Ünlü ve Keskin: Leyla ile Mecnun filmi planımız yok

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Londra Türk Film Festivali için Londra'ya gelen Yazar, Yönetmen ve Yapımcı Onur Ünlü ve Serkan Keskin Leyla ile Mecnun'un filmini çekmeyi düşünmediklerini söyledi ama "İtirazım Var"ın devamı gelecek.

Onur Ünlü'nün çalışmaları festival kapsamındaki "Onur Ünlü filmleri" bölümünde gösterildi.

BBC Türkçe'nin Periscope hesabından canlı yayınlanan (Söyleşi Periscope uygulaması kullanarak izlenebiliyor) söyleşiye Ünlü ve son filmi "İtirazım Var"da İmam Selman Bulut'u canlandıran Keskin'e Londra seyircisini sorarak başladık;

Onur Ünlü: Vallahi İyiydi. Bizim bir seyircimiz var. Bizim de içinde bulunduğumuz bir grup insanız aslında. Onlar bizim filmlerimizi seviyorlar. Burada da geldiler yoğun ilgi gösterdiler sağolsunlar. Beraber izledik, sonra söyleşi yaptık. Ecnebiler de vardı, İngilizler de vardı Türkler de vardı.

Siyasiyse "Aşkolsun", ahlakiyse "Yazıklar olsun"

BBC Türkçe: İtirazım Var'ın Türkiye'deki gösteriminde sorunlar oldu. Başta +18 sınırı getirildi? İtirazım Var'da yetkililerin neye itirazı vardı?

Onur Ünlü: Biz anlamadık. Bu karar siyasi bir kararsa eğer aşk olsun. Ahlaki bir kararsa aynı zamanda ahlaksız bir karardır. Ahlaksız bir kararsa yazıklar olsun. Daha da acayibi ahlaki bir karar veren insanların ahlakını kim tespit edecek gibi sorular çıkıyor ortaya. Bir grup insan bu filmin ortalama ahlaka uygun olmadığını söylediler.Gerekçede böyle bir şey yazıyordu. Peki onların ahlakını kim biliyor? Bu filme ahlaksız diyenlerin ahlakını kim ölçüyor? Böyle bir paradoksal durum çıktı ortaya. Anlamadık, hala ben anlayabilmiş değilim. Sonrasında başka şeyler de yaşandı. Festivallerde bu sansür kafası devam etti. Biz devam ediyoruz ama film yapmaya.

Telif hakkı v

BBC Türkçe: Sinema üretimi açısından Türkiye'deki toplumsal ve siyasal ortam için ne diyorsunuz? Kendinizi hiç otosansür yaparken buldunuz mu?

Onur Ünlü: Yok ben hiç bir zaman aklımdan geçmedi. Bir şey yapıyoruz, daha sonra bunun bir sonucu varsa bu sonuca katlanılır. Tabi ki öyle olmaması gerekiyor ama öyle olacaksa da olur. Ben şahsen otosansür yapmıyorum. Bir sürü yönetmen arkadaşım da öyle.

BBC Türkçe: Birbirinizi çok iyi tanıyorsunuz. Yıllardır birlikte çalışıyorsunuz. Nasıl başladı bu birliktelik?

Onur Ünlü: Biz yıllar önce başladık. Ben Serkan'ı Semaver Kumpanya'nın başlamasından bu yana takip ediyordum. O ekibin oyunlarına gidip geliyordum. Daha sonra sanırım Güneşin Oğlu'nda bir rolde çalıştık ilk Serkan ile. Ondan sonra devam ettik ama asıl uzun ve büyük çalışmamız Leyla ile Mecnun'la oldu.

'Leyla ile Mecnun'

BBC Türkçe: Leyla ile Mecnun sizin için tam olarak ne? Artık geçmişte kalması gereken güzel bir anı mı yoksa bir gün kapağı yeniden açılacak bir proje mi?

