14 Kasım İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiltere vatandaşı olup Irak ve Suriye'de savaşmaya giden cihatçıların İngiltere'ye geri dönüşlerine izin vermemek adına hazırlanan yeni hükümet planı İngiliz gazetelerinde bu sabah önemli yer tutuyor.

Daily Telegraph haberi ana sayfa manşetinden duyuruyor.

Habere göre İngiltere, "olası terör saldırılarına önlemek üzere, Irak ve Suriye'de savaşmaya giden cihatçıların ülkeye girişlerine en az iki yıllığına izin vermeyecek".

Gazete bunun İngiltere Başbakanı David Cameron tarafından duyurulacak yeni terörle mücadele yasalarından biri olduğunu belirtiyor.

Times da haberi ana sayfa manşetten veriyor.

Gazetenin başlığı "Şüpheli cihatçıların pasaportları ellerinden alınacak".

Times, düzenleme kapsamında polisin şiddet yanlısı gruplar için seyahat ettiğinden şüphelendiği kişilerin pasaportlarına el koyma hakkı olacağını aktarıyor.

Guardian da ana sayfa manşetini bu gelişmeye ayırmış.

Guardian'ın haberinde İngiliz istihbarat servislerine göre yaklaşık 500 İngiltere vatandaşının savaşmaya Suriye'ye gittiği bilgisini aktarılıyor.

FT: Fifa'ya tepki

Financial Times'ın manşetinde Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği'nin (Fifa) Rusya ve Katar'ı aklamasının yarattığı tartışma var.

Fifa, 2018 ve 2022 Dünya Kupalarının adaylık süreciyle ilgili yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında iki turnuvanın ev sahibi Katar ve Rusya'yı bir raporla aklamıştı.

Gazete, bu soruşturmayı yürüten ABD'li avukat Michael Garcia'nın tepkilerini aktarıyor okurlarına.

Garcia'nın raporda tespitlerinin "saptırıldığını" söylediği belirtiliyor.

Fisk Rumelian'da

Independent'ın deneyimli Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, Suriye'de sahadan yaptığı haberlerine devam ediyor.

Fisk bu sefer Suriye'nin kuzey doğusunda, Türkiye sınırında bulunan, petrol yataklarına sahip bölge Rumelian'dan bildiriyor.

Fisk, Kürtlerin kendi öz yönetimlerini ilan ettiği bölgede bu yönetimin şartlar nedeniyle sadece kendi ihtiyacıına yetecek kadar petrol üretebildiğini yazıyor.

Türkiye'nin Rumelian'a sınırını açmadığını, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin de sınırını kapattığını, Kamışlı'yla aradaki yolun yarısında Suriye hükümeti güçlerinin bulunduğunu hatırlatan Fisk Rumelian'ın kuşatılmış bir bölge olduğunu yazıyor.

Fisk Rumelian yollarında Abdullah Öcalan'ın resimlerine ve üzerinde 'Kobani IŞİD'in mezarıdır' yazan pankartlara rastlamış.

Kürtlerin Kamışlı'da çıkardığı, 20 sayfası Arapça, dört sayfası Kürtçe gazetenin yazarlarından Muhammed Kemal Fisk'e "Burada tam bir eokonomik kuşatma altındayız" demiş.

Kemal, Suriye yönetiminin 40 yıldır Kürt halkını ve kültürünü inkar ettiğini söylüyor.

Daha önceden çocuklarına Kürtçe ad bile veremediklerini belirten Kemal geçmiş hayatlarıyla ilgili şu karşılaştırmayı yapmış:

"Evet, eskiden iyi yaşadık ama özgürlüğümüz yoktu. Şimdi özgürlüğümüz var ama iyi yaşamıyoruz."

Kemal, Suriye'nin kuzeyinde ilan edilen yönetimin demokratik ve çoğulcu olduğunu, yönetimdeki yetkililerin yüzde 40'ının kadınlardan oluştuğunu söylüyor.

Fisk de görüştüğü Makileh kasabasındaki yerel yönetimin Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı'nın 30 yaşında bir kadın inşaat mühendisi olduğunu şaşırarak yazıyor.

Fisk, konuştuğu mühendislerden birinin Türk mühendislerin petrol üretimi ve satışında IŞİD'e yardım ettiğini söylediğini aktarıyor.

Nuri Bilge Ceylan Guardian'da

Guardian'ın sanat eki G2, yönetmen Nuri Bilge Ceylan'la konuşmuş.

Ceylan'ın son eseri 'Kış Uykusu' 21 Aralık'ta İngiltere'de vizyona girecek.

Britanya Film Enstitüsü'nde (BFI) de Kasım ve Aralık aylarında Ceylan'la ilgili özel bir program düzenleniyor.

Yönetmenin tüm filmleri program kapsamında Enstitü'de gösteriliyor.

G2 ekinde Guardian film eleştirmenlerinden Peter Bradshaw'un 'Kış Uykusu' üzerine yaptığı röportaj 'Büyük Uyku' adını taşıyor.

Bradshaw Ceylan'la Cannes'da yaptığı röportaj ve filmle ilgili olarak öncelikle şunları yazıyor:

"Kış Uykusu 196 dakika uzunluğunda ve düşüncelerle yoğun bir film. Karşılaşmamızdan önce filmi hazmederken bir ceylan yutmuş ve büyük parçayı ufaltmak için zamana ihtiyacı olan bir piton yılanı gibi hissettim."

Bradshaw övgüyle bahsettiği filmin konusunu anlattıktan sonra Ceylan'ın söylediklerini aktarıyor.

