HDP'li Baluken: Felaket senaryolarına gerek yok

Telif hakkı HATICE KAMER

Türkiye genelinde yüzde 10 barajını aşıp aşmayacağı merakla beklenen Halkların Demokratik Partisi (HDP), 2011 genel seçimlerinde Diyarbakır'da yine iddialı.

Dört yıl önce seçime bağımsız adaylarla giren parti (o zamanki adıyla Barış ve Demokrasi Partisi) kentte oyların yüzde 62'sini almış ve beş milletvekili çıkarmıştı.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) oy oranı ise yüzde 32, vekil sayısı da altıydı.

Diyarbakır HDP İl Örgütü basın çalışanı Ömer Taş, partilerinin son bir aydır Diyarbakır ve ilçelerinde ev ev dolaşarak seçim anketi yaptığını söylüyor.

Ömer Taş bu anketlere göre Diyarbakır'da yüzde 75 oy alacaklarını belirtiyor, "Bu da barajı aşmamız halinde Meclis'e Diyarbakır'dan dokuz milletvekili gönderebileceğimizi gösteriyor" diyor.

Peki Diyarbakırlılar da böyle mi düşünüyor?

Bu soruyu, Ofis ve Diclekent semtlerinde seçmenlere sordum.

Telif hakkı v

Ofis semtinde büfe işleten Kenan adlı bir seçmen, "AKP bu sefer Diyarbakır'da büyük bir oy kaybı yaşayacak. Çünkü hem Kürt Sorunu hem de çözüm süreci ile ilgili olarak son zamanlarda yaptıkları açıklamalar oy oranını düşürecektir. Bence AKP tabanında da bu yüzden HDP'ye kayışlar olacaktır" diyor.

TIKLAYIN - AKP'nin Diyarbakır seçim stratejisi

Memur olduğu için adını vermek istemeyen bir fizik tedavi uzmanı ise "Diğer partiler çirkinleşti ama HDP gittikçe güzelleşiyor. Bu yüzden Demirtaş'ın yüzde 9 oyuna ek olarak HDP yüzde 15'i bulur. HDP'nin çıkışı ile Erdoğan'ın çıkışı birbirine benziyor. Demirtaş çok önemli bir faktör. Tabii, (HDP İstanbul Milletvekili) Sırrı Süreyya Önder'i de es geçmeyelim" diyor.

HDP adayı: Hedefimiz yüzde 15

Telif hakkı HATICE KAMER

HDP Diyarbakır birinci sıra adayı ve İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken ise partilerinin Diyarbakır'da yüzde 65-67 bandında olduğunu söylüyor.

Baluken bölgede oy aldıkları kentlerin dışında Gaziantep, Malatya, Elazığ, Adana, Mersin, Antalya, Bursa, İzmir, Ankara gibi kentlerde de iddialı olduklarını belirtiyor.

HDP'nin bir diğer Diyarbakır adayı Feleknaz Uca da barajı aşacaklarına şüphelerinin olmadığını, parti olarak Türkiye genelinde yüzde 15'i hedeflediklerini vurguluyor.

Partinin üç Ezidi adayından biri olan ve Avrupa Parlamentosu'nda iki dönem milletvekilliği yapan Uca, "Hem Diyarbakır hem de Türkiye genelinde büyük bir sürpriz yaratacağız. Bazı polisler bile bize oy vereceklerini söylüyor." diyor.

'Kobani olaylarından kötü olur'

Diyarbakırlılar arasında yaygın endişe, HDP'nin barajı aşamaması halinde Kobani olaylarına benzer şiddet olaylarının çıkması. Ayrıca çözüm süreci için de HDP'nin Meclis'te olmasının çok önemli olduğuna inanılıyor.

Ofis semtinde ayakkabı mağazası olan Nail adlı bir seçmen, "HDP barajı geçmezse, Allah korusun ama Kobani olaylarından da kötü günler yaşarız" diyor.

Diyarbakırlı bu esnaf, Kobani olaylarındaki açıklamaları ve mitinglerde yaptığı konuşmaları ile Erdoğan'a olan sempatinin azaldığını da ekliyor.

Telif hakkı v

Ofis Postanesi'nde çocuk yardımı için kuyrukta bekleyen kadınlara selam vererek yaklaşıyorum.

Bingöllü olduklarını söyleyen iki kadına "Oy kullanacak mısınız?" diye soruyorum. "Evet, hangi parti hayırlısı ise inşallah o kazanır" yanıtını alıyorum.

