Chapel Hill'de öldürülen üç Müslümanın komşuları ne anlatıyor?

Telif hakkı BBC World Service

Michael Nam Kuzey Carolina'da, üç Müslümanın öldürülmesiyle gündeme oturan Chapel Hill'deki Finley Forest apartman bloğuna yakın bir park yerine işaret ediyor.

Hemen pek bir şey anlaşılmasa da kaldırımın kenarında silik beyaz harflerle "rezerve" yazısı okunuyor. Yerde ezilmiş iki kozalak var.

Ama işte tam bu nokta, üç Müslümanı öldürdüğü sanılan Craig Stephen Hicks için önem taşıyordu. Nam, bir keresinde bir Kasım günü öğleden sonra 4 gibi, arabasını buraya parkettiğinde Hicks, belinde tabancasıyla apartmandan çıkmıştı.

"Gerçek mi bu?" diye düşünmüş Nam ve sormuş: "Silahından korkmuyorum ama, ne diye çıkardın?"

Sonra aralarında, park yeri yüzünden tartışma çıkmış. 46 yaşındaki Hicks, cep telefonunu çıkarıp apartman bloklarının planını, nerelere park edilebileceğini, nerelerin belli dairelere ayrılmış olduğunu göstermiş Nam'a.

Sonuçta Nam, korkmaktan ziyade sinirlenmiş halde, arabasını park ettiği o noktadan almış.

Telif hakkı BBC World Service
Image caption Deah Barakat, eşi Yusor Mohammad Abu-Salha ve baldızı Razan Mohammad Abu-Salha

Bloğun dışında her daireye ayrılmış park yerleri var. Ama ayrıca belli birine ayrılmamış yerler de var ve blokta yaşayanlar oralara da park edebiliyor.

Apartman sakinleri genellikle kendi yerlerine başkasının park ettiğini görüyor; bu durumda kimseye ayrılmamış bir yere veya bir başkasının yerine park ediyor.

Karmakarışık bir sistem bu ve sık sık da şikayet konusu oluyor.

Blokta yaşayanlar Hicks'in, dairesinin önündeki iki arabalık park yerinden gözünü ayırmadığını anlatıyor.

Telif hakkı BBC World Service
Image caption Michael Nam, Hicks'e "Silahından korkmuyorum ama, ne diye çıkardın silahı?" diye sormuş.

Hicks'in eşi Karen da, park edenleri dikkatle izleyenlerden. Kurallar çiğnendiği zaman apartmanından çıkıveriyor hemen.

Nam, "Evden çıkar ve buraya park edemezsiniz der" diye anlatıyor.

Michael Nam, komşularıyla bu karşılaşmaları anlatırken yanlış yere park eden 2007 model beyaz Volvo'ya bakıyor. Nam, Kuzey Carolina Üniversitesi biyoloji bölümü mezunu. Mahalledeki eczanede çalışıyor.

Yaşadığı yer çoğunlukla sessiz sakin bir yöre. Yakında bir gölet var, havada çam kokusu. İki kaz uçup gidiyor üzerimizden.

Ancak bu sakin yöre, bu hafta pek sükunet yaşamadı.

Sosyal medyada büyük tepki

Salı günü öğleden sonra 23 yaşındaki Deah Shaddy Barakat, 21 yaşındaki Yusor Mohammad Abu-Salha ve 19 yaşındaki Razan Mohammad Abu-Salha vurularak öldürüldü.

Barakat Kuzey Carolina Üniversitesi'nde diş hekimliği fakültesinde yüksek lisans yapmaktaydı. Razan Abu-Salha da, Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi'nde öğrenciydi.

Üç kişi başlarından vurulmuş halde apartmanlarında ölü bulundu. Hicks gözaltına alındı.

Daha sonra acil çağrı merkezi 911'i arayan bir kadın, işittiklerini polise anlattı: "Birden fazla kız bağırıyordu, sonra ses kesildi. Sonra yine birkaç el silah sesi duydum." dedi.

Telif hakkı BBC World Service
Image caption Üç Müslümanın öldürüldüğü daire

Dün Nam ile konuşurken, blokların tepesinde bir helikopter geziyordu.

