AKP, Diyarbakır'da seçime hangi strateji ile giriyor?

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption AKP'li aday Haşim Haşimi (soldan ikinci): Geçmişte atılan adımlar bu sürecin devam edeceğinin teminatıdır.

7 Haziran'daki genel seçimlere iki haftadan az bir süre kala, Diyarbakır'da seçim kampanyaları geçmişe kıyasla daha sönük geçiyor.

Kentte en güçlü partiler olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Adalet Kalkınma Partisi'nin (AKP) kampanyaları, bölgenin hassas noktası olan çözüm süreci üzerinden yürütülüyor.

AKP adaylarının kentte özellikle vurguladıkları noktalar; Kürt sorununa dair birçok tabunun iktidarları döneminde yıkıldığı, çözüm sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği sayesinde başladığı, sürecin devamı için anayasa değişikliğinin şart olduğu, bunun için de partilerinin sandıktan çok güçlü çıkmasının şart olduğu.

Ama acaba bu sözler halk arasında nasıl yankı buluyor?

Ulu Camii önünde oturup çay içen Memduh "Geçen yıl ile kıyasladığımızda çok fark var" diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption Ulu Cami önünde çay içen seçmenler: Verilen sözler yerine getirilmedi.

Daha önce Ak Parti'ye oy verdiğini, bu sefer ise çözüm süreci için verilen sözlerin yerine getirilmemesi üzerine HDP'ye oy vereceğini söylüyor.

"Barış olsun istiyoruz ama bölgede son olaylar ile AKP'nin çözüm üzerine verdiği sözü yerine getirmediğini gördük. Biz barış istiyoruz. Huzur istiyoruz. Askere giden çocuklarımız için kaygılanmak istemiyoruz" diyor.

Mehmet de cumhurbaşkanına seslenerek "Hani bize barış için söz vermişti, hani ülkeye huzur gelecekti. Neden sözünden döndün" diye soruyor.

Rakamlarla Diyarbakır

1.6 milyon

şehrin nüfusu

  • %17,4 olan işsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerinde

  • 241 milyon $ geçen yıl sağlanan ihracat geliri

  • 48 Mutluluk endeksinde Osmaniye ile 50'nin altında kalan iki ilden birisi

AFP

Liste sorunu

İrfan Altın, 21 yaşında bir üniversite öğrencisi. O, çözüm sürecini Ak Parti'nin başlattığını ve daha güçlenerek çıkarsa Kürt sorununu çözeceğini düşünüyor.

Diyarbakır'da çok açık ifade edilmese de Ak Parti'ye ilginin büyük olduğunu söylüyor. "En az üç milletvekili çıkacak" diyor.

İktidar partisi geçen seçimlerde kentte altı, BDP'nin desteklediği bağımsız adaylar ise beş milletvekili çıkarmıştı.

Arkadaşı Remzi Sevilen de Ak Parti'ye oy verecek. "Ülkeye ve bölgeye refah getirdiler. HDP'nin barajı geçip geçmemesi bir şey değiştirmez. Kürt sorunu değil, insanlık sorunu var ve bunu da ancak Erdoğan çözer" diyor.

Gençler "Bölgenin özel koşulları var" diyerek fotoğraflarını çekmeme izin vermiyorlar.

Aynı endişeleri taşıyan Murat da soyadını vermeden konuşuyor. Diyarbakır'da Ak Parti listesinden dolayı bir memnuniyetsizlik olduğunu ve olası oy kaybının da bu yüzden yaşanacağını ifade ediyor.

"Salim Ensarioğlu ve Haşim Haşimi dışındaki adaylar nüfuzlu değil. Oysa adaylar tanınan ve çözüm sürecinde aktif rol alan isimler olmalıydı." diyor.

2002'den beri Ak Parti'ye oy veren Murat, cumhurbaşkanının Kürt sorununa ve çözüm sürecine dair açıklamalarının süreci bitirmeye yönelik olduğuna da inanmıyor. "Kürtler çözüm sürecinde Ak Parti'ye ve Erdoğan'a güveniyor. Leyla Zana da Kürt sorununu ancak Erdoğan'ın çözeceğini söylemişti, zaman onu haklı gösterdi" diyor.

'Seçim döneminde sert demeçler olur'

Ancak Diyarbakır'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının AKP adaylarını zor durumda bıraktığını, ayrıca Kobani sürecinde bölgede yaşanan olaylardan sonra AKP'nin bölgede bir kırılma yaşadığını düşünenler de var.