Onur Ünlü: Leyla ile Mecnun bizim için çok şey ifade ediyor. Ayrı ayrı, her birimiz için tek, tek kendi kişisel yaşamamızda. Ama bir sürü birbirini seven insanı bir araya getiren, sadece ekibi değil seyircileri de kastediyorum, tuhaf bir çeşit bir topluluk yaratmış bir iş. Biz başladık ve sonra her birimizi tek tek aştı. Hatta o kadar ki, seyirci Leyla ile Mecnun'u bize karşı savunmaya başladı. Biz bazen sağda solda, bir şeyler söylüyoruz, O anın gerektirdiği espriler yapıyoruz. Ona bile alınıyor seyirci. Üzerine bir şeyler yaptık, başka şeyler yaptık. Başka arkadaşlarımız başka şeyler yapıyorlar. Şu an için Leyla ile Mecnun'u tekrar yapmak ya da filmini yapmak gibi bir planımız yok. Düşünmüyoruz.

Ben İsmail Abi değilim, Serkan Keskin'im

BBC Türkçe: İsmail Abi sizin için ne ifade ediyor? Sürekli İsmail abiyle anılmak sizi rahatsız ediyor mu?

Telif hakkı v

Serkan Keskin: İsmail Abi tabii ki benim hayatımda çok önemli, çok sevdiğim ve hala çok özlediğim, günün birinde mutlaka tekrar olsun diye çok istediğim bir karakter. Ama gerçekten İsmail Abi'yi çok sevip, İsmail Abi diye seslenen insanların o özlemini anlıyorum ama şöyle şeyler bazen rahatsız ediyor. Bir film yapıyorsunuz, başka bir karakter yaratıyorsunuz. Ama çok emek harcayıp, ona benzemesin diye düşünüp bir şey yaratıyorsunuz kendinizce ve tabii ki "Güzeldi ama bir İsmail abi değil, bizim içinse İsmail Abi'sin denmesi birazcık kırıcı oluyor. Ben İsmail Abi değilim çünkü, ben Serkan Keskin'im. Her oynadığım karakter, sinemada, televizyonda, tiyatroda. Tabi ki İsmail Abi yaşandı ve en özellerinden biri ama şu an yok. Hayatım boyunca İsmail Abi kıyaslaması yapılması zor birşey, kötü bir şey.

Onur Ünlü: Leyla ile Mecnun'u insanların çok sevdiğini biliyorum. Herkes gerçekten çok seviyor ama bizim kadar hiçkimse sevemez. Öldürürüm adamı!!!

'Bir gün noktayı koyacağız'

Serkan Keskin: Oradaki kadro denk gelen bir kadro oldu. Ben kendi adıma, hissediyorum veya umut ediyorum bilmiyorum ama bence bir gün onunla ilgili bir araya gelinecek. Nokta koymak anlamında değil ama, yarım kalan, havada kalan gibi hissedilen bu durum, bizim kursağımızda kalan bu durum, bir taraftan da acıklı bir durum bu mutlaka bence o zaman gelecek ve noktalıyacağız gibi hissediyorum.

Onur Ünlü: Ama bugünden yarına bir şey değil.

Serkan Keskin: Şimdi bir Selman Bulutçular var, bir İsmailciler var. Selman Bulut az olsa da bir Selman Bulut kitlesi de var. Bu tabi ki çok güzel bir şey.

BBC Türkçe: Yönetmenliğini Ali Atay'ın yaptığı, başrolünü oynadığınız Limonata nasıl bir film?

Telif hakkı v

Onur Ünlü: Limonata çok tatlı, ne yaptığını bilen, hikayesini çok iyi anlatan, çok iyi oynanmış, çok iyi çekilmiş bir film. Ben tabii tarafsız olamam, çünkü kardeşlerimin filmi. Ama ben de mesleki olarak, yönetmen olarak dışarıdan bakabiliyorsun, bence çok tatlı film. Çok şey vaat ediyor, bence izlemeliler.

'Beş Kardeş Haziran'da, İtirazım Var'ın devamı geliyor'

BBC Türkçe: Yeni projeleriniz var mı?

