Ağrı Valisi: Güvenlik tedbiri kararını bireysel olarak almadım

Telif hakkı bbc
Image caption Ağrı Valisi Musa Işın

Ağrı'nın Diyadin ilçesinde 11 Nisan'da PKK ile askerler arasında yaşanan çatışmaya dair, olayın en başından bu yana çelişkili bilgiler ortaya atılıyor.

Devlet kurumları ile görgü tanıkları ve HDP'li (Halkların Demokratik Partisi) yetkililerin açıklamalarındaki karşıtlıklar dikkat çekiyor.

Bunun yanında resmi kurumların açıklamalarında da bazı farklılılar var.

Ağrı Valisi Musa Işın bu konuda BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

'Vali, bireysel olarak böyle bir karar vermez'

Genelkurmay Başkanlığı'nın çatışma ardından yaptığı açıklamada "olay yerindeki tedbirin TSK ile ilgili olmadığını" bildirmesi dikkat çekmişti.

AĞRI'DA AKP İLE HDP ARASINDA 'ALAN MÜCADELESİ' Mİ VAR? - TIKLAYIN

Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

"Sayın Vali'nin talimatıyla 'Bahar Şenlikleri'nde gerekli güvenlik tedbirlerini almak ve çıkabilecek olaylara karşı kamu güvenliğini sağlamak maksadıyla; Vali tarafından, asayiş ve kolluk kuvveti olan Jandarma unsurları görevlendirilmiştir. Güvenlik nedeniyle alınan bu önleyici tedbirin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisi bulunmamaktadır."

Musa Işın ise tedbir kararını ilgili devlet kurumlarıyla görüştükten sonra karar verdiğini söylüyor:

Telif hakkı EPA
Image caption Ağrı'daki çatışmada dört asker yaralandı.

"Bu tür durumlarda devletin bir tür karar mekanizması vardır. Bu karar mekanizmasını işletmek zorundasınız. Vali, bireysel olarak hiçbir mekanizmayla görüşmeden böyle bir karar vermez. Dolayısıyla devletimizin ilgili kurumlarıyla görüşüldükten, prosedür tamamlandıktan sonra böyle bir karar verilmiştir."

Devletin elinde görüntüler var mı?

Görgü tanıkları ve HDP yetkilileri, çatışma sonrasında yaralı askerlerin ölüme terk edildiğini, bu askerleri "canlı kalkanların" taşıyıp kurtardığını söylüyor.

Bu iddiaları reddeden Vali Işın, halkın patika yollardan çatışma bölgesine gittiğini, alana girmeleriyle birlikte de PKK ile asker arasındaki karşılıklı ateşin kesildiğini ifade ediyor.

AĞRI'DA GERÇEKTE NE YAŞANDI? - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Çatışma kesilince askerlerin, yaralı askerleri mevzilerden almaya başladıklarını aktaran Vali, askerlerin ölüme terk edildiği yönündeki açıklamaları da kabul etmiyor ve şunları söylüyor:

"Bazı vatandaşlar da yaralıların taşınmasına yardımcı oldu. Bütün mesele budur. Helikopterler daha önce yaralıları almak istedi ama PKK'lılar ağır silahlarla helikopterlere ateş ettiler. Helikopterlerin aldığı yaraların fotoğrafları var."

Telif hakkı EPA
Image caption Çatışmada yaralanan askerlerin nasıl kurtarıldığıyla ilgili çelişkili bilgiler ortaya atılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yaralı askerlerin çatışma bölgesinde bırakıldığı ve sonrasında siviller tarafından kurtarıldığı yönündeki açıklamasına sert tepki göstermişti.

Erdoğan, "Bunların hepsi kayıtlarla resimlerle elimizde mevcut. Elimizde görüntüler var" açıklamasını yapmıştı.

"Görüntü varsa neden yayınlamıyorsunuz" sorusunu yönelttiğimiz Işın, "Diyadin'deki çatışma sırasında ve sonrasıyla ilgili kendi ellerinde görüntü olmadığını ama olay sonrasına ilişkin fotoğraflar olduğunu" söylüyor.

Ölen Budak ve yaralı İlboğa hakkında 'terörist' suçlaması

Çatışmada kaç kişinin ölüp, kaç kişinin yaralandığıyla ilgili de çelişkili iddialar mevcut.

PKK'nın askeri örgütlenmesi HPG'nin (Halk Savunma Güçleri) açıklamasında adının Serhat Kızılay olduğu belirtilen bir militanın öldüğü belirtiliyor.

Yaşamını kaybeden ikinci kişi ise HDP Diyadin Eski İlçe Başkanı Cezmi Budak.

