Janset: Türkiye'de oyuncuların telif hakları büyük bir sorun

Cahide Sonku, Suphi Kaner, Mesut Engin, Sami Hazinses... Liste uzayıp gidiyor. Hepsi de Yeşilçam olarak bilinen Türk sinemasının tanınmış oyuncuları..

Bir dönem basının gündeminden düşmeyen, binlerce hayranı olan bu isimlerin ortak yazgısı, yoksulluk içinde sona eren hayatları oldu.

Yukarıda saydığımız isimler gibi birçok Yeşilçam oyuncusu sosyal güvenceden yoksundu. Bu nedenle çoğu hayatlarının son dönemini sıkıntı içinde geçirdi.

Zaman içinde Türk sineması gelişti, Yeşilçam'ın dışına taştı. Özellikle televizyon dizilerine yönelik talep, geniş bir çalışma alanı yarattı.

Teknoloji gelişti. Pazar büyüdü. Peki bu durum oyunculara nasıl yansıdı?

Sinema ve Dizi Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY) Başkanı Janset Paçal'a göre çeşitli adımlar atılsa da hala sorunlar devam ediyor.

Bu sorunlardan biri tanesi de telif konusu. Kültür Bakanlığı lisansına sahip olan BİROY, yurt içinde ve yurt dışında oyuncuların telif hakları konusunda mücadele veriyor.

Birlik, İspanya, Arjantin, Şili ve Peru'nun ardından beşinci uluslararası telif anlaşmasını Hollanda ile imzaladı.

Hollanda Oyuncu ve Müzisyen Telif Hakları Kurumu (NORMA), Türkiyeli sanatçıların eserlerinin Hollanda'daki gösteriminden doğan haklarını takip edecek.

BİROY Başkanı Janset Paçal, Amsterdam'daki imza töreninin ardından oyuncuların sorunları ve telif hakları konusunda yaşanan sıkıntıları BBC Türkçe'ye anlattı.

BBC Türkçe: Son yıllarda Türkiye'deki oyuncuların özellikle dizi sektöründe oldukça ağır koşullarda çalıştığına ilişkin haberlere sıkça rastlanıyor. Senin de buna yönelik eleştirilerin olduğunu biliyorum. Hala aynı mı koşullar?

Janset Paçal: Dizi sektörüne yönelik tepkim 6 yıl öncesine dayanıyor. Ki, o zaman diziler 45 dakikaydı. Şimdiki gibi 150 dakika değildi. Ama o 45 dakikayı bile yetiştirmek için insan üstü bir çaba içindeydik. Bu emeğin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak görmeyince de bir yerde sigortalar atıyor.

BBC Türkçe: Senin deyiminle, 'sigortalarını attıran' şey ne oldu?

Janset Paçal: Dizi sektöründe tanık olduğum ve sendikaya daha da sarılmama neden olan acı bir olay. Sabahın 4'ünde setten çıkan insanlar bir an önce evine gidebilmenin peşinde. Şoförler artık uylusuzluğa dayanamadıkları için gitmiş. Sanat grubunda çalışan iki kızımız aynı yöne giden kostüm kamyonuna biniyorlar. Kamyonu kuaför kullanıyor. Yorgunluktan uyuyan kuaför kamyonu viyadüğe çarpıyor. Kızlar ölüyor. Bir 19, diğeri 21 yaşında...

Bu olayda bir yanlış değil, zincirleme yanlış var. Bu ve benzeri olayların doğal hale gelmesini istemiyoruz. İnsanlar günde 18 - 20 saat çalışıyor. Çocuklar dahi aynı şartlara zorlanıyor. Ne yemek ne uyku ne de calışma saati belli olmadığı için de insanların hem bedenleri hem ruhları olumsuz etkileniyor. Yaptıgım işi artık kimseye tavsiye edemiyorum, ne acı değil mi?

BBC Türkçe: Bir başka acı olay da Yeşilçam'a uzun yıllar hizmet etmiş kimi yaşlı oyuncuların içinde bulunduğu durum sanırım. Yoksulluk ve çaresizlik içindeki oyunculara ilişkin haberler medyanın gündeminden düşmüyor...