Onur Ünlü: Seneye falan İtirazım Var'ın devam filmini çekmeyi düşünüyoruz. Beş kardeş diye bir film çekiyoruz, beş bölüm yayımlandı durdu. Hatta önümüzdeki hafta tekrar çekmeye başlayacağız onu. Haziran falan gibi yayımlanacak. Bir de büyük olasılıkla bir film daha yapacağız. Şimdilik çok şey söylemiyoruz ama ekibin büyük kısmının olduğu bayağı büyük bir film olacak o. Bir Romeo ve Juliet uyarlaması olacak.

BBC Türkçe: Takipçilerimizin en çok sorduğu sorulardan biri "O gemi bir gün gelecek mi?"

Serkan Keskin: Geminin gelmesi değil hala umut etmemiz güzel olan tarafı. Belki işte noktayı koyduğumuz zaman o gemi o zaman gelecek yani.

Onur Ünlü: O gemi gelecek mi bilmiyoruz ama gelmeyecek değil.

'Leyla the Band fazla büyüdü'

BBC Türkçe: Leyla the band'e ne oldu? Geri gelecek mi?

Serkan Keskin: Leyla the band de Leyla ekibinin içinde olduğu, çok sevdiğimiz, bir arada keyif aldığımız, çalıştığımız, eğlendiğimiz bir şeydi. Sonradan büyük bir şey haline geldi. Büyük bir şey haline gelmesi keyfimizi kaçırdı galiba çünkü işimiz değil.

BBC Türkçe: Semaver Kumpanya sizin için çok önemli. Mesainizin büyük kısmını oraya veriyorsunuz ?

Serkan Keskin: 2002'de açtık. Bu zamana kadar hiç bırakmadan ayrılmadan orayla büyüdük. Çok sevdiğim, tüm hayatım boyunca var olmasını istediğim bir yer. Beraber kurduğumuz, yaşadığımız, hepimize ait olan bir şey. Semaver Kumpanya'nın kapısından hiçkimse gönderilmemiştir. Öğrenci şu kadar tam şu kadar ama. Bilet parası ödeyemiycek arkadaşlarımız 13 sene boyunca kapıda kalmamıştır. Buyursunlar gelsinler.

BBC Türkçe: Serkan Keskin senaryo yazıp yönetmenlik yapacak mı?

Serkan Keskin: Tiyatroda oyun yapıyorum. Bazen hevesleniyorum ama galiba ben sadece oynayacağım.

Onur Ünlü: Bence çekecek. Benim tahminim o.

'Gezi'de sokağımızı, evimizi savunduk'

Telif hakkı f

BBC Türkçe: Gezi'ye destek vermiş olmaktan dolayı bir pişmanlığınız var mı?

Onur Ünlü: Yok tabi ki yani. Orası bizim mahallemizdi. Mahallemizi savunduk. O zaman oradaydık, hala ordaydık. Orası bir sokak ve bizim sokağımız. Evimiz orası bizim. Evimizi savunduk. Bundan dolayı o oldu, bu oldu. Keşke olmasaydı demek bir tarafa, iyi ki de böyle oldu diyoruz.

BBC Türkçe: Gezi'yle ilgili bir film çekme durumunuz var mı?

Gezi'yle ilgili film yapılabilir. Bir sürü insan bunu düşünüyor ama bir şeyin biraz daha oturması lazım, hakkının verilmesi lazım. Böyle şeyler heyecanla yapıldığında çiğ kalabiliyor. Ama bir taraftan, birisi mutlaka yapacak. Hatta geçen şeyi düşündüm; "ilk bunu ben yapayım da sopayı yiyeyim falan diye" Sırf sopayı yemek için bir Gezi filmi yapıp, sinemacı arkadaşlarımı rahatlatabilirim. Çünkü ilk film, kim çekse, ne çekse olmayacak. Çeken ağzıyla kuş çekse o film beğenilmeyeceği için onun için kimse bir şeye yanaşmak da istemiyor. Ama ben yapabilirim, alışığım sopa yemeye.