Ağrı Valiliği'nden olay günü yapılan açıklamada, "Beş terörist etkisiz hale getirildi, dört güvenlik görevlisi yaralandı" deniyor. Ayrıca "Bir terörist yakalandı" ifadesi yer alıyor.

Telif hakkı EPA
Image caption Yakınları, Cezmi Budak'ın 'canlı kalkan' olarak olay yerinde bulunduğunu söylüyor. Vali Işın ise bunu reddediyor.

Ancak görgü tanıklarının anlattıkları ve HPG'nin açıklaması bununla çelişiyor.

Bu çelişkiyi sorduğumuz Vali Işın, ilk açıklamalarındaki sayının değişmediğini söylüyor ve ekliyor: "Cenaze olmayabilir ama bizim elimizde de kayıtlar var. Onlar yok diyorsa öyle desinler."

Ağrı Valisi Musa Işın, yaşamını yitiren HDP'li Cezmi Budak ve yaralı kurtulan sivillerden Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Meya-Der) yöneticisi Cenap İlboğa için de "Biz, terörist olarak düşünüyoruz" diyor.

Ellerinde çok ciddi belge ve bilgiler olduğunu ifade ediyor.

Budak ve İlboğa hakkında şunları söylüyor Işın:

"Bu iki şahsın da dosyaları çok kabarık. Bunlar, PKK'ya adam toplayan, lojistik destek sağlayan kişiler. HDP eski ilçe başkanı bu manada milistir. Diğeri, çok daha aktiftir. Netice itibariyle ikisi de teröristlerle birlikte çatışmada ölmüştür. Bunların silah kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz ama bunlar orada PKK'lılarla birlikte çatışmada ölen kişilerdir."

"Dosyaları bu kadar kabarıksa neden hukuki işlem başlatılmadı?" sorusuna ise Işın, "Zamanında başlatmışlar. Hepsinin kaydı var" yanıtını veriyor.

Yaralı İlboğa hastane önünde darp edildi mi?

Yakınları, Cenap İlboğa'nın Ağrı Devlet Hastanesi'ne getirildiğinde hastane önünde güvenlik görevlileri tarafından darp edildiğini iddia ediyor.

"Canlı kalkan" olarak çatışma bölgesinde bulunan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Ağrı İl Eş Başkanı Özlem Demir, "Yaralının kardeşini gözaltına aldılar, hastane önünde yaralıyı darp ettiler" diyor.

Telif hakkı EPA
Image caption Diyadin'de sabahın erken saatlerinde başlayan çatışma, saatler boyunca devam etmişti.

Kendisinin de o sırada hastane önünde olduğunu aktaran Ağrı Valisi Işın ise yaralı askerler geldiği için, diğer askerler arasında "bir infial oluştuğunu" kabul ediyor ama İlboğa'yı kastederek "O kişi zaten ağır yaralıydı. Darp, yalandır" diye konuşuyor.

Budak'ın ölümüyle ilgili çelişkili saat

HDP Diyadin Eski İlçe Başkanı Budak'ın nasıl ve ne zaman öldüğüyle ilgili de farklı iddialar mevcut.

Olay günü Yukarıtütek köyü bölgesinde HDP ve DBP'nin organize ettiği "barış için fidan dikme etkinliği" planlanıyordu.

HDP Diyadin İlçe Eş Başkanı Orhan Tunç'un aktardığına göre, "Budak ve İlboğa 11 Nisan'da saat 05.00 - 05.30 civarlarından tören hazırlıkları için Diyadin'e yaklaşık 12 kilometre uzaklıktaki etkinlik alanına hareket etti."

Telif hakkı SINAN ONUS
Image caption Cezmi Budak'ın taziye çadırı.

"06.00 civarlarında platformun kurulduğu bölgeye geldiklerinde, geceden mevzilendiği öğrenilen askerlerin ateşiyle karşılaştılar."

Tunç'a göre "Askerlerin ateşiyle Budak yaşamını yitirirken, İlboğa da ağır yaralandı. Bu sırada o yakınlarda bulunan PKK'lılar da askerlere ateş açtı".

Vali Işın ise gerek yerel kaynakların gerekse HDP ve DBP'li yetkililerin açıklamalarını kabul etmiyor.

Askerin tedbir amaçlı bölgede bulunduğunu, ilk çatışmanın da TSİ 03.40'ta başladığını belirten Vali, o sırada Budak ve İlboğa'nın çadır benzeri kapalı bir mekanda, PKK'lılarla birlikte olduğunu söylüyor.

Askerin "Teslim olun" çağrısına ateşle karşılık verildiğini ve çatışmanın başladığını söyleyen Vali, "Bunlardan birisi orada ölüyor, birisi de ağır yaralanıyor. Nasıl oluyor da saat 06.00'da gidiyorlar oraya" diyor.

İlgili haberler