Erzurumlu seçmen AKP ve MHP arasında gidip geliyor

Telif hakkı Cagl Kasapoglu

5 Haziran, Cuma

Erzurum’da sağ partilerin ve cemaatlerin neden öne çıktığını araştırırken, siyasi havanın da sokağa nasıl yansıdığını seçmenlere sordum.

Şehir merkezinde tercihlerin yine AKP ve MHP arasında gidip geldiği anlaşılıyor.

Emekli Bünyamin Onat daha önce AKP’ye oy vermiş. Şimdi ise Erzurum’un ekonomik olarak geri kalmasından şikayetçi ve bu sefer oyu MHP’ye.

"Doğal gazda indirim yapılsın, yakıt parası çok yüksek. Kaban alamıyoruz, plastik bot alamıyoruz. Burası kış memleketi. Eskiden AKP çıraklık dönemi dedi, sonra kalfalık, sonra ustalık. Ne ustalığı, hizmet göremedik ki?” diyor Bünyamin Onat.

Buse Bulut ise Yakutiye Parkı’nda bir bankta, çocuğuna bozkurt işareti yapmayı öğretiyor. Sarışın, bakımlı genç bir kadın. "Kendisini bildi bileli bir Asena’ymış.”

"Etraf ne der?" endişesiyle fotoğrafının çekilmesini istemiyor. Siyasi görüşü hakkında ise şunları söylüyor:

"AKP hastaneler yaptı memnunuz ama doktor az. Ben ülkücüyüm, hep MHP’ye oy verdim, millet sevgisi söylemleri nedeniyle onları seviyorum.”

Telif hakkı Cagil Kasapoglu

'Erdoğan çok yakışıklı, dürüst, adaletli'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitingi için İstasyon Meydanı’nda toplanan kalabalık arasındaki İmam Hatipli genç kadınlar ise oylarını AKP’ye vereceklerini söylüyor. Nedenini sorunca verdikleri yanıtlar, Erdoğan sevgisine işaret ediyor:

“Çok yakışıklı, çok dürüst, adaletli, sözünde duruyor.”

"Başkanlık Sistemini de destekliyoruz.”

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Erzurumlu AKP'li kadınlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hayran

İçlerinden Sera Nur ise AKP’nin ve Erdoğan’ın kadın hakları konusunda daha çok çalışması gerektiği görüşünde:

"Kadın cinayetleriyle yeteri kadar ilgilenmiyorlar. Sahip çıkmalılar. Daha çok ilgi gösterirlerse kadın cinayetleri sona erer. Mesela kızları okula gitmeye teşvik etmeliler. Kızların okutulması için çalışmalı. O biraz eksik AKP’de.”

Öğrencilerin bir talebi daha var iktidardan:

"İmam Hatiplerde karma eğitim olsun. Erkekler olunca kızlar daha edepli oluyor.”

AKP’yi destekleyen Ahmet Budak da "yapılan yollar, gerçekleştirilen icraatlar, çözüm süreciyle ölümlerin sona ermesi" nedeniyle yine AKP’ye oy verecek. 17-25 Aralık operasyonlarının da "AKP’nin üzerine atılan bir çamur" olduğu görüşünde.

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Ahmet Budak: 17-25 Aralık operasyonları, AKP'ye atılmış bir çamurdur

Mahallebaşı'nda HDP'ye destek

Erzurum’da Kürtlerin yoğun yaşadığı Mahallebaşı semtinde ise HDP’nin muhafazakar adayı Seher Akçınar Bayar’a destek var. Yerel seçimlerde BDP de yüzde 6,2 ile ilin güneyinde dört ilçede belediye başkanlığı kazanmış, oy potansiyelini arttırabileceğinin işaretini vermişti.

Aralarında daha önce AKP’ye oy verenlerin de bulunduğu Mahallebaşı'nda HDP tercihinde öne sürülen ilk gerekçe de "Kürt partisi olması."

Semtte manav Kemal Koçak HDP’ye oy verecek. Daha önce ailesi AKP’ye oy vermiş. Kemal Koçak'ın şimdiki tercihinin gerekçesi de "HDP’nin özgürlüklere, demokrasiye ve Kürtlere sahip çıkması."

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Kemal Koçak: HDP özgürlüklere, demokrasiye ve Kürtlere sahip çıkıyor

_______________________________________________________

Telif hakkı Cagil Kasapoglu

1 Haziran, Pazartesi

Seçim kampanyalarını izlemek için gittiğim Ağrı’nın Diyadin ve Doğubeyazıt ilçelerinde birkaç köyü ziyaret etme fırsatım da oldu.