Ülkenin pek çok yerinden gazeteciler, hepimiz burada toplanmıştık. Park yerlerinin çoğu da dolmuştu.

Park yeri anlaşmazlığı yüzünden meydana geldiği iddia edilen bir olayı araştırmak için gelmedik buraya. Sorulan soru, bu cinayetlerin, mağdurların Müslüman olmaları yüzünden mi işlendiğiydi. Olayın sosyal medyada bu denli ilgi çekmesinin nedeni de bu.

Kimse Salı günkü olayın ne derece dehşet verici olduğunu sorgulamıyor.

'Haklarını savunacağım'

Ama, Kuzey Carolina'dan bir gazetecinin dediği gibi, eğer söz konusu üç kişi dini inançları yüzünden öldürüldüyse, olay uluslararası nitelik kazanıyor.

Chapel Hill emniyet müdürü Chris Blue, cinayetlerle ilgili olarak yayımladığı bildiride, "Bu olayın ardında bir nefret öğesi bulunduğu yolundaki kaygıları anlıyoruz. Bunun doğru olup olmadığını belirlemek için elimizdeki tüm verileri inceleyeceğiz." dedi.

Karen Hicks, Çarşamba günü Chapel Hill'de avukatının bürosu önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, evliliği hakkında bilgi verdi ve eşiyle birlikte, park yeri konusunda kaygılar taşıdıklarını anlattı.

Hicks, gözleri dolu dolu, titreyen elleriyle tuttuğu basın açıklamasını okurken, "kocasının bireysel hakların baş savunucusu olduğunu" söyledi.

Ama eşinin fikirleri hakkında, daha fazla ayrıntı vermesini istediğimizde kafası karışıyor. "Onu anlamak için onunla birlikte yaşamanız gerekiyor. Avukat yardımcısı olmak için eğitim görüyordu." diyor.

Telif hakkı BBC World Service
Image caption Karen Hicks gazetecilerin sorularını yanıtlıyor

Basın toplantısından sonra Maitland da, bürosunun merdivenlerinde bir muhabire, "İşsizdi. Otoparklarda görülen cinsten biriydi. Dolaşır, park yerlerini kontrol ederdi." diyor.

Yüksek lisans öğrencilerinin ve genç ailelerin yaşadığı apartman blokları küçük bir üniversite kasabasında yer alıyor. Burada yaşayanların park yerleriyle ilgili anlatacağı pek çok şey var. Salı günü olup bitenler hakkında da, bir o kadar iddia dolaşıyor.

Telif hakkı BBC World Service
Image caption 46 yaşındaki Craig Stephen Hicks üç kişiyi öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alındı

Florida Üniversitesi mezunu Phil Varnadore, gölet yakınında iki köpeğini gezdirirken anlatıyor:

"Hepimizin park yeri var. Bu verilmiş bir hak bize. Ama cinayet işlemeden önce araba çekici çağrılır." diyor. Ancak, cinayetlerin nefret duygusuyla işlendiği iddiasına pek katılmayarak, "Müslüman ya da siyah veya neyse, o yüzden daha kolay bir hedef oluşturduklarını düşünmüyorum." diyor.

Bir buçuk yıldır burada oturan Gina Rocket, cinayetlerin hangi nedenle işlenmiş olabileceğini bilemediğini söylüyor; "Park yeri yüzünden işlenmiş bir nefret cinayeti olabilir." diyor.

Günün geç saatlerinde Nam, dairesine dönmeye hazırlanıyor. Kendisinin de bir gün eczacılık yapmak istediğini anlatarak, öldürülen kişiler hakkında, "Diş hekimliği öğrencileri olduklarını duydum. Olayı işitince ne kadar yakınımdaymışlar diye düşündüm. Benimkine benzer düşler kurduklarına, insanlara yardım etmek istediklerine eminim." dedi.

Craig Stephen Hicks, kefaletsiz olarak gözaltına alındı. İlk duruşmanın 4 Mart'ta yapılması bekleniyor.

İlgili haberler