Fosil yakıt 'sözleri tutulmadı'

Telif hakkı SCIENCE PHOTO LIBRARY

Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü adlı düşünce kuruluşuna göre, hükümetler fosil yakıtlara sübvansiyonları sona erdirme taahhüdünü yerine getirmedi.

İngiltere merkezli kuruluşun yayımladığı rapora göre G20 ülkeleri petrol, doğalgaz ve kömür bulmak için 90 milyar dolara yakın para harcadı.

İklim değişikliğinin tehlikeli boyutlara ulaşmasını önlemek için fosil yakıt rezervlerinin üçte ikisinin yeraltından çıkartılmaması gerektiği söyleniyor.

Raporla ilgili görüşlerini açıklayan bir İngiliz Hükümet Sözcüsü ise, Kuzey Denizi'ndeki petrol ve doğalgaz endüstrisinin İngiltere'de 'istihtam ve yatırım olanağı sağladığını' vurguladı.

Bir hükümet sözcüsü Kuzey Deniz'deki benzin ve gaz endüstrisinin Birleşik Krallık'ta 'iş ve yatırım olanağı' sağladığını söyledi.

Sözcü petrol ve doğalgaz sektöründe belirli kuyularda vergi muafiyetleri sağlandığını ve bu vergi muafiyetlerinin de sübvansiyon anlamına gelmediğini savundu.

'Mantıksız yatırım'

Yine de rapora göre, fosil yakıtlara ayrılan devlet fonları mantıksız ve kamu parasının çarçur edilmesi anlamına geliyor, üstelik çevreye de zararlı.

Telif hakkı andrew luckbacker

Ayrıca fosil yakıtların çıkartılması giderek zorlaştığı için çıkartma maliyetinin arttığına dikkat çekilirken, petrol ve kömür fiyatlarının düştüğü bir ortamda yenilenebilir enerjiye yatırımın vergi mükelleflerinin parasının daha etkin bir şekilde kullanılması anlamına geleceği vurgulanıyor.

Düşünce kuruluşun çalışmasında İngiltere'nin fosil yakıt reservleri bulmak için ayırdığı kamu fonunun 757 milyon sterline yakınlaştığı söyleniyor.

Kamu fonlarının harcandığı alanlar arasında, şirketlere verilen vergi muafiyetleri de var.

Çalışmaya göre Kuzey Denizi'de petrol arama alışmaları için 2009-2014 yılları arasında, Fransız şirketi Total'e 528 milyon sterlin, Norveçli Statoil'e 256 milyon sterlin, İngiliz şirketi Centrica'ya 144 milyon sterlin, Amerikan Chevron'a da 45 milyon sterlin vergi muafiyeti tanındı.

Fosil yakıta ayrılan kamu fonları

Raporda ayrıca, G20 ülkelerinin denizaşırı ülkelerde fosil yakıt bulmak ayırdığı kamu fonları da inceleniyor.

İngiltere petrol arama çalışmaları için Sibirya, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Nijery, Gine ve Gana'da, kamu fonlarından ihracat finansmanı teminatı yoluyla yılda 418 milyon sterlin harcıyor.

Amerika Birleşik Devletleri ise Kolombiya, Meksika ve Rusya'da kamu fonlarından 883 milyon sterlin harcıyor.

Hükümetler enerji şirketlerinin yeni fosil yakıt rezervleri arayışını gelir ve vergi artışı sağlaması ve gelecekte yapılabilecek imtiyaz sözleşmeleri nedeniyle destekliyor.

Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü düşen petrol, doğalgaz ve kömür fiyatları nedeniyle bu stratejinin artık kamu fonlarının kötü bir şekilde kullanılması anlamına geldiğini vurguluyor.

Kuruluşun Yöneticisi Kevin Watkins BBC'ye yaptığı açıklamada 'Hükümet, keşif için harcanan paraların geleceğe yatırım olduğunu söyleyebilir. Bize göreyse gelecekte söz konusu olabilecek imtiyaz sözleşmeleri ve vergi kazançları hesaba katılsa da, iklim değişikliğine etkisi yok sayılsa bile, bugünkü koşullarda fosil yakıtlara yapılan yatırım kaybettirir" dedi.