Önce Nisan ayındaki fidan ekim etkinliğinde güvenlik güçleri ve PKK'lılar arasında çatışmanın çıktığı Diyadin’in Yukarıtütek Köyü'ne gittim.

Uzandığı dağın hemen ardında PKK kamplarının bulunduğu 20 haneli bir köy burası. 1992-2000 arası boşaltılmış, daha sonra geri dönüşler başlamış.

Hayvancılıkla uğraşan Fırat Yenigün, "Köyden AKP’ye de oy çıkıyordu ama artık tavır değişiyor" dedi. Bunun sebeplerinden birini de, "çatışmaların provokasyon olarak görülmesi" şeklinde açıkladı.

Fırat Yenigün, Nisan ayında yaşananlarla ilgili olarak ise şunları söyledi:

"Sabah 6’ydı. Biz fidan dikmeye gidecektik. Askerler panzerlerle geldi çevreledi. Tepeleri tutmuşlar, gidemedik. Mahrumiyet bölgesi burası, festival olacaktı."

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Yukarıtütek Köyü’nde çatışma çıkan yerde fidanlar ekilmiş

Yukarıtütek Köyü'nden çıkıp tepelere vardığımızda çatışmanın yaşandığı noktayı görebiliyorduk. Fidanlar ekilmiş.

Biraz ilerdeki Boyalan Köyü'nde elinde "kuş ekmeği" (madımak otu) toplayan Nuran Yardımcı’yla konuşuyoruz.

'Oyumuzu kendimize, HDP'ye vereceğiz'

Nuran’nın 20 yaşındaki kardeşi Nisan ayındaki çatışmadan sonra PKK’ya katılmış. "Zaten hep istiyordu, o olaydan sonra da dağa çıktı" diyor Nuran.

Ailesinden son iki yılda 3 kişi katılmış PKK'ya. Nuran, konu siyasete gelince de, "Biz Kürt olduğumuz için oyumuzu kendimize, HDP’ye vereceğiz" diye konuşuyor.

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Diyadin'de kahvedeki esnaftan AKP'ye de oy verecek var, HDP'ye de

Köylerden Diyadin’e indiğimizde görüştüğüm esnaf arasında HDP’ye destek çıkanlar kadar sık sık daha önce AKP’ye oy verenlere de rastladım.

İlçe merkezindeki kahvede görüştüğüm esnaf AKP için, "Makarna verdi, kömür verdi, o yüzden buralardan onlara çok oy çıktı" diyor. Salih Bakır ise şimdi oyların kayabileceği görüşünde:

"Kürt halkı çok verdi Erdoğan’a. Ama o şimdi kaçak sarayda ceylan eti yerken, biz bir kilo domatesi zor alıyoruz."

Patnos ve Eleşkirt'te AKP'ye destek

İlçede AKP’nin seçim lokaline de uğruyoruz. Tesadüf mü değil mi bilemiyorum ama lokal boş.

Lokalin çaycısı, "Kimse benim yanıma gelmiyor ki, tek başıma oturuyorum öyle" diyor. AKP’nin nerelerden destek aldığını sorduğumda ise genelde Patnos ve Eleşkirt ilçelerinin adı geçiyor.

Diyadin’den sonra İran sınırı yönünde Doğubeyazıt’a, Ağrı Dağı’na doğru ilerliyoruz. Ağrı Dağı’nın görkemine bakarken, bir yandan da eteklerinde tarihe kazınan ayaklanmalar geliyor aklıma.

1926 yılında İhsan Nuri Paşa’nın yönettiği isyanlar, 4 yıl sonra ordu tarafından bastırılınca Milliyet gazetesi 19 Eylül 1930'da olaylara ilişkin bir karikatür yayımlamıştı. Karikatürde Ağrı Dağı, tepesine dikilen bir mezar taşıyla resmedilmiş, taşın üstüne de “Muhayyel Kürdistan burada metfundur (Hayali Kürdistan burada gömülüdür)” yazılmıştı.

Doğubeyazıt’ın Demirtepe Köyü'ne (Celal Köy) ilerlerken geçtiğimiz Alaca Köprü (Pira Belek) de o isyanlarda gözetleme kulelerinin bulunduğu noktalardan biriymiş.

