ABD: New York'ta polise silahlı saldırı

Telif hakkı EPA

ABD'nin New York kentinde silahlı bir kişi, Cumartesi günü iki polisi ateş ederek öldürdü.

Saldrıgan daha sonra kendini vurarak intihar etti.

Saldırıdan önce bu kişinin eski kız arkadaşına ateş ederek yaraladığı, ardından sosyal medyada polis karşıtı mesajlar paylaştığı öğrenildi.

Olaylar sırasında Hawai'de tatilde olan ABD Başkanı Barack Obama, saldırıları "koşulsuz" kınadığını söyledi.

Obama, "Topluma hizmet eden ve onu koruyan, her gün bizim güvenliğimiz için kendi hayatlarını tehlikeye atan polis memurları, bizlerin saygısını ve minnettarlığını hak ediyor" dedi.

'Garner'ın intikamını alacağım'

Saldırganın 28 yaşında İsmail Brinsley adlı siyahi bir vatandaş olduğu belirtildi.

Öldürülen memurların ise Asyalı Liu Wenjin ile hispanik Raphael Ramos olduğu açıklandı.

Telif hakkı AP

Associated Press Haber Ajansı'na konuşan iki yetkili, saldırganın sosyal medyada "Eric Garner'ın ölümünden sorumlu polisten intikam alacağı" yönünde paylaşımlar yaptığını söyledi.

Sivil haklar aktivisti Rel Al Sharpton ise, Garner ailesinin saldırganla hiçbir ilişkisi bulunmadığını ve şiddeti kınadıklarını ifade etti.

Sharpton, "Eric Garner ya da Michael Brown'ın adını kullanarak başvurulan her türlü şiddet eylemi ya da polisin öldürülmesi, her iki davadaki adalet arayışına aykırıdır ve kınanmalıdır" dedi.

New York polis memurları sendikası başkanı Patrick Lynch ise BBC'ye yaptığı açıklamada "Bu akşam çok kişinin eline kan bulaştı. Özellikle sokaklarda protesto adı altında şiddeti teşvik edenlerin ellerine bulaştı. Biz uyarmaya çalıştık, protestolar devam edemez, buna göz yumulamaz dedik" şeklinde konuştu.

Polis ve siyahilerin ilişkisi gergin

ABD'de son dönemde polis ve siyahlar arasında ilişkiler kötüleşmişti.

Bu ay başında siyahi Eric Garner'ı sigara sattığı gerekçesiyle gözaltına almak isteyen polis, kelepçe takmak için kafasını bastırmış ve boğularak ölmesine neden olmuştu. Söz konusu polis hakkında takipsizlik kararı verilmesi öfkeye yol açmıştı.

Geçen ay ise 18 yaşındaki Michael Brown'ın silahsız olduğu halde beyaz bir polis memuru tarafından öldürülmesi tepki görmüştü. Jüri Brown'ın ölümünden sorumlu olan polisin yargılanmaması yönünde karar vermişti.

İki karar, ülke çağında eylemlerle protesto edilmişti.