Sosyal medyada İslamofobi arttı mı?

Paris saldırılarının ardından sosyal medyada İslamofobik içeriklerin arttığı yönünde endişeler yükselirken, internet ortamındaki İslam karşıtlarının hedefi haline geldiklerini iddia eden Müslümanlar endişelerini dile getiriyor.

Akeela Ahmed isimli bir insan hakları savunucusu Twitter’ı eşitlik konularıyla ilgili kampanyaları duyurmak için kullanıyor. Profil resmine ise kendisine ait başörtülü bir fotoğrafı var.

Ahmed, “Twitter’da kadın haklarıyla ilgili bir mesaj paylaştığımda, erkeklerden ‘Kafandaki şeyle nasıl böyle mesajlar gönderebiliyorsun?' şeklinde tepkiler alıyorum. Başörtümü kast ediyorlar “ diyor.

Akeela Ahmed, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'ya saldıranların, İslam adına öldürdüklerini söylemesinin ardından sosyal medyadaki olumsuz yorumlarla ilgili, “Paris'ten sonra tacizler arttı ve çok daha kötü bir hal aldı" diyor. Ahmed, “Özellikle bir kişinin tehditleri çok açıktı ve Müslümanları öldürmek istediğini söylüyordu. Normalde bu tarz söylemlerden gözüm korkmaz, ama bu sefer durum farklıydı” diye devam ediyor.

Telif hakkı AFP

Sözkonusu Twitter hesabı kapatıldı ancak internet üzerinden yayılan İslamofobik içeriklerle ilgili endişeler sürüyor.

İngiltere merkezli İslam karşıtı eylemlerle mücadele kuruluşu Tell Mama destekçileri internet üzerinden Müslümanlara yöneltilen nefret söylemlerini gözlemliyor.

Tell Mama’da makalesi yayınlanan Bharath Ganesh, “Paris'teki gibi olaylar yaşandığında, sosyal medyadaki insanlar daha büyük tartışmalara giriyorlar. Gördüğümüz üzere Müslümanlar hakkında oldukça aşağılayıcı bir üslup kullanılıyor. #killallmuslims (bütün Müslümanları öldürün) gibi etiketler görülüyor. Bazı Müslümanlar da bu etiketi İslam karşıtı bakış açısını göstermek için kullanıyor” dedi.

'Öfkenin nereden geldiğini anlıyorum'

Ahmed bu öfkenin nereden geldiğini anladığını söylüyor ve “Küresel alanda daha fazla terör olayı gördükçe, çok sayıda insan terör saldırılarıyla ilgili öfke duyuyor ve internet üzerinden öfkelerini ifade ediyorlar. Sonuç olarak, Müslüman karşıtı söylemlerde genel olarak bir artış var. Bu durum Facebook'ta da problem yaratıyor. İslam karşıtı söylemler yayan bazı gruplar var. Bu durumlarla sorumlu şekilde başa çıkmak gerekiyor” diyor.

Facebook ve Twitter, kullanıcılarını İslam karşıtı söylemleri bildirmeleri konusunda teşvik ediyor. Hükümete danışmanlık da yapan İngiliz Başsavcı Jeremy Wright, bu konuda yapılabilecek şeylerle ilgili görüşmek üzere her iki şirketle de temasa geçti.

'Benim adıma değil'

Müslümanlar #NotInMyName (Benim adıma değil) etiketini Twitter'da radikal eylemcilere olan mesafelerini göstermek için kullanılıyor.

BBC muhabiri Maaiysa Valli, Muhammed Peygamber'in sevgiyle ilgili bir sözünün yazılı olduğu gül fotoğrafını #NotInMyName etiketiyle Twitter'da paylaştığında, mesajı 400'den fazla kişi tarafından tekrar paylaşıldı. Kendisine gönderilen cevaplardan birinde Valli "eğitimsiz bir hayvan" olarak tarif edildi.

Valli, “’Bu dinin takipçisi olmamalısın' diye başlayan mesajlar aldım. Daha sonra mesajımı insan hakları kuruluşu Quilliam Foundation'ın yöneticisi tekrar paylaştı, onun 30 binden fazla takipçisi var. Bunun üzerine birçok yanıt geldi” dedi.

Valli bazı kullanıcıları rapor etmiş ve engellemiş. Bu tecrübe onun “insanların klavye başında ne kadar cesur davranabildiklerini” görmesine yaramış.

Maaiysa Valli'yi hedef alan bazı hesaplar kapatıldı.

‘Çok üzücü'

Haber sitesi Huffington Post İngiltere politik haberler yöneticisi Mehdi Hasan, internet üzerinden ölüm tehditleri aldığını söylüyor.

Hasan, “Bu gerçekten çok üzücü. Twitter'da insanları deli eden ilk konu İslam gibi görünüyor. Bu öyle olağan bir hal aldı ki, buna bağışıklık kazanıyorsunuz. Bu genelde nefret dolu kimliği belirsiz kişilerce yapılıyor. Toplum tarafından bilinen Müslüman bir gazeteci olarak, ne hakkında yazdığınızın pek önemi yok, bütün yollar inancınıza çıkıyor. Diğer yandan terörizm ya da helal etlerle ilgili yazılar yazdığımda bu şekilde taciz edilmeyi bekliyorum ancak her şeyin İslam'la ilişkilendirilmesini anlayamıyorum. Örneğin, bir siyasetçiyle kemer sıkma önlemleriyle ilgili bir röportaj yapıyorum ve insanlar 'Sen Müslüman olduğun için bunları yazıyorsun' diye mesajlar gönderiyor” diyor.

Twitter yayınladığı bir açıklamada, “Rapor edilen bütün içerikleri inceliyoruz ve istismar eden ya da direk ve özel olarak şiddetle tehdit eden hesapları kapatıyoruz" diye belirtti.

Facebook ise, “Küresel olarak çeşitlilik gösteren bir milyardan fazla kullanıcımız var ve bazen insanların kurallarımıza karşı olmamakla birlikte diğerlerinin alınmasına sebep olacak gönderiler paylaştıklarını görüyoruz” dedi.

Dengeyi bulma çabaları

Facebook ayrıca insanların diğer kullanıcılarla internet üzerinden tartışmalarını da kapsayan karşıt söylemlerin gücü hakkında “İnsanlara kendilerini ifade edebilme özgürlüğü vermeye çalışmak ile güvenli ve güvenilir bir çevre sağlamak arasında doğru bir denge sağlamaya çalışıyoruz” diye ekledi.

Akeela ise, Twitter ve Facebook'un İslamofobik tacizlerle başa çıkmak için daha fazla çaba sarf etmelerini umut ettiğini söylüyor. “Sıradan Müslümanlar bakış açılarını dile getirdikleri için istismar ediliyor. Uzun yıllar boyunca Müslüman gençlere yardım kuruluşunda çalıştım. Zaman zaman internet üzerinden İslamofobik tacizler alıyordum ancak durum daha kötü bir hal aldı” diyor.

İlgili haberler