Tigris Haber gazetesinden Mehdi Tanaman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı açıklamalardan dolayı AKP adaylarının kendilerini savunabilecekleri argümanların ellerinden alınmış olduğu görüşünde.

Geçen hafta AKP adayı Haşim Haşimi ile gazetecileri bir araya getiren bir toplantıda konuşan Mehdi Tanaman'a göre, AKP adayları seçim propagandası noktasında sıkıntı yaşıyor ve yapılan açıklamalardan dolayı zor durumda kalıyor.

AKP'nin Diyarbakır üçüncü sıra adayı Haşimi ise aynı toplantıda yaptığı konuşmada partisine çözüm konusunda gelen eleştirileri yanıtlarken, hem orduyu hem bürokrasiyi sürece ikna etmenin kolay olmadığını söyledi.

Haşimi "Anayasayı değiştirecek güce kavuştuğunda, AK Parti Kürt Sorunu'nu çözecek" sözünü verdi ve ekledi:

"Seçim dönemindeyiz, sert demeçler olabilir. Geçmişte atılan adımlar bu sürecin devam edeceğinin teminatıdır. Seçimden sonra İzleme Heyeti kurulabilir. Barajın aşılmaması ile süreç bitti denip kıyamet kopmaz. Kervan yolda düzülecek. Kürt Sorunu'nun çözümü silahların tamamen susması ile mümkün olacak."

Dar alanda kampanya

AKP'nin kentteki seçim stratejisinde bu yıl göze çarpan bir nokta daha var:

Diyarbakır birinci sıra adayı Cevdet Yılmaz dışında, partinin diğer adaylarının dar bir alanda seçim çalışması yürüttüklerini, geçen seçimlere göre halk arasına fazla karışmadıklarını söylemek yanlış olmaz.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun da AKP adaylarının halkla karşı karşıya gelmemek ve tepki görmemek için çekingen davrandıkları görüşünde.

Vahap Coşkun, "Diyarbakır'da ekonomik yatırımlar, yapılan hizmetler ve çözüm süreci üzerinden yürüyen bir seçim stratejisi yürüten AK Parti 12 yılda yaptıkları üzerinden hafızaya oynuyor. Bu yüzden de seçim sloganı olarak 'Onlar konuşur biz yaparız' sloganını kullanıyorlar" diyor.

Coşkun, Türkiye genelinde seçime katılımın düşük olması halinde HDP'nin barajı geçebileceği kanısında ve "AK Parti ve Cumhurbaşkanı bu yüzden her meydanda yüksek katılım için insanlara çağrı yapıyorlar" değerlendirmesini yapıyor.

Partinin halk arasına en çok karışan adayı olan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın yaptığı bir-iki esnaf gezisinde, halktan gelen soruların çoğunun çözüm süreci ve işsizlik üzerine olduğunu gözlemledim.

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption Diyarbakır esnafından Abdurrahim ve Fuat, seçim zamanı hatırlanmaktan şikayetçi.

Seçimden seçime hatırlanmaktan rahatsız olduğunu söyleyen esnaf, hayat pahalılığından da şikayetçiydi.

Cevdet Yılmaz'ın ziyareti sırasında mağazada alışveriş yapan ve soyadını vermek istemeyen Ayşe "Oy zamanı geldiğinde siyasetçiler meydan meydan dolaşıyor, sonra da yıllarca onları kimse görmüyor" yorumunu yapıyor.

Birgül de "Aslında ben HDP'nin son dönemdeki belediye hizmetlerinden de şikayetçiyim ama Diyarbakır'da en fazla oyu çıkaracak olan parti de HDP. Ben oyumu onlara vereceğim" diyor.

Vakıflar İş Hanı esnafından Abdurrahim ise "Bakan Bey geldi, selam verdi. Selamı baş göz üstüne, ama gidip konuşmadım." diyor, "Ne istediğimizi onlar çok iyi biliyor. Huzur istiyoruz. Biz de aynı vergiyi veriyoruz, aynı şekilde askere gidiyoruz ama eşitlik yok."

Bir başka esnaf, Fuat ekliyor: "Onları seçimden seçime değil, insanlar öldüğünde, huzursuzluk çıktığında yanımızda görmek istiyoruz."

İlgili haberler