HDP sosyal medyada gönüllülerine ve mizaha güveniyor

2015 seçimlerinde AKP ve CHP'nin sosyal medya stratejilerinin birbirinden farklı olan pekçok noktası olsa da, birleştikleri bir yer var: İkisi de hem sosyal medya yapılanmalarında, hem de dilde kurumsallığı vurguluyor.

Buna karşılık HDP'nin sosyal medya stratejisi, gönüllüler ve mizah üzerine kurulu.

İlk defa parti olarak girecekleri bu seçimlerde hazine yardımı alamayan HDP, kampanyasını bağış ve aidatlarla yürütüyor.

Sosyal medya çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul'da bir ajans oluşturmuşlar -- ama faaliyetlerin yüzde 80'e yakınının gönüllülerce yapıldığını söylüyorlar.

Ekip, iki ay önce Antalya'da adaylık çalışmalarını sürdüren Basın Yayın ve Propaganda'dan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç'un Beyoğlu'ndaki ofisine yerleşmiş.

Bu ofiste ziyaret ettiğimiz MYK üyesi, Basın Yayın ve Propaganda Komisyonu üyesi Bircan Yorulmaz ve sosyal medya ekibi ile çalışmalarını konuştuk.

Telif hakkı OYKU ALTUNTAS
Image caption Bircan Yorulmaz: "Biz şablonlar üretiyoruz, gönüllüler uygun gördüklerini alıyor ve kullanıyor."

Ajans kökenli gençlerden oluşan dört kişilik çekirdek ekip, "Ufak bir maaş alıyoruz, evet, ama bize daha çok gönüllü diyebilirsiniz" diyor.

Resmi ana hesaplar @HDPgenelmerkezi ve @HDPonline'ın yönetimi buradan sağlanırken, Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, milletvekilleri ve adaylar, kendi hesaplarını kendileri yönetiyorlarmış.

Facebook, Twitter, YouTube, Flickr, Instagram ve seçim şarkılarını paylaştıkları 8tracks hesapları var; mecra kısıtlaması düşünmediklerini kaydediyorlar.

'Biz şablonlar sunuyoruz, gönüllüler alıp kullanıyor'

Dijital ekip liderinin kendi ajansına ait ve merkezde ücretsiz kullanıma sunduğu bir izleme yazılımı aracılığıyla ekip, eşbaşkanlar, HDP ve diğer partilerin hesaplarını takip ediyor, onlar hakkında konuşulanları izliyormuş.

Bazen diğer partilerin mitinglerindeki demeçleri de içeriklerine katabiliyorlarmış.

Asıl merkez İstanbul'daki bu ofis ama Ankara'da da sosyal medya yönetimi yapan 'konvansiyonel' bir ekiple birlikte çalışıyorlar.

"Biz nasıl kreatif anlamda zihin açıcı oluyorsak, onlar da siyasi dil ve çizgi tutturmamız açısından katkı sağlıyor" diyorlar.

Ajans kendi hesaplarında destekçilerin içerik üretebileceği şablonlar sunarak, gönüllü paylaşımların da önünü açıyor.

Bircan Yorulmaz, "Uygun gördüklerini alıyor ve kullanıyor insanlar. Böylece paylaşımlarımız yürüyor, yayılıyor. HDP'nin çalışmalarını diğer partilerden ayıran yönü de bu" diye konuşuyor.

Sosyal medya ekip lideri Emre'ye göre, iletişim amaçları 12 maddeden oluşan 'Büyük İnsanlık Çağrısı' adını verdikleri seçim bildirgesini yaymak.

"Pozitif bir dille, güler yüzlü, çok dilli, çok inançlı bir kampanya yapmak" hedeflenmiş.

Ekip, miting ve etkinlik duyurularında yerelin öznelliğini gözeterek her il için eğlenceli olduklarını düşündükleri özel içerikler oluşturduklarını anlatıyor.

'İlk defa oy verecek gençler, yurtdışındaki seçmenler mühim'

"Genç bir parti" olduğunu ifade eden HDP için, sosyal medyayı aktif kullandıklarını bildikleri, bu yıl ilk defa oy verecek gençler de hedef kitleymiş.

Emre "Kurumsal dilden farklılaşmaya, hitap ettiğimiz gençlerin, sosyal medyanın ruhunu yakalamaya çalışıyoruz" diye açıklıyor stratejilerini.

Yurtdışı oylarının barajı geçmede kilit rol oynayabileceği düşünülen HDP'de video içerikli reklamlar, son günlerde yurtdışında yaşayan seçmenlere yoğunlaşmış .

