekreter göreve başlayalı bir hafta oldu. İkinci seyahatini Türkiye’ye yapmaya karar vermiş olması hem kendi adına hem de ittifak adına çok isabetli oldu” dedi.

Ceylan, görüşmelerde Ukrayna krizi başta olmak üzere Afganistan’da oluşturulacak Kararlı Destek Misyonu’nun neler yapabileceği ile ağırlıklı olarak “Irak ve Suriye krizinin” konuşulduğunu aktardı.

Aralık 2012’de Türkiye’ye gelebilecek olası bir tehdite karşı sınırlarına patriot füze rampalarının yerleştirildiğini anımsatan Ceylan, “Şimdi de IŞİD’in, Türkiye için arz ettiği tehdit ve bunun olası gelişme yönü nasıl olabilir, bunlar ele alındı” dedi.

‘Bu bir din savaşı değil’

Telif hakkı n

Türkiye’nin, koalisyonun gerçekleştirdiği hava harekatını şiddetlendirerek artırmasından yana olduğunu ifade eden Ceylan, bunun yeterli olmadığının, güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge oluşturularak Suriye içinde kara harekatıyla da desteklenmesi gerektiğinin savunulduğunu söyledi.

Ceylan, “Örnekleri geçmişte de görüldü. Hava harekatı yetmiyor. Koalisyonda yer alan ülkelerin sayısının 60’a çıkması güzel bir şey. Bunu sürükleyecek birtakım ülkeler var. Türkiye de kilit bir rol oynayabilir bu süreçte. Ama Türkiye, bunu tek başına yapamaz. Türkiye’nin bunu yapması başka türlü sorunları beraberinde getirir” diye konuştu.

İstişarelerde güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge konularının da gündeme geldiğini aktaran Ceylan, “Ama NATO’nun böyle bir rol oynayıp oynamayacağı, NATO’nun bu konuda bir sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği NATO’da yapılacak istişarelerle belirlenir” ifadesini kullandı.

Ceylan ortaya çıkabilecek “sorunları” ise “NATO’nun bu şekilde çok doğrudan müdahil olması halinde bunun bölgede farklı algılanması riski de var. Burada Hıristiyan dünya ile Müslüman dünya karşı karşıya gelmiyor. Burada bir terör var ve bu terörün def edilmesi gerekiyor. Bunun Hıristiyan’ı, Müslüman’ı diye bir şey olmaz. Bunun bir din savaşı olmadığının bilinmesi, bunu istismar edecek çevrelere ve IŞİD gibi teröristlere imkan tanımamak lazım” diye açıkladı.

‘Müsebbibi biz olamayız’

IŞİD saldırıları nedeniyle Irak ve Suriye’nin mevcut şartlarda tek bölge haline geldiğini savunan Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Fatih Ceylan, her iki tarafta da “bu belayı ortadan kaldıracak” yerel güçlerin yer alacağı bir çaba gerektiğini söyledi. Ceylan bunun, bölge ve koalisyon tarafından da destekleneceğini ifade etti.

IŞİD’e karşı çabaların birleştirilmesi ve bir “sinerji” oluşturulması gerektiğini savunan Ceylan, Türkiye'nin tek başına IŞİD'e karşı harekete geçmeyeceğini söyledi. “Tek taraflı operasyonlar ülkelerin başını belaya sokuyor. Bizim böyle bir niyetimiz yok. Yani biz, tek başımıza girip orada ortalığı başka türlü problemlere sahne olmasının müsebbibi olamayız. Burada bölge ülkelerine de, koalisyona da rol düşüyor. Yani uluslararası topluma da rol düşüyor. Dolayısıyla buruda çabaların birleştirilmesi ve süratle yapılması lazım” diye konuştu.

4. madde ve Rusya’nın tutumu

NATO'nun 4. maddesi çerçevesinde bir üye ülke ulusal güvenliği, sınır bütünlüğü ya da bağımsızlığı tehlike altına girmesi halinde istişareler için diğer üye ülkeleri toplantıya çağırabiliyor. Türkiye daha önce Şubat 2003'te Irak İşgali'ne gidilen süreçte 4. maddenin işletilmesini talep etmişti. Ancak NATO üyesi ülkeler Türkiye'ye herhangi bir koruma sağlanamayacağını söylemişti. 4. madde aynı zamanda NATO kurucu anlaşmasının 5. maddesi için bir ön şart olarak da görülüyor.

Peki, “Türkiye, NATO’nun 4. maddesi üzerinden görüşme açılmasını isteyecek mi?”

Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Fatih Ceylan, Temmuz ayından bu yana NATO’da, Suriye ve Irak konusunda düzenli olarak istişareler yapıldığını aktardı.

Ceylan, “Bir yerde adı konmasa bile fiilen bu şekilde 4. madde işlemiş oluyor ve bunların ele alınmasını da biz arzu ettik. Son zamanlarda bu görüşmelerin sayısı daha da arttı. Dolayısıyla NATO’da da bir farkındalık var” dedi.

Türkiye’nin özellikle Birleşmiş Milletler’de (BM) Suriye’deki Beşar Esad rejimine karşı da bir girişimde bulunması isteğine karşı özellikle Rusya ve Çin’in tutumu biliniyor.

“Türkiye, BM’de, bu iki devleti, Esad’a karşı bir operasyona ikna edebilecek mi?” şeklindeki soruya Ceylan, Rusya’nın tabii Ukrayna’da yaptıklarını bakıyoruz, Rusya’nın Suriye konusunda söylemiyle Ukrayna konusundaki söylemi arasında çok büyük çelişki var. Aslında IŞİD’in yaptığı terörün bu şekilde kök salmaya çalışması Rusya’nın da işine gelmemesi lazım. Dolayısıyla pek fazla söyleyecek bir şeyi yoktur herhalde” diyerek yanıt verdi.

Ukrayna’da insanlar “ellerine silah alıp orada Rusya’ya saldırmadılar veyahut Rusya’nın toprak bütünlüğünü ihlal etmediler” diyen Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rusya, teröre karşı her zaman Batılı partnerleriyle işbirliği yaptı. ‘Afganistan’da da gelin yapalım’ diyor. ‘Teröre karşı küresel mücadelenin içindeyiz’ diyorsun, bu Suriye’de ve Irak’ta ortaya çıktı diye ‘yok orası Suriye, oradaki terörle mücadele edilmez’ mi diyecek?”

İlgili haberler