Yunan Maliye Bakanı'ndan Almanya'ya: Bizi küçük düşürmeyin

Yanis Varufakis Telif hakkı AFP

Almanya'ya çağrıda bulunan Yunanistan'ın yeni Maliye Bakanı Yanis Varufakis, ülkesinin borçları yüzünden küçük düşürülmemesini istedi.

Varufakis, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble ile bir araya gelmeden önce Alman ARD televizyonuna verdiği mülakatta, Yunanistan'ın yaşadığı zorlukları Almanya'nın iki Dünya Savaşı arasındaki dönemde yaşadıklarıyla kıyasladı.

Almanya Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra büyük bir borç yükü altında kalmış, ülkedeki hiper enflasyon ekonomisini felce uğratmıştı.

Varufakis, "Avrupa ülkeleri içinde bu basit mesajı en iyi anlayacak ülke Almanya'dır. Onurlu bir ülkeyi çok uzun bir süre küçük düşürür ve tünelin ucunda ışık görünmezken borç deflasyonu krizine sokarsanız, işler çığrından çıkabilir." dedi.

Varufakis, Yunanistan'ın borçlarının gözden geçirilip yeniden yapılandırılması amacıyla Avrupa başkentlerinde destek arayışında.

Telif hakkı AP

Anlaşma yok

Alman Bakan Schauble, Yunan Maliye Bakanıyla, "Anlaşma sağlanmadığı konusunda görüş birliğine vardıklarını" açıkladı ve Yunanistan'ın borçlarının silinmesinin görüşülmediğini bildirdi.

Schauble, "Yunanistan euroya aittir. Gayet yoğun ve açık sözlü bir tartışma geçmesine rağmen ne yapacağımız konusunda anlaşamıyoruz." dedi.

Associated Press ajansı, Yunanistan'ın 5 yıllık kurtarma paketine en fazla katkıda bulunan ülke olması bakımından Almanya'nın görüşlerinin önem taşıdığını kaydediyor.

Schauble'yi "Avrupa Birliği'ni hayatının projesi yapmış olan bir Avrupalı politikacı" diye tanımlayan Varufakis, Atina'nın temerrüde düşmeyi amaçlamadığını ve hem Almanya, hem de Yunanistan için yarar getirecek yeni bir uzlaşma yolu bulmak istediklerini söyledi.

Görüşmede Yunanistan'ın borçları için yeni bir takvim oluşturulmasının ve borçların kısmen silinmesinin gündeme gelmediğini belirten Verufakis, "Bu sonu gelmez krizi noktalayabilecek bir yaklaşım benimsenmesi için görüşme zemini hazırladık" dedi.

Varufakis, Yunanistan hükümetinin Avrupa Merkez Bankası, IMF ve AB ile yeni bir anlaşma üzerinde görüşmeler yapabilmesi için bugünden Mayıs sonuna kadar uzanan bir köprü programı oluşturmak istediğini kaydetti.

Schauble ise, Yunanistan'ın vergi sistemini güçlendirebilmesi için yardım önerdi ve yeni hükümetin, varlıklı kesimlerden vergi alınması ve yolsuzlukla mücadele gibi bazı doğru hedefler belirlediğini kaydetti. Bununla birlikte Alman bakan, Atina'nın açıkladığı bazı önlemlerin, doğru yönde olmadığını belirterek mevcut anlaşmalara bağlı kalınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Telif hakkı AFP

"Şantaj yapmıyoruz, şantaj da istemiyoruz"

Önceki saatlerde Avrupa Merkez Bankası'nın Yunan bankalarına verdiği kredilerde artık Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmeyeceğini açıklamasının ardından, Atina'dan "Şantaj yapmıyoruz, şantaj da istemiyoruz" açıklaması gelmişti.

Reuters haber ajansına konuşan bir hükümet yetkilisi, Avrupa Merkez Bankası'nın Yunanistan'la görüşmelerde bulunan tüm taraflara baskı yapmayı hedeflediğini; Atina'nın ise siyasetini değiştirmesi yönündeki baskılara boyun eğmeyeceğini kaydetmişti.

Yunan yetkili, "Avrupa Merkez Bankası'nın kararı hızla bir anlaşma sağlanması amacıyla siyasi baskı niteliğinde." dedi.

Yetkili, Yunan bankaların fonlama ihtiyacını karşılamak üzere Avrupa Merkez Bankası'nın tanıdığı Acil Likidite Desteği'ne ek 10 milyar euro ayrıldığını da kaydetti.

Telif hakkı AFP

Avrupa Merkez Bankası'ndan sürpriz adım

Frankfurt merkezli Avrupa Merkez Bankası'nın Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmemesi sonucu, Yunan bankalarının fonlama maliyetlerinin yükseleceği tahmin ediliyor.

Avrupa Merkez Bankası fonlamayı yüzde 0,05 faizle yapıyordu. Son kararla Yunan bankalarının fonlama ihtiyacını Yunanistan merkez bankası yüzde 1,55 faizle sağlayacak.

Avrupa Merkez Bankası son karara, Yunanistan'ın 240 milyar euroluk kurtarma paketiyle ilgili olarak başarılı bir anlaşma sağlanamayacağı varsayımının yol açtığını belirtmişti.

Yunanistan Maliye Bakanlığı Avrupa Merkez Bankası'nın 11 Şubat'ta yürürlüğe girecek olan kararının, ülkedeki finans sektörü üzerinde hiçbir olumsuz etki yaratmayacağını bildirdi.