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Alaca Köprü geçmişte Kürt isyanlarında gözetleme noktası olarak kullanılmış

Ağrı Dağı’nın eteklerinde küçük bir köy olan Demirtepe’ye vardığımızda Ayşe Aylanç ile gelinleri Günel Kara ve komşuları İsmet Tayüllülar ile görüşüyoruz.

“Eskiden Ecevitçiydik biz” diyor İsmet Tayüllülar ve ekliyor:

“İşçinin, emekçinin yanındaydı. 1990’dan sonra da Kürt partilerine verdik.”

Köyde AKP’yi destekleyenler de varmış. İsmet Tayüllülar köyde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sevenlerin çok olduğunu ama halkın genellikle "Kobani düştü düşecek", "Kürt sorunu yoktur" sözlerinden rahatsızlık duyduğunu söylüyor.

'Sosyal yaşam yok, ekonomi yok'

Ayşe Aylanç’a da köyde ne gibi sıkıntıları olduğunu sorduğumda, "Sosyal yaşam yok, ekonomi yok, yapacak hiçbir şey yok, ruhsal olarak da sıkıntı yaşıyoruz" yanıtını veriyor.

Telif hakkı Cagil Kasapoglu
Image caption Ayşe Aylanç: Ruhsal olarak da sıkıntı yaşıyoruz

Bölgenin sularında flor oranı yüksekmiş. Ayşe Aylanç ona da tepki gösteriyor:

"Bak çocuklarımızın hepsinin dişleri sapsarı, sudaki flordan oluyor. Eskiden eşeklerle su taşıyorduk, şimdi en azından su var ama merkezden flora bir çare bulsunlar."

Bu bölgelerde eğilimleri seçim sonucunda belirleyici olacak gibi görünen köylülerin beklentileri, taşranın dertlerine çözüm bulunması.

__________________________________________________________________

Sasonlu korucular: Çocuğa karşı elim nasıl silaha gitsin?'

Telif hakkı CAGIL KASAPOGLU

26 Mayıs, Salı

Genel seçim öncesi Güneydoğu'nun en çok tartıştığı meselelerin başında çözüm süreci var. Süreçteki soru işaretlerinden biri de, köy korucularının ne olacağı.

Batman, korucuların en yoğun olduğu iller arasında. Merkeze yaklaşık 60 kilometre mesafedeki Sason ilçesinde yaklaşık 1200 kadrolu, 400 kadar da gönüllü korucu var.

Korucularla görüşmek için, anca dolunca kalkan o dolmuşlardan birine bindim.

Görkemli Mereto dağının karlı tepesinin bizi yalnız bırakmadığı, tertemiz havanın, çilek kokularının içimize işlediği ve Sason çayının huzur veren güzelliğinin eşlik ettiği bir yolun sonunda Sason merkeze varabildik.

Kendimizi küçücük hissettiren dağların arasından da Sason'un Boğazkapı ve Ergünü köylerine gittik.

Kim bilir neler yaşandı o dağlarda? O çayda akan sadece tatlı su muydu acaba?

Konuştuklarımın çoğu 90'lı yılların başından bu yana silahlı. Genellikle de geçim sıkıntısından koruculuğa başvurduklarını söylüyorlar.

1991'den bu yana eşiyle beraber silahıyla dağı bekleyen Ferzande Bilmez, 'kan davası' nedeniyle 11 yıl cezaevinde yatmış.

Telif hakkı CAGIL KASAPOGLU

O yıllar boyunca dini okumalar yapmış ve hapisten çıkınca imam olmak için başvurmuş.

Fakat sicilinden dolayı "Senin eline imamlık değil, silah veririz" denilince kadrolu korucu olmuş. Eşi Aynur Bilmez de korucu.

Çözüm sürecine 'destekleri tam' fakat silah bırakması gerekenin önce kim olduğu konusunda tartışmaların sonu yok.

Mesele sandık olunca da, kimse rengini açıktan belli etmiyor. Ama HPD ile AKP arası bir tereddüt yaşandığı anlaşılıyor.

Aslında HDP eğilimi yeni değil, köyde konuştuklarım zamanında korucular arasında HADEP'e de oy çıktığını söylüyor.

Yıllarca AKP'ye oy veren Ferzande'nin şimdi tereddüt etmesinin sebebi "AKP'nin genel af çıkarmaması."

