Fildişi Sahili'nde eski cep telefonu sorunu

Telif hakkı v

Adou Felicien cep telefonu tamiri dükkânındaki ızgaralı pencereden müşterisiyle pazarlık yapıyor.

Fildişi Sahili'nin ticari başkenti Abidjan'ın Treichville bölgesinde, derme çatma ahşam bir kulübe olan dükkânında çok fazla yer yok.

Dükkânın yeri ve duvarları eski cep telefonu parçaları, elektrik devreleri ve kablolarla dolu. Felicien kentteki yüzlerce cep telefonu tamircisinden biri. Küçük bir ücrete neredeyse her şeyi tamir edebiliyor.

Ama cep telefonları ucuzladıkça ve pazara yeni modelle sürüldükçe pekçok kişi telefonlarını tamir ettirmek yerine, Abidjan'da karaborsada 8 Dolar gibi fiyatlara alınabilen yeni akıllı telefonları almayı tercih ediyor.

Peki, artık kullanılmayan eski telefonlara ne oluyor?

Felicien "Çöpe atıyoruz" diyor.

Bunun gibi yüzlerce cep telefonu tamiri dükkanına karşın Fildişi Sahili'nde binlerce cep telefonu ve parçası atılıyor.

Bunların pekçoğu şehrin merkezindeki Ebrie Lagün'ünde toplanıyor. Telefonlardaki kurşun, civa, arsenik, kadmium ve klorin gibi birçok zehirli madde bulanık suya karışıyor.

Aslında Abidjan'ın çöpünün büyük kısmı burada toplanıyor. Çöpler ya burada çürümeye bırakılıyor ya da denize dökülüyor.

Telif hakkı v

İki durumda da çöp kokusu katlanılamaz düzeyde. Lagün uzaktan sakin ve güzel görünüyor. Fakat biraz yaklaştığınızda suyun yüzeyindeki çöp tabakası, araba lastikleri, plastik torbalar, elektrikli alet parçaları ve birçok tanımlanamayan nesne açıkça görülebiliyor.

Kanalizasyon ve çürüyen gıda maddelerinin bir karışımı olan koku inanılmaz.

Ama Çevre Bakanlığı yetkilisi Georges K. Kouadio'ya göre koku sorunun sadece bir parçası.

Atılan eski cep telefonları ve parçalarına çözüm bulunamazsa bu zehirli atıklar büyük bir sorun haline gelebilir.

Kouadio "Tüm bu atıkların içinde kimyasallar var. Soruna uygun bir çözüm bulamazsak, kamu sağlığı riski oluşabilir" diyor.

Ama halkın eski cep telefonlarının para ettiğini fark etmesiyle, işler değişmeye başladı.

Constant Akim Adou Felicien'in dükkanının önünde sabırla bekliyor. Sonra motosikletini biraz ilerletip başını dükkânın eşiğinden sokuyor.

Akim, sağlık, eğitim ve kalkınma alanlarına odaklanan Mesad adlı bir yardım kuruluşu için çalışıyor.

Akim'in işi kenti dolaşıp, cep telefonu tamircilerden kullanılmayan cep telefonu parçalarını toplamak.

Telif hakkı v

Akim, "Başta şaşırdılar. Atıklara kilo başına para ödediğimize inanmadılar. Ama şimdi atıklardan kurtulduklarına memnunlar. Çok az bir para veriyoruz ama yine de işe yarıyor" diyor.

Felicien'e bu yolla bir haftada ne kadar para kazandığını soruyorum.

Soruma gülüyor ama cevap vermek istemiyor. İnsanların atıklardan ne kazandığını bilmesini istemiyor.

Akim dükkândan aldığı atık torbalarına motosikletine yüklüyor ve geri dönüşüm merkezine götürüyor.

Merkezdeki çalışanlar binlerce eski cep telefonunu ayırmaya çalışıyor.

Mesad'ın Elektronik Atık Projesi'nin müdürü Isobelle Gabou bana etrafı dolaştırıyor. Atıklar ayrıştırılıyor. Plastik, piller, ekranlar, elektrik devreleri ve değerli metaller. Daha sonra atık geri dönüşüm için Fransa'ya gönderiliyor.

Gabou "Geri dönüşüm gerçekten önemli. Çünkü sürekli açıklayamadığımız hastalıklar yaşıyoruz. Belki nedeni suyun kirlenmesidir. Her şeyi suya atıyorlar." diyor. Bu yolla insanların biraz para kazanabildiğini de ekliyor.

İlk cep telefonu atıklarından geçen Temmuz'da Fransa'ya yollandı. İkincisiyse gelecek yılbaşında gönderilecek.

Projenin masraflarını cep telefonu şirketi Orange karşılıyor ve bu Afrika'daki beşinci geri dönüşüm merkezleri.

Batı Afrika, özellikle de Gana elektronik çöplük olarak biliniyor.

Telif hakkı v

Kalkınmış ülkeler büyüyen eski buzdolabı, televizyon, bilgisayar ve cep telefonu dağlarını, yenileriyle değiştirebilmek için dünyanın bir diğer ucuna gönderiyor

Kirlilik Fildişi Sahili'nde giderek büyüyen bir sorun. Balıkçı ağlarında balıklarla birlikte plastik atıklar da görülüyor.

Ancak Afrika'da buradaki gibi geri dönüşüm tesislerinden çok az var.

Genelde çoğu elektronik atık şehirlerin kenarlarındaki çöplüklere gönderiliyor.

Bu merkezde Avrupa'ya gönderilmek üzere toplam 10 ton atık toplandı. Ancak bu ülkedeki toplamın yüzde 1'inden az ve hızla artan atık dağlarını eritme yolunda çok büyük bir fark yaratmıyor.