"Peki hangisi hayırlı olur?" soruma cevap ise "HDP'ye de oy verdim, AKP'ye de. Ama ikisi de barışı daha tam olarak getiremedi. Hangisi getirirse o hayırlı olur. Şu an kararsızım ve hangisine oy vereceğimi bilmiyorum" oluyor.

Yüksel adlı kadın ise "Kürt Kürde oy vermeli. Benim oyum HDP'ye, bu sefer barajı mutlaka geçecek. Ben AKP'ye vermem. Bir Kürt olarak Kobani ile ilgili söylediklerini unutmadık daha" diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Fikret Katkıcı'nın ise bir telefon dükkanı var. Daha önce AKP'ye oy veren eşinin bu sefer HDP'ye oy vereceğini söylüyor.

Nedenini sorduğumda, "Eşim çok dindar. Daha önce AKP'ye oy veriyordu. Hem Ak Saray, hem 17 Aralık sürecinde yaşananlardan dolayı artık AKP'ye oy vermeyeceğini söyledi. Eğer oylarımız çalınmaz, haksızlık edilmezse HDP yüzde 13 bile çıkarır. Ama barajı geçemezse ben herşeyin çok kötüye gideceğini düşünüyorum. Kobani olaylarından daha kötü olaylar çıkar diye korkuyorum." cevabını alıyorum.

'Annem babamı HDP'ye oy vermeye ikna edemedi'

Telif hakkı v

Diclekent'te kuaförlük yapan 29 yaşındaki Umut ise daha önce hiç oy kullanmadığını ama bu sefer HDP'ye oy vereceğini söyleyerek ekliyor:

"Babam AKP'ye oy verecek. Annem HDP'ye oy vermesi yönünde bir türlü ikna edemedi onu. AKP'nin engelliler ve çocuklar için verdiği sosyal yardımların çok önemli olduğunu ve bu yüzden AKP'ye oy vermekten vazgeçmeyeceğini söylüyor. Elbette ki sosyal ve ekonomik refah çok önemli ama barış ve huzur olmadan her şey anlamsız kalıyor. Barışın gelmesi ve çözüm sürecinin devamı için HDP mutlaka barajı aşmalı. Aksi takdirde Kobani döneminde yaşanan olaylardan da beter günler yaşarız."

Baluken: Felaket senaryolarına gerek yok

HDP adayı İdris Baluken, partilerinin barajı geçmeyeceğine ihtimal vermediklerini ama barajı geçmemeleri halinde felaket senaryolarına gerek olmadığını söylüyor:

"Parlamento organının olması, partinin diğer çalışmalarını yansıtmak açısından önemli. Biz Meclis'e girmeden önce de legal bir parti olarak muhalefet ortaya koyuyorduk. Parlamentoya girmezsek muhalefetimize devam ederiz. HDP iki yılı aşkın zamandır devam eden çözüm sürecinde demokratik siyasetin alanını rahatlatmayı ve silahlı mücadeleye dayanan yöntemi demokratik siyaset alanı içine angaje etmeyi öngörüyordu. Ama saldırı ve provokasyonlar, sandık hileleri ile engellemelerle halkın çözüm iradesinin meclise taşınması önünde engeller yaratılırsa, tabii bir gerilim oluşur.

"HDP o gerilimin kaos ve çatışmaya evrilmemesi için üzerine düşeni yapar. Türkiye toplumu bir korku içinde olmamalı. HDP barajı geçmese bile çözüme dair barış ve huzura dair çabalamaya devam eder."

Telif hakkı v

"Kürt Sorunu Meclis'te çözülecekse HDP'nin Meclis'te olması önemli. Aksi takdirde iktidarın kendi çözüm anlayışını dayatması olur." diyen İdris Baluken, çözüm sürecinin ruhunun da zedelendiği kanısında:

"Biz elinde silah olan gerillaya şu cümleyi kurmak isterdik: 'Artık silahlara gerek kalmadı, demokratik siyaset önünde engeller kalktı, gelin birlikte siyaset yürütelim.' Tabii eğer HDP halkın iradesi ile değil, devletin ve hükümetin yönlendirmeli kampanyası ile Meclis dışında kalırsa, bizim bu cümleyi kurmamız için biraz daha fazla zamana ihtiyaç olur. Ama her halükarda biz o cümleyi kullanmak için bir ısrar içinde olacağız."

İlgili haberler