Ceylan, film senaryosunu eşi Ebru Ceylan'la yazmayı tercih ettiğini çünkü eşinin ona karşı koyacağını bildiğini söylüyor.

Başrol oyuncularından Haluk Bilginer'in filmle ilgili hep aklında olup olmadığına dair soruya cevaben Ceylan, "Aklımda tek düşünce oydu. Yazmayı bitirdiğimizde kabul etmedi, çünkü yoğundu. Kendisinin bir tiyatrosu var. Haftada üç gece sahne alıyor. Başka insanları aradım. Ancak aklım hep ondaydı. Sonunda kabul etti. Onun programını kabul ettik; Serbest olduğunda çalıştık. O, her zaman tekti."

Bilginer'in canlandırdığı Aydın karakterinin sempatik olup olmadığını ve izleyici olarak filmin sonunda ona üzülünüp üzünülmeyeceğine dair soru karşısında Ceylan, 'insanın çok karmaşık olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:

"Bu karmaşıklığı olduğu gibi göstermek istedim. Hepimiz karmaşığız. Bir gün, bu çok iyi bir adam diye düşünüyorsunuz. Ancak ertesi gün çok gaddar birine dönüşüyor."

Bradshaw, filmde kara komedi öğelerinin de bulunduğunu belirtip Ceylan'a hiç komedi film çekmeyi hayal edip etmediğini sormuş.

"Hayır, hayır, hayır!" diye başladığı cevabını şöyle sürdürmüş Ceylan: "Ben bu tür bir adam değilim. Komedileri sevmiyorum. Gülmeyi sevmiyorum."

"Ben melankolik şeyleri daha çok seviyorum. Ama arkadaşlar arasında gülmeyi seviyorum tabii ki."

Ceylan çok beğendiği yönetmelerin Yasujiro Ozu ve Rober Bresson olduğunu söylemiş.

Bradshaw 'Uzak' filminde, ana karakterdeki kişinin ve konuğunun Andrei Tarkovsky'nin 'İz Sürücü' filmini izlediğini, biri uyuyakalınca diğerinin videoya porno film koyduğu sahneyi hatırlatıyor.

Bradshaw burada sinemanın ustalarına gösterilen büyük saygıya yönelik bir taşlama olup olamayacağını sormuş. Ceylan'ın buna cevaben söylediği cümlelerden bazıları şunlar: "Türkiye'de bu sahneyi yanlış anladılar. Tarkovsky'yi diğer adam uyusun diye koyduğumu düşündüler. Ama yine bunu nedeni, kendisi ve kaybolan idealleri arasında bir ilişki inşa etmek istemesiydi. Tarkovsky izlemeyi gerçekten istemişti."

"Tarkovsky ve porno arasında o kadar uzun bir yol yok. İkisi de ihtiyaçlarımızdan gelir. Bir adam kaybolan idealleriyle bağlantı kuramıyor, bu yüzden mastürbasyon yapıyor. Bazen mastürbasyon dünyayı unutmak demektir."

'Kertenkele' dizisi tartışması Economist'te

Economist dergisi yeni sayısında, ATV'de yayınlanan 'Kertenkele' dizisindeki bir karakter nedeniyle Türk kamuoyunda yaşanan tartışmayı sayfalarına taşıyor.

Komedi dizisi 'Kertenkele'nin ilk bölümü 25 Ekim'de ekrana gelmişti.

Dizide bir hırsızın imam kılığına girmesi tartışmaya neden olmuştu.

Economist'in haberinin başında yazar Çetin Altan'ın zamanında bir arkadaşına, Türk filmlerinin bir imamı sahtekâr olarak veya bir generali eşcinsel olarak canlandırmaya cüret edemeyeceğini söylediği aktarılıyor.

Yazıda on yıllar boyunca yönetmenlerin askerleri canlandırırken baskı altında olduklarını ancak Altan'ın imamlar için söylediğinin geçerli olmadığı, Yeşilçam filmlerinde imamların şişman ve kurnaz karakterler olarak yer aldığı belirtiliyor.

AKP'nin 12 yıl önce iktidara gelmesiyle dindar Müslümanların itibarlarının onarıldığını hissettiklerinin belirtildiği yazıda işte bu yüzden AKP yanlısı bir kanal olan ATV'de yayınlanan 'Kertenkele' dizisinde, başroldeki hırsız karakterinin imam olarak gösterilmesinin bir şok etkisi yarattığı belirtiliyor.

Haberde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imam karakterinin inanca hakaret ettiğini belirterek dizinin yayından kaldırılmasını istediği, dizinin camilerde çekimini de yasakladığı bildiriliyor.

Economist, AKP yanlısı yazarların Diyanet İşleri Başkanlığı'nın diziyi izlemeden acele bir yargıya başvurmakla eleştirdiğini ve kurumun Fethullah Gülen'in izinden gittiğini söylediğini yazıyor.

Dergi Türkiye'de gündemi sarsan ve arkasında Gülen Cemaati olduğu iddia edilen yolsuzluk soruşturmalarını ve sonrasında Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen devlet görevlilerine yönelik tasfiye operasyonlarını hatırlatıyor.

Gülen Cemaati yanlıların 'Kertenkele' dizisine saldırdığını yazan Economist bununla birlikte bu saldırının amacının dini duyarlılıklardan ziyade dizinin Cemaat yanlısı Samanyolu TV'den izleyici kapacağı korkusu olduğu iddialarını da aktarıyor.

Haberin sonunda İmam Hatip Lisesi mezunu olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ters yöne gittiği iddialarının bulunduğu aktarılıyor ve Turkuvaz medya hakkındaki fezleke de hatırlatılıyor.

İlgili haberler