Kobani dışişleri yetkilisi: ABD yardımı yetersiz

Telif hakkı AFP Getty

Kobani kantonunun dışişleri yetkilisi İdris Nassan, ABD’nin havadan silah yardımının yetersiz olduğunu, tanksavar ve zırhlı araçlara ihtiyaçları olduklarını söyledi.

BBC Türkçe muhabiri Çağıl Kasapoğlu’nun sorularını yanıtlayan Nassan, dün öğleden sonraki çatışmalarda YPG’nin, Kobani’nin doğu ve güneydoğusunda konuşlanan IŞİD’in ilerleyişine engel olduklarını, bunda da en çok coğrafi yapıyı iyi tanımalarının etkili olduğunu belirtti.

IŞİD’in ‘her gün yeni silahlar ve mühimmat elde ettiğini’ belirten Nassan, “Fakat YPG’nin direnişi özellikle sokaklarda çok güçlü. IŞİD, Kobani’nin dışında ağır silahlar kullanıyor ama Kobani içinde tank kullanmaları imkânsız” dedi.

“Kobani’de sivil kaldı mı?” sorusuna Nassan, “Evet, tabii ki, Kobani’nin içinde binlerce sivil var. Bazıları Kobani’den ayrılmayı reddediyor. Son dakikasına kadar orada olmak istiyorlar. Bazılarının da Türkiye’de yaşayabilecek durumları yok. Türkiye çok pahalı” yanıtını verdi.

Ankara’nın peşmergenin Türkiye’den Kobani’ye geçmesine onay vermesini ‘olumlu bir adım’ olarak gördüklerini ifade eden Nassan, “peşmergenin varlığının Rojava’nın demokratik özerklik yönetimine bir tehdit olacağına” dair yorumlar için ise “Peşmerge veya başkası, dışarıdan gelen her türlü yabancı gücün gelişi, Kobani’de demokratik özerklik yönetimiyle iş birliği halinde olacak” dedi.

Nassan, peşmergenin ne zaman ve nasıl geçeceğine ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını ifade etti ve “Bu sadece Türkiye’nin bir açıklaması. Bizi bilgilendirdikleri zaman biz de bunu paylaşırız” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün yaptığı açıklamada, "Peşmergenin Kobani’ye geçmesi için yardımcı oluyoruz" demişti.

İntihar eylemleri

Kobani'de Kürt kuvvetlerinin Pazartesi akşamı IŞİD militanlarının yoğun saldırısına maruz kaldığı bildiriliyor.

Londra merkezli, Esad muhalifi Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, IŞİD'in intihar eylemleri dahil olmak üzere Kobani'deki Kürt güçlerine karşı giriştiği son saldırıların kentin Türkiye ile arasındaki bağlantısını kopartmayı amaçladığını düşünüyor.

AFP'nin aktardığına göre Londra merkezli örgüt, Iraklı Kürt peşmergelerin Türkiye üzerinden Kobani'nin savunmasına sevk edilebileceğinin açıklanmasından sonra IŞİD'in saldırılarını bu yönde yoğunlaştırmış olabileceği kanısında.

Türkiye'nin dün Kobani'nin savunması için Iraklı Kürt savaşçılara topraklarından geçiş izni verdiğini açıklaması Washington'da memnuniyetle karşılandı.

ABD yönetimi Türkiye'nin bu açıklamasından önce Kobani'deki Kürt kuvvetlerine havadan silah ve mühimmat atarak yardımda bulunmuştu.

PKK-YPG farklılığı

Suriye'deki Kürt örgütü PYD ile onun silahlı kolu YPG'yi PKK ile aynı gördüklerini söyleyen Türk yetkililer yakın zamana değin silah yardımına ve askeri desteğe karşı çıkıyor, Kobani'de birbiriyle çarpışan iki terör örgütünün söz konusu olduğunu belirtiyorlardı.

Ancak ABD Dışişleri Sözcüsü Marie Harf, Washington'da düzenlediği günlük basın toplantısında, Amerikan yönetiminin PYD ve PKK arasında ayrım yaptığının altını çizdi.

PKK Washington'un terör listesinde yer alan bir örgüt. Ancak Marie Harf, PYD'nin Amerikan yasaları uyarınca farklı konumda olduğunu vurguladı.

Telif hakkı Reuters

Amerikan dışişleri sözcüsü, Kobani'ye yaptıkları havadan yardım konusunda Türkiye hükümetinin onayını istemediklerine de işaret etti. Sözcü Harf, Dışişleri Bakanı John Kerry ve Başkan Barack Obama'nın Türk liderlerle görüşmelerinde Kobani'ye ilettikleri askeri yardımı neden önemli gördüklerini anlattıklarını kaydetti.

Marie Harf, Kobani'deki Kürt kuvvetlerinin IŞİD'i geri püskürtmesine yardımcı olmak için ABD'nin desteğinin süreceğini de belirtti.

İmralı'ya heyet

Bu arada Türkiye'de ise HDP'den bir heyet Abdullah Öcalan'la görüşmek üzere İmralı'ya hareket etti.

Yapılan basın açıklamasında, Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyetin İmralı Adası'na gittiği bildirildi.

AKP grup toplantısındaki konuşmasında barış sürecine değinen Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kobani bahane edilerek yapılan şiddet ve vandalizmden sonra çözüm süreci ile ilgili kararlılığımızı bir kez daha teyit etmek istiyorum." diye konuştu.

Çözüm sürecinin "milli, yerli ve özgün bir proje" olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, "provokasyonlara boyun eğmeyeceğiz" dedi.

Davutoğlu, iç güvenlik reformuyla şiddete dönüşen her eylemin suç sayılacağını, silahla protesto gösterisine katılanlara cezaların 2,5 yıldan 4 yıla kadar artırılacağını ve polise 24 saat gözaltı yetkisi verileceğini de belirtti.