AK Gençlik seçime nasıl hazırlanıyor?

Telif hakkı Oyku Altuntas

AKP İstanbul İl Merkezi'nde, Gençlik Kolları toplantı salonundayım. Masanın etrafında, İstanbul Üniversitesi Teşkilatı üyeleri var.

AKP'li gençlerin, Recep Tayyip Erdoğan'ın 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı'nda başlayan ve Cumhurbaşkanlığı'na uzanan hikayesinden fazlasıyla etkilendikleri açık.

Gençler, 33 yaşındaki AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Muş gibi genç isimlerin onları siyasete teşvik ettiğini söylüyorlar.

Partilerinin seçim sloganı "Yeni Türkiye'nin" onlarda gençliği çağrıştırdığını; amatör ruhu ve dil sürçmelerini halka yaklaşırken gerekli bulduklarını vurguluyorlar.

AK Gençlik, ilçe ve üniversiteler teşkilatlanması bazında çalışmalarını yürütüyor.

AKP Üniversiteler Teşkilatı Başkanlığı'na getirilen Mehmet Ekrem Göl, 10 kişilik bir üniversiteler birim yürütme ekibi kurduklarını, 45 üniversitede çalışmalar yaptıklarını söylüyor.

Bu çerçevede her üniversite teşkilatının "bayan yapılanmasından" eğitime, kulüplerden seçim işleri gibi görevlere yayılan bir yürütme modeli var.

Teşkilat üyeleri toplandıklarında "Gündemde ne yapabiliriz?" diye tartışıyor, görev paylaşımı yapıyorlar. Kurdukları Whatsapp grupları ve SMS sistemiyle de koordinasyon sağlamaya çalışıyorlar.

CHP'li gençlik: İktidar halayı çekeceğiz

'HDP'li gençler, partinin kolu değil öncüsü'

Mehmet Ekrem Göl, İstanbul Üniversitesi teşkilatlarındaki üye sayılarının 1200’ü bulduğunu söylüyor. Göl, "Üniversite teşkilatındakiler yarın il ilçe yönetiminde, mecliste yer alacak insanlar olarak görülüyor" diyor ve ekliyor:

"Son iktidar döneminde gençlik kollarına talep artmaya başladı. ‘Siyasete destek ver ama girme’ algısının yıkılmasıyla özellikle üniversitelerde sayı çok arttı."

'Gençlik Kolları özerktir'

AKP'li gençlerin çalışmaları üniversite konferansları ve kültür-sanat etkinliklerine odaklanmış görünüyor. Gençler, Bu çalışmaları için partiden mali destek almadıklarını söylüyorlar.

"Amaç, girişimciliği, dışa dönüklüğü arttırabilmek. Afişleri kendileri halletsin, ulaşımlarını sağlasın, İl Başkanlığı değil, onlar kendileri davetlileri arayıp ulaşsın istiyoruz" diye anlatıyor parti teşkilat yöneticileri.

Üniversite teşkilatlarının çalışmalarında kendi kararlarını verdiği, inisyatif aldığı vurgusu öne çıkıyor.

Ancak konferanslara hangi isimlerin geleceğinin İl Başkanlığı'na bildirilmesi şart.

Çağrılacak isimler üniversitelere göre değişebiliyor, bazı okullarda parti içinden bile olsa çağrılmayacak/çağrılamayacak isimler olabiliyor.

Mehmet Ekrem Göl, "Özerk bir yapıyız. Örneğin İl Başkanlığı bize 'Parti binasına takım elbiseyle gelin' dese, ben buna uymazdım" diyor.

Telif hakkı Oyku Altuntas

Seçim faaliyetleri neler?

İlçelerde AKP Gençlik Kolları mahalle stantlarında seçimlere destek veriyor, seçimler için dernek ziyaretleri, "yeni seçmenlerle buluşma programları" ve gençlerle kahvaltı etkinlikleri yapılıyor, "Eski Türkiye" gazetesi dağıtılıyor.

Telif hakkı akpartigencistanbul.com
Image caption AKP'li gençler seçmenleri evlerinde ziyaret ediyor
Telif hakkı Oyku Altuntas
Image caption Seçmenlere dağıtılan "Eski Türkiye" gazetesi

Ayrıca akşam saatlerinde ev sohbetlerine giden gençler, "halkın nabız yoklaması" dedikleri bu ziyaretlerde Başkanlık Sistemini, Kürt Sorunu'nu anlatıyor, "AKP hükümeti öncesindeki sorunlar üzerinden 'Eski Türkiye-Yeni Türkiye karşılaştırması' yapıyor."

Ziyaretlerin ardından sabah namazı için toplanıyorlar.

AKP'nin "sandık" vurgusu gençlik çalışmalarına da yansımış.

Sandık müşahit eğitimlerinin yanında Seçim Koordinasyon Merkezi'nde görev alacak, İl Başkanlığı'nda kurulacak çağrı merkezine destek olacaklar.

'Bu masadaki herkes, siyasette bir şekilde yer alacak'

Peki bu gençler siyaseten ne istiyorlar; hikayeleri, sorunları neler?

İkili sohbetlere geçmek istiyorum ancak teşkilat yöneticilerinin yanıtlara müdahaleleri fazlasıyla hissediliyor. Kayıt almam da mümkün olmuyor.

"Partinin görüşleri değil, şahsi görüşlerimiz olduğunun altı çizilsin" diyorlar.

Mehmet, 17 yaşında bayrak asarak, Gençlik Meclisleri’nde başlamış siyasi yolculuğuna.

