HDP'nin Kadın Seçim Büroları: 'Misafirliğe gider gibi geliyorlar'

Telif hakkı Hatice Kamer

Halkların Demokratik Partisi (HDP), yarıdan fazlası kadın adaylardan oluşan bir liste ile seçime giriyor. Parti yönetimi de Eş Başkanlık sistemine dayanan HDP, bu dönem kadınlar için yeni bir uygulama daha başlatarak "Kadın Seçim Büroları" açtı.

Diyarbakır ve ilçelerinde de iki haftadır 7 Kadın Seçim Bürosu açıldı. Fikir de Diyarbakır'dan çıkmış. Seçim çalışmaları sırasında kadınlar özgür bir şekilde seçim bürolarına gidemediklerini söyleyince HDP'nin Kadın Meclisi de bu fikri pratiğe geçirme kararı almış.

Ayhan Doğual, HDP Sur İlçesi Kadın Seçim Bürosu sorumlusu. "Civar mahallelerden gelen kadınlar, sabah işlerini bitirip küçük çocuklarının elinden tutup misafirliğe gider gibi, büroya geliyorlar. Sorunlarını paylaşıyorlar, biz de parti çalışmalarımızı anlatıyoruz, kendimiz tanıtıyoruz."

Sabah dokuzda açılan bürolar, yoğunluğa göre akşam dokuza kadar açık kalabiliyor. Bütün seçim bürolarında olduğu gibi burda da çaylar ücretsiz. Bir de akşama doğru gençlerin katılımıyla müzik ve halay da oluyor. Büroda hergün altı görevli kadın bulunuyor.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption Kadın Seçim Bürosu'nun civarında bekleyen panzerler

Gelip gidenlere çay yapıp ikram ediyorlar. Mahalleden gelen kadınlara neredeyse bir tür sosyal danışmanlık hizmeti de veriyorlar.

'Haremlik selamlık değil'

Şükran Leygara büroda görevli bir diğer HDP'li. "Haremlik selamlık olsun diye değil, erkeklerin olduğu seçim bürolarına gidemeyen kadınların da gidebileceği bir yer olsun diye bu merkezleri açtık" diyor.

Saat öğlene yaklaşırken büroda pek kimse yok. Ayhan Doğrual kadınların akşama doğru geldiğini söylüyor.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption Büroda kadın milletvekili adaylarının, öldürülen kadınların fotoğrafları afişleri dikkat çekiyor

Büro HDP bayrakları ve Diyarbakır adaylarının resimleri ile donatılmış. Duvarlarda da Özgecan'dan Sakine Cansız'a Kobani'de hayatını kaybeden YPG'li kadın savaçılara kadar birçok kadının fotoğrafları asılmış.

Büronun açıldığı yer aslında bir kahvehane. Arada kahvenin daimi müşterileri olan yaşlı adamlar da geliyor, ama buranın kadın seçim bürosuna dönüştürüldüğünü öğrenince geri gidiyorlar.

"Erkekler giremez diye bir kuralımız yok, kapımız herkese açık ama kadın bürosu olduğunu duyunca birçok kişi geri gidiyor. Hatta 'Kadınlar da büro açtıysa işimiz Allah'a kaldı, artık onları durdurmayız' diyerek tepki gösterenler bile oluyor" diyor Ayhan.

'Kadınlar rahatça derdini anlatıyor'

Şükran da "Burada sadece siyaset tartışılıp partimizin seçim propagandası yapılmıyor. Kadın geliyor, kocası cezaevinde, oğlu işsiz, gelip burda dertleşiyor. Geçenlerde Bağlar ilçesinden bir kadın geldi, bazı sorunları varmış, anlattı. Bulunduğu ilçenin bürosuna tanıdıkları olur kaygısyla gitmemiş, bize geldi. Biz de sorununa göre ilgili yerlere yönlendiriyoruz" diyor.

50 yaşındaki Şükran Leygara, HEP döneminde Diyarbakır Dağkapı Meydanı'nda ilk defa kutlanan Nevruz'u hatırlatıyor. " Leyla Zana o zaman HEP adayıydı. Meydanda polis hepimize saldırmıştı, ben de çok hırpalandım ama buna rağmen sonra bayramımızı kutlamıştık. O gün polislerden gördüğüm o şiddetten sonra, aktif bir şekilde parti çalışmalarında görev alıyorum" diyor.

Ayhan da 12 Eylül darbesi sırasında, Kürt derneklerine üye olan eşinin aylarca işkence gördüğünü, bu olaylarla siyasi bilincinin geliştiğini ve HEP döneminden beri siyasetin içinde olduğunu söylüyor.

'Annemizi alıp geleceğiz'

21 yaşındaki Arzu ve 18 yaşındaki Bejan, Alipaşa'da oturan akrabalarını ziyarete giderken müziği duyup büroya gelmişler. " İlk defa bir seçim bürosuna geliyoruz. Diğer bürolarda erkekler de var, ailemiz öyle yerlere gitmemize izin vermez. Fakat buraya ses çıkarmazlar" diyor Arzu.

"Burayı yeni öğrendik, yarın annemizi de alıp geleceğiz" diyorlar.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption 'Erkeklerin olduğu seçim bürolarına gitmelerinden eşleri, aileleri rahatsız olan kadınlar kadın bürolarına geliyor'

Okula giden bir grup lise öğrencisi de okula gitmeden önce büroya gelip, müzikle birlikte halay çekip "hadi bize iyi dersler" diyerek ayrılıyorlar.

Sekiz çocuk annresi Remziye Arslan, iki torunun elinden tutup büroya gelmiş. " Hergün fırsat buldukça geliyorum. Seçim bürolarına gidiyordum ama oralara erkekler de gittiği için eşim rahatsız oluyordu. Buraya gelmeme ses çıkarmıyor. Büroya gelince dünyada ne oluyor, ne bitiyor öğreniyorum. Kızım da öğleden sonraları gelip burada def çalışıyor, kızlar halay çekip şarkı söylüyorlar, güzel geçiyor" diyor.

'AK Parti'ye en çok oy Sur ilçesinden çıkıyor'

Sur ilçesi, Diyarbakır'ın içinde en çok göç alan ilçelerden biri ve yoksulluk yaygın.

"Hükümetin verdiği sosyal yardımlar burada karşılık buluyor. Ak Parti'ye en fazla oy bu bölgeden çıkıyor " diyen Şükran, her gün mahalleleri gezip ev ziyaretleri de yaptıklarını söyleyerek "İnsanlara sosyal yardımın bir lütuf değil, sosyal bir hak olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption Seçim bürosundan gelen müziği duyan İtalyanlar gelip halaya durdu

Son günlerde büronun çevresinde konumlanan panzerleri gösteren Ayhan, "Özellikle seçim müziğinin sesini yükselttiğimizde parkta oturan kadınlar çocuklarıyla birlikte büroya geliyor. Ama panzerler artık o kadar biber gazıyla özdeşleşmiş ki, büronun etrafında onları gören kadınlar, saldırı olur endişesiyle çekinip evlerine gidiyorlar" diyor.

Bir süre sonra müziği duyan İtalyan bir turist grubu da büroya gelerek burada bulunan kadınlarla birlikte halay çekmeye başlıyorlar.

İlgili haberler