Peki HDP, diğer partiler sosyal medya konusunda atılımlar yaparken kendini gösterebiliyor, genç kitlelerin dışına açılabiliyor mu?

Telif hakkı BBC World Service

Emre örneğin '#HDPyaz' kampanyasının bu sorulara yanıt olabileceği kanaatinde.

Akımın inşaat işçilerinin paylaştığı fotoğrafla başladığını, ilgiyi fark ettiklerinde ajanstan daha fazlası için çağrı yaptıklarını aktarıyor ve ekliyor:

"Ev hanımlarından fırın ustasına, tarla işçisinden öğrencilere inanılmaz bir destek var. HDP insan odaklı bir parti, kampanya da öyle. 'Biz'ler' konseptini vurguladı, çoğulcu ve eşitlikçi olduğumuzu gösterdi bu kampanya."

'Hür teşebbüsler': Yabancı filmler, şarkılar, HDP'ye uyarlanıyor

Ajans, sosyal medya faaliyetlerinin yüzde 80'e yakınını oluşturan ve bir bağlarının olmadığı 'hür teşebbüslerin' çalışmalarına içkin olduğunu kaydediyor.

Aralarında '10'dan Sonra Seçim İnisiyatifi' ve 'Barajları Aş da Gel' seçim kampanyası hesapları da var.

Bu gibi hesaplardan Kürt mizah sayfası 'Tolaz'ın ekibinden, parti üyesi Cihad İlbaş ile bir kafede buluşuyor, gönüllü çalışmalarını konuşuyorum.

"Tolaz, iktidarı ti'ye alan Zaytung gibi bir yaklaşımla video ve görseller, son dakika haberleri ve uzun haberler üretiyor. Bu dönemde seçime yönelik partiye destek veriyoruz" diye açıklıyor İlbaş.

İlbaş, seçimler için çalışmalar ajansa devredilmeden önce Basın Yayın Propoganda Komisyonu'na da destek oluyormuş.

HDP'nin özellikle yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ile hareketlenen gönüllü sosyal medya çalışmalarını şimdi hummalı bir şekilde yürüttüklerini anlatıyor.

"Devlet hazinesi desteği olmadığı için sayfalar 'billboard'lara döndü" diyor.

'Kürt siyaseti için seçim şarkıları önemli'

Cihad İlbaş'a göre, Gezi olayları ile gelen mizahi yön ve yaratıcılığı tekrar gün ışığına çıkarmak, paylaşımlarda kayda değer bir unsur.

İlbaş, gönüllülerin sosyal medyanın kilit rol oynadığı düşünülen Gezi, Syriza, Arap Baharı gibi süreçleri tanıdıklarını ve paylaşımlarında örnek aldıklarını düşünüyor.

Telif hakkı OYKU ALTUNTAS
Image caption Kürt mizah sayfası Tolaz'ın ekibinden Cihad İlbaş

Ajansın oluşturduğu 10 seçim şarkısının sayısını gönüllüler 30'lara çıkarmış.

İlbaş "HADEP döneminden beri seçim şarkıları, Kürt siyaseti, sosyalist siyaset açısından önemli" diyor.

Gönüllülerin yaptığı şarkıların yanında, Kardeş Türküler ve MKM (Mezopotamya Kültür Merkezi) Sanatçıları da şarkılarıyla HDP'ye destek vermişti.

Eski Türk filmleri ve yabancı filmlerin HDP'ye uyarlandığı, Müzeyyen Senar ve Zeki Müren gibi sanatçıların parçalarıyla videolar oluşturulduğu da görülüyor.

Seçim barajı, İlbaş'a göre sosyal medya paylaşımlarında kilit başlıklardan.

Bunun yanında #SeniBaskanYaptirmayacagiz kampanyasını öne çıkarıyor İlbaş.

"İnsanlar HDP'nin bütün ilkelerini benimsemeyebilir. Ama bu fikir için oy verecek birçok insan var. Bu umudu yayan tek parti HDP" diyor.

İlbaş, 1960'larda Şili Ulusal Referandumu öncesinde muhaliflerce yürütülen 'No' kampanyasını hatırlatıyor ve ekliyor:

"HDP, sosyal medya kampanyasında farkında olmadan 'No'yu örnek alıyor olabilir. Barajı geçmek, Pinochet'nin olduğu gibi Erdoğan'ın diktatörlüğüne de 'hayır' demek olacak. İddia ediyorum, aynı 'No' filmi gibi, bu kampanya da filme çekilecek."

İlgili haberler