Irak ordusu IŞİD'i Tikrit'ten sürebilecek mi?

Telif hakkı REUTERS

Irak ordusu Tikrit'i Irak Şam İslam Devleti militanlarından geri almak için dün başlattığı harekat sonucunda, kent çevresindeki bazı bölgeleri ele geçirdiğini duyurdu.

Irak savaş uçaklarının destek verdiği operasyona 30 bin asker ve milisin katıldığı bildirildi.

Ancak bir Sünni kenti olan Tikrit'e yapılan operasyona, İran Devrim Muhafızları'na bağlı El Kudüs güçlerinin komutanı Kasım Süleymani'nin de katılması ve Şii milislerin harekâtta önemli rol oynaması bazı soru işaretlerine neden oldu.

Irak kuvvetlerinin Tikrit'in ardından Musul'u geri almak için kapsamlı bir harekât düzenlemesi bekleniyor. Ancak Musul operasyonunda Irak ordusuyla Kürtlerin birlikte hareket edeceği belirtiliyor.

Biz de Musul harekâtı öncesi Tikrit operasyonunun nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ve Şii milisler ile Sünni halk arasındaki gerilimi Cambridge Üniversitesi'nden Profesör George Joffé ve gazeteci Fehim Taştekin ile konuştuk.

Prof. Joffé, Sünni bir kent olan Tikrit'e Şii milislerin de katıldığı bir operasyon yapılmasının en az IŞİD'le mücadele kadar zor olduğu yorumunda bulunuyor ve operasyonun başarısının Şii milislerin Sünni halka davranışına bağlı olduğunu kaydediyor.

Uluslararası Af Örgütü Ekim ayında yayımladığı raporda, Irak'ta hala çok sayıda Sünni sivilin, Şii milislerce kaçırıldığını ve öldürüldüğünü belirtmiş, Irak hükümeti bu iddialara ilişkin soruşturma başlatmıştı.

Ülkede Şii ağırlıklı hükümet ile Sünni azınlık arasında yıllardır süren gerginlik, bazı Sünni aşiretlerin IŞİD'e destek vermesinin başlıca sebeplerinden biri olarak gösteriliyor.

'Tikrit'te dikkatli davranmalılar'

Prof. Joffé, "Tikrit ağırlıklı olarak Sünnilerin, Nakşıbendi tarikatlarının ve Baas partisinden kalma unsurların yaşadığı bir kent olduğundan, Şii milislerin operasyondaki desteği bir problem teşkil ediyor. Dolayısıyla Iraklı yetkililer dikkatli davranmazlarsa Tikritliler arasında bir direnişe sebep olabilirler" uyarısında bulunuyor.

Joffé daha önce Felluce ve Ramadi'de Sünni nüfusun yaşadığı mağduriyetlerin Tikrit'te yaşanmaması için harekâta yeni Ulusal Savunma Kuvvetleri'nden Sünni birliklerin de dahil edildiğini kaydediyor ve ekliyor:

"Sonuç Şii milislerin davranışlarına bağlı. Kimse onların Sünni halka nasıl davranacağını kestiremiyor. Ancak hükümet Sünnilerin Maliki hükümeti döneminde yaşananlara benzer bir ayrımcılığa ya da mağduriyete uğramaması için uğraşıyor. Bu çok önemli çünkü daha önce Irak ordusunun başarısız olmasının temel nedenlerinden biri de buydu."

Gazeteci Fehim Taştekin ise bölgede belli bir düzeyde Sünni aşiretlerin desteğinin sağlandığını ifade ediyor.

Geçen aylarda IŞİD'in 400'e yakın aşiret mensubunu öldürdüğünü hatırlatan Taştekin, "Nedeni ise 'hükümetle işbirliği yapmaları' idi. Bir şekilde IŞİD'le geçmişe dayalı düşmanlıkları olan aşiretler var ve bunlar merkezi hükümetten istedikleri silah ve mali desteği alırsa Irak ordusuyla birlikte savaşmaya hazırlar. Tikrit'te olan da bunu gösteriyor" diyor.

'Musul operasyonunda pazarlıklar sürüyor'

Gazeteci Fehim Taştekin'e daha önce de alma girişiminde bulunulan ama başarısız olunan Tikrit'e neden yeni bir operasyon düzenlendiğini soruyoruz.

Taştekin, Irak kuvvetlerinin artık daha güçlü olduğunu, IŞİD'in daha önce yarattığı efsanenin de tersine döndüğünü söylüyor:

"IŞİD ciddi darbeler aldı. Kobani'den çekildi, Haseke'de ağır darbe aldı. Kürtlerin bölgesinde birtakım gerilemeler oldu, Arapların bölgesi Diyala'da bazı yerleri kaybetti. Bu ortamda Tikrit alınabilir ama kolay olacağını sanmıyorum."

Telif hakkı BBC World Service

İran destekli Şii milislerin de büyük Musul operasyonunu beklemeden Tikrit'e yüklendiklerini kaydeden gazeteci, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Musul çetrefilli bir mesele. Orada henüz Kürtlerle tam bir işbirliği sağlanmış değil. Musul'un geleceği ne olacak? Kerkük'ün geleceği ne olacak? Bütün bunlar olası bir Musul operasyonunda pazarlık konusu. Henüz bir anlaşma sağlanmadığı için de işler sarpa sarmış gözüküyor. ABD, merkez hükümet ve peşmerge arasındaki pazarlıklar anladığımız kadarıyla devam ediyor."

Taştekin "Iraklıların bir sözü vardır 'Bir kenti kurtaran o kente hükmeder' diye. Sanırım bu söz bütün meseleyi anlatıyor" diyor.

'Türkiye bölgede yitirdiği prestiji geri kazanabilir'

Pazartesi günü Al Jazeera Türk'ten Can Hasasu'ya konuşan Musul valisi Esil Nuceyfi'nin "Musul operasyonu için 3 bin kadar aşiret mensubunun eğitilip donatılması konusunda Ankara ile anlaştıklarını" açıklamıştı.

Bu konuda dün gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Türkiye, IŞİD'e karşı koalisyonun bir üyesidir. Somut katkı vermeye başlamıştır. Bunun dışında ne gibi bir katkı olur, ulusal çıkarlar göz önüne alınarak zamanı geldiğinde değerlendirme yapılır ve koalisyon üyesi olmanın gerektirdiği sorumluluklar yerine getirilir" dedi.

Eğit-donat projesine dair olarak ise ABD ile Türkiye'nin ortak bir komisyon kuracağını belirten bakan, "Bu komisyonda kimlerin eğitileceği belirtilecek. Bu kişilere Kırıkkale yakınlarındaki birlikte eğitim verilecek" ifadelerini kullandı.

Bakan İsmet Yılmaz'ın yarın Irak başkenti Bağdat'a giderek, hükümet yetkilileriyle görüşüleceği öğrenildi.

Ayrıca Türkiye bugün, Musul operasyonu için Bağdat'a iki uçak dolusu askeri yardım malzemesi gönderdi.

Bu durumu değerlendiren Fehim Taştekin, "Musul valisi kendisinin toparladığı ve Türkiye tarafından eğitilmesini istediği bir olgunun kurtarıcı olmasını istiyor. Böyle bir şey tabii ki Türkiye'nin bölgede yitirdiği prestijin geri kazanılmasına yardımcı olacaktır" diyor.

Taştekin, Türkiye'nin kamuoyunun ve müttefiklerin baskısı altında olduğunu ve eğit-donat gibi girişimlerle katkıda bulunabileceğini belirtiyor.

İlgili haberler