1992'den bu yana koruculuk yapan Memduh Baydok ise "çözüm sürecini, barışı getirdiği için oyunu Erdoğan'dan yana", yani AKP'den yana kullanacak.

Mesut Bulut 15 yıldır gönüllü koruculuk yapıyor. "Kadrom yok, kadro istiyoruz" diyor.

"Kadro mu? Barış süreci diyorsunuz, barış olsun diyorsunuz bir de korucu olarak kadro mu istiyorsunuz? Çelişkili değil mi?"

"Hayır" diyor, "Bu kadar insanı başı boş bırakmaya hakkı yok devletin, maaş bağlaması lazım, sigorta yok, maaş yok."

"Madem bunca zaman para almadınız, 15 yıldır neden devam ettiniz gönüllü koruculuğa?"

"Yahu bize ha bugün ha yarın bağlayacağız dediler, bekledik..."

İçişleri Bakanlığı'nın 'Kamu Düzeni ve Güvenliği' bölümünden uzmanlar, koruculuğun ıslahı için bölgede görüşmeler yürütüyor bir yandan.

Korucular barış durumunda devletin başka bir kurumunda yeniden görevlendirilmek istiyor.

'Önce dağın diğer tarafı silah bıraksın'

Ergünü köyündeki bir kahvede kimileri 84'ten, 95'ten bu yana dağları bekleyen korucularla konuşuyoruz, fakat fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar.

Ramazan Andıç 20 yıldır korucu. Silahı ona da babasından geçmiş. O da silahını oğluna mı teslim edecek diye sorduğumda "Allah nasip etmesin" diyor.

Korucularla ufak tabureler üstünde konuşurken, arkada sert sert okey oynayan biri kızıyor, bağırıyor bize: "Siz niye bizimle konuşuyorsunuz, gidin dağın diğer tarafıyla konuşun. Kendimizi korumayacak mıyız?"

Ağabey, 'dağın diğer tarafı'nın silah bırakmasını istiyor önce.

"13 yaşındaki çocukların eline silah verip 60 yaşında benim gibi insanların karşısına çıkarıyorlar. Elim gitmiyor ki silaha onlara karşı. Nasıl gitsin?" diyor.

Sasonlu köy korucuları 1997'den beri bölgenin sakin olduğunu söylüyor.

Dönüş yolunda yine Mereto Dağı'nın karlı tepesi, Sason çayının çağıl çağıl sesi, çilek kokuları, gün sonu meltemi var yollarda...

O dağlara daha dikkatli bakıyorum dönüşte... Yanımdaki arkadaşım gösteriyor bu sefer. Varla yok arası bir korucu, elinde silahı... Bir daha bakıyorum, küçücük kalmış dağda dolmuşa bakıyor. Varla yok arası...

_____________________________________________________________________

Batman'da siyaset, seçim ve tiyatro

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

25 Mayıs 2015, Pazartesi

Genel seçimleri Güneydoğu'da takip ediyorum. İlk durağım geçen hafta vardığım Batman.

HDP'nin barajı geçmesi durumunda AKP'nin milletvekili kaybedeceği illerden biri burası. Batman'daki genel eğilimleri seçmenlerle, gazetecilerle, partilerle görüştüm.

Yarışın ilgi çeken isimlerinden Hüda Par'ın bağımsız adayı Aydın Gök ile seçim ve partisi üzerine konuştum; bir de korucuların sayısının en fazla olduğu illerden Batman'da, çözüm süreci ve seçimin korucular arasında nasıl değerlendirildiğini görmek için Sason'un köylerine gittim.

Ama onu yarın anlatırım.

Batman ziyaretimin belediyenin düzenlediği 6. Tiyatro Festivali'ne denk gelmesi de bana güzel bir sürpriz oldu.

Diyarbakır'dan Batman'a gelen Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi'nin Batman köylerinde oynadığı Kürtçe skeçleri izleme fırsatı da yakaladım.

Bölgede Batman'ın yanı sıra, Van ve Ağrı'yı da ziyaret etmeyi planlıyorum.

Amacım, seçimlerin boğulduğu yüzdeler ve rakamların seçmenler üzerinde ne gibi etkileri olacağını araştırmak.

Önümüzdeki günlerde haberleri ve izlenimlerimi BBC Türkçe 2015 Genel Seçim sayfasında paylaşacağım.

Hikayelerinizi, görüşlerinizi paylaşmak isterseniz bana Twitter hesabımdan ulaşabilirsiniz.

İlgili haberler