Arjantin: Bandoneonun tangoyla dirilişi

Telif hakkı AP

Arjantin tangoyu dünyaya hediye eden ülke. Ama tango, anavatanında sesini, yani müziğini kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Aslında Arjantinlilerin tangoya olan düşkünlüğünde bir değişiklik yok. Aksine, tango 1940 ve 50'li yıllardaki altın çağından bu yana ülkede en popüler dönemini yaşıyor.

Asıl endişe, tangonun müziği için vazgeçilmez sayılan bir enstrüman olan bandoneonun sayısının gittikçe azalması.

Oysa bandoneon tango dansı ve müziği için anahtar önemde.

Bu dansın ruhunun en önemli unsurlarından biri olmasına rağmen, bandoneon aslında Arjantin'de hiç üretilmedi. Enstrüman, Alman kökenli ve 19. yüzyılda Avrupalı göçmenler tarafından Arjantin’e götürüldü.

Almanya'da bandoneonun üretimi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ülkedeki talep azlığından dolayı durdurulduğunda ise, bu enstrüman hızla Arjantinli koleksiyoncuların gözdelerinden biri haline geldi.

Sonuç olarak, Arjantin'de az sayıda antika bandoneon satışa sunulurken, 40 bin Peso'dan (yaklaşık 10 bin 500 TL ya da 4 bin 700 dolar) fazla fiyat biçilen enstürmanlar, birçok Arjantinli için çok pahalıydı.

El yakan fiyatlara rağmen Arjantinliler, bandoneonun ülkelerindeki kaderini değiştirmek için çabalıyor.

Yeni bir proje sayesinde tarihinde ilk defa, Arjantin yapımı bandoneonlar, makul fiyatlara üretilebilecek.

Buenos Aires'te bulunan Ulusal Lanus Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü'nden akademisyenler ve öğrencilerden oluşan bir ekip, özel bir bandoneon yapımı üzerinde çalışıyor.

Bu yıl bitmeden deneme üretimlerine başlamayı amaçlayan ekip, projeyi ufak çaplı bir ticari işletme olarak başlatıp, eski modelleri temel alan bir bandoneonu üretip üçte biri ya da yarı fiyatına satmayı amaçlıyor.

Proje üstünde iki yıldan fazladır çalışılıyor.

Tipik bir bandoneonun 2. 300'den fazla parçası olduğunu düşünürsek, bu sürenin uzun olması çok şaşırtıcı değil.

14 kişiden oluşan proje ekibi, üretim ve tasarım için en meşhur modeli, Alfred Arnold adlı Alman bir zanaatkârın miras bıraktığı bir bandoneonu inceledi.

Sonrasında ekip, imalat sürecini basitleştirmeye ve endüstriyelleştirmeye çalıştı.

Projenin araştırma ve geliştirme sorumlularından Andres Ruscitti, imalat öykülerini anlatırken "Düşüncemiz orijinal enstrümanın verdiği sese olabildiğince saygı duymaktı" dedi.

Bu yaklaşımın hayli zaman aldığını ve pratik olmadığını göz önüne alan ekip, bunun yerine yeni bir bandoneon geliştirmeye karar verdi.

Bu yeni bandoneonun ahşap ve mukavva kısımları eskileriyle aynı; fakat ekip bunların yanında enstrümana yeni plastik parçalar da ekledi.

Pichuco: 'Ağla bebek'

Ekip, bandoneonlarına İngilizce‘de "ağla bebek" anlamına gelen 'Pichuco' adını verdi.

Pichuco aynı zamanda Arjantin'in en ünlü bandoneon üstatlarından Anibol Troilo'nun lakabı.

Pichuco prototipleri birçok akordeoncu tarafından test edildi.

Bu yıl yapılacak test üretimlerinden sonra, asıl üretimin gelecek yıl başlaması amaçlanıyor.

Fakat proje liderleri her bir bandoneonun ne kadar sürede üretilebileceğini ve kaç adet yapabileceklerini henüz bilmiyor. Çünkü daha yapacak çok işleri var.

Proje ekibinden 46 yaşındaki Ruscitti'ye göre, bu küçük girişim üniversite duvarlarını aştığında, ürünün montajı ve akort edilmesiyle de ilgilenmeye başlayacak.

Bu arada, diğer Arjantinli firmalar ürün için parça temin edecek.

Ruscitti ve ekibi bu yeni bandoneonların ilk olarak Arjantin'de başarı yakalayacağı ve sonrasında giderek başka ülkelere yayılacağı görüşünde.

Bu gelişmelerin yanında, yeni Alman yapımı bandoneonlar 1990'lardan beri tekrar satışta.

Fakat bu bandoneonlar 6 bin Dolar değerinde. Bu, ikinci el modellerden bile daha yüksek bir fiyat.

Dolayısıyla, Pichuco’nun avantajlı konumda olacağına güveniliyor.

'Tangoyla iflastan kurtuluş'

Arjantin'de tangonun gittikçe artan şöhreti yalnızca benzer üniversite projelerinin önünü açmakla kalmıyor; küçük ve orta ölçekli girişimlere de yardımcı oluyor.

Üçüncü kuşak kunduracı Cesar Crocitta da tangoyla kurtulanlardan.

67 yaşındaki Crocitta 90’yılların ortalarına kadar bir aile şirketini büyütmüş.

Darcos Ayakkabıları adıyla, sadece Arjantin’in başkenti Buenos Aires'te değil, New York'ta da mağazalar açıp, farklı tarzlarda ayakkabılar satmış.

Ardından, 1998'de Arjantin’i sarsan ekonomik kriz gelmiş.

Aynı zamanda Çin'den yapılan ayakkabı ithalatında müthiş bir artış olmuş.

Crocitta kriz yıllarını anlatırken, "İflas ettim. O günlerde bir daha imalat yapmayacağıma yemin ettim" diyor.

Buna rağmen, Crocitta üstündeki kara bulutlarla dolaşırken, yolda dans eden tangoculara rastlamış.

Yeni işinin ilhamını burada bulduğunu söyleyen Crocitta, el yapımı kadın ve erkek tango ayakkabıları üretmeye başlamış.

Hollanda'daki bir şirket, ayakkabılardan o kadar etkilenmiş ki, sipariş vermeye başlamış.

Çok kısa zamanda Darco Shoes, sadece tango ayakkabıları yapmak üzere küllerinden yeniden doğmuş.

Günümüzde Darco Shoes 40'tan fazla ülkeye günde 200'den fazla el yapımı tango ayakkabısı satıyor.

Bir çift ayakkabı 95 ila 190 Dolar arasında alıcı buluyor.

Crucitta, " Ben doğrudan müşteriye satış yapıyorum, dükkânlara değil. Dünyanın her tarafında müşterilerim var" diyor ve " Ulusal sınırlar sadece insanların zihninde var olan şeyler" diye ekliyor.

Rakip tango ayakkabıcıları Avrupa ve Asya'da satışlarına devam etse de, Crucitta'ya göre onun ayakkabılarının bu kadar meşhur olmasının temel sebebi ürünlerinin kalitesi.

Bir de tango cenneti Arjantin'de yapılıyor olmaları.