Anılarına değinirken, buluştuklarında "İleride belediye başkanı olduk, ne yapabiliriz" diye tartıştıklarını anlatıyor.

"Ülkelerarası siyasetten yerel yönetimlere neler neler belirliyorduk!" diyor gülerek.

"Bu masada oturduğumuz insanlar yerelde veya genelde siyasette görev alacak, bir şekilde yönetimde olacak insanlardır" diye de ekliyor.

İstanbul İl Gençlik Kolları Eski Başkanı Gıyaseddin Gergin'i örnek gösteriyor. Gergin'in İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olmasına rağmen genç olduğu için şoför zannedilip içeri alınmadığını anlatıyor.

Gençlik çalışmalarında kültürel aktivitelerin önemine değinen Mehmet'e göre, sol kesimin ağırlıkta olduğu Taksim gibi yerlerde sergilere, fikren organizasyonlara katılım sağlamak değerli.

"Muhafazakar kesimin eğitim seviyesi neden daha düşük olsun? Neden okulda farklı muamele görelim? IŞİDci de oldum, cemaatçi de! Ne olduğumuzu şaşırdık" diyor.

Telif hakkı Twitter

'Türkiye'de insanlar özgür değil'

İstanbul Üniversitesi Maliye Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Sefa'ya göre ise Türkiye'de insanlar özgür değil.

"Annem siyah çarşaf giyiyor. Ablam açık öğretimde okuyordu, kitap almaya giremedik. Ben partide bu değişimi gördüm" diyor Sefa. İstanbul Üniversitesi'nde baskıya maruz kaldıklarını söylüyor.

"Üniversitede seçim standı açtığımızda marjinal arkadaşlardan şiddet görüyoruz. Yüzde 50 oy almış bir partinin mensubuyuz, kimseye sataşmadan kek, çay ikram ediyoruz. 50-60 kişilik saldırı oldu" diye ekliyor Sefa.

'Giresun belediye başkanı olmak istiyorum'

21 yaşındaki Mustafa da İstanbul Üniversitesi'nde Orman Mühendisliği Bölümü'nde okuyor. Meslek lisesi çıkışlı ve katsayı sorununun altını çiziyor.

Giresunlu olan Mustafa memleketinde belediye başkanı olmak istiyor. Talebi, hem seçme hem seçilme yaşının 18'e düşürülmesi.

"Yerelliğe önem verilebilir siyasette, ekonomide. Ayrıca teknoloji anlamında adımlar atılabilir, örneğin 5G varken biz hala 4G diyoruz. Dünya bir adım önde!" diyor Mustafa.

'Hükümet devam etsin istiyorum'

Esmanur ise siyaseten geleceğe dair bir beklentisi olmadığını, arkadaş ortamı için burada olduğunu söylüyor.

"Başörtüsü konusunda tepkiler var bize karşı. Hükümetin devam etmesini istediğim için buradayım" diye anlatıyor.

Ablasının imam hatip lisesi mezunu olduğu ve aynı puanla arkadaşları tıp okurken ablasının puanını kırdıkları için bölüme giremediğini söylüyor. Bunun yanında, annesinden duyduğu "eskiden tüp, şeker sırasına girdikleri" gibi hikayeler Esmanur'u buraya getirmiş.

'Siyaseti cihad olarak görürüm'

Gezi olaylarıyla da tezahür eden toplumun belli kesimlerindeki "hükümet baskısı olduğu, düşünce ve yaşam özgürlüğünün kısıtlandığı" görüşlerini hatırlatıyorum AKP'li gençlere.

Konu basın özgürlüğüne geliyor.

AKP'li gençlere göre önemli olan "Neydi, ne oldu?" demek. Mizah dergilerine; Ahmet Altan, Yılmaz Özdil gibi yazarlara değiniyor, "Diktanın olduğu rejimde müdahale edilirdi. Tek partili dönemi de biliyoruz" diyorlar.

İçlerinden Yusuf, telefonundan Hürriyet Gazetesi'nin AKP kanadında tartışma yaratan, 2013'te darbeyle görevden uzaklaştırılan eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin idamına yönelik manşetini gösteriyor, bakışları keskinleşiyor.

'Biri devleti temsil ediyor, diğeri partiyi'

Yusuf, İstanbul Üniversitesi Teşkilatı'nın yürütme başkanlığı görevini bu ay devretmiş.

Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü 3. sınıf öğrencisi.

Eski başbakanlardan Necmeddin Erbakan'ın "Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz" sözünü hatırlatıyor ve devam ediyor:

"Allah rızası için buradayız, amacımız davaya hizmet etmektir. Siyaseti cihat olarak görürüm. Müslümanlık ve değerlerini korumak, ümmetin iyi yerlere gelebilmesi için siyasette bulunmamız lazım."

Yusuf; Anadolu Platformu, İnsan Hakları Derneği gibi kuruluşlarda etkin bir genç. STK'larla ilgisini açıklarken Bangladeş'te de çalışmalarda bulunduğunu söylüyor. "Benim sosyal aktivitem budur" diyor.

Telif hakkı AP

Seçimler yaklaşıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da meydanlarda, açılışlarda...

Peki AK Gençlik kimi izliyor, iki başlılık hissediliyor mu?

Mehmet, cumhurbaşkanının "Tarafsızım ama gönlümde bir parti var" sözünü hatırlatıyor, Başbakan Davutoğlu'nun stratejilerini izleyeceklerini söylüyor ve ekliyor:

"Erdoğan sevgisi illa ki kalbimdedir ama Genel Başkan Davutoğlu. Biri devleti, diğeri AK Parti'yi temsil ediyor."

İlgili haberler