Güvenceden yoksun oyuncular

Janset Paçal: İnsan gençken bir şekilde kendisini idare edebiliyor. Ama yaşlandığında özellikle bizim meslekte durumu diğer insanlardan daha zor oluyor. Hiçbir güvencesi olmadığı için hastalandığında doktora bile gidemeyen oyuncularımızı, Kültür Bakanlığı'nı araya sokarak hastaneye yatırmak ağırımıza gidiyor artık. Evsiz, barksız ve kimsesiz olduğu için sokak köşelerinde kalan oyuncuların, magazin programlarında acıklı müzik eşliğinde "az sonra" haberi olarak kullanılması da ayıbımızdır.

Kanser olup tedavi göremeyen, işe çağrılmadığı için ekmek bile alamayacak durumda oyuncularımız var.

BBC Türkçe: Toplumda oyuncuların daima iyi kazandığı ama tasarruf etmediği yönünde yaygın bir görüş var. Çoğunlukla, "Zamanında akarken doldursaydı" deniyor...

Janset Paçal: Evet. Keşke akarken doldursaydı. Ama zamanında doldurmadığı için bu onun sokaklarda sürünmesine sebep olmamalı. Oyuncu olduğu için, "ne yaşıyorsa hak ediyor" gözüyle bakılmamalı. Ayrıca, her oyuncu da öyle yüklü paralar kazanmıyor. Sektör sadece başroldeki yıldızlardan ibaret değil. Birçok oyuncu sadece evini geçindirecek kadar kazanıyor. Dolayısıyla gelecek için kenara atamıyor. Yargılamak yerine çözüm bulmak gerek.

100 yıllık sorunlar

BBC Türkçe: Oyuncular Sendikası'nın kurucularından birisin. Sendika çözebildi mi bu sorunları?

Janset Paçal: Türkiye'de tarihi 100 yıla dayanan ama sendikasını ancak birkaç sene önce kurabilen bir mesleğin sorunlarının hemen çözülebilmesi beklenemez elbette. Ancak kısa sürede önemli bir yol katettiğimizi düşünüyorum. Mesela, mesleğimizin artık bir tanımı var. Çocuk oyuncularla ilgili yasa tasarımızı meclise sunduk, yasalaşmasını bekliyoruz. Mesleki risk grubumuzu, "az tehlikeli"den, "tehlikeli" sınıfına çıkarttık. Sette olması gereken düzene ait bir kitapçık hazırladık. Sette çalıştırdığı insanların sorumluluğunu almaları için yapımcılarla bir toplantı yapmak istiyoruz. Ancak kemikleşmiş yanlışlardan vazgeçilemediği için süreç hep yavaş işliyor.

BBC Türkçe: Sendikanın yanısıra 6 yıl önce de BİROY'un kuruluşunda yer aldın. İkisinin farkı ne?

Janset Paçal: Oyuncular Sendikası bağımsız bir örgüt. Muhatabı Çalışma Bakanlığı. Oyuncunun sette çalıştığı süre boyunca hem hakkının korunmasını hem de insani koşulları sağlamakla yükümlüdür.

BİROY ise, yarı bağımlı bir kuruluş. Telif haklarının sürekli gasp edilmesinden doğdu, Kültür Bakanlığı'na hesap verir. Oyuncunun yer aldığı projenin yayın aşaması ile ilgilidir. Telif takibi yapmak, toplamak ve hak sahiplerine dağıtmakla görevlidir.

'Telif ödemeyi yenilgi sayıyorlar'

BBC Türkçe: Ben de bunu soracaktım. Nedir telif konusunda Türkiye'de durum? Oyuncular hakkını alabiliyor mu?

Janset Paçal: Çok kolay olmuyor. Kendi ülkemizde muhataplarımız yasal yükümlülüğüne rağmen telif ödemeye yanaşmıyor. Gerek tek taraflı sözleşmelerle her türlü hakkı aldıklarını bahane ediyorlar. Gerekse, ilk teklifi ödeyen taraf olmak istemiyorlar. Sanki telif öderse kendini yenik hissetme durumu var.

Bu çalışmaları yürüttüğümüz süreçte özellikle yapımcılar onlara karşıymışsız gibi algıladılar. "Para bizde. Biz ne ne dersek o olur" tavrı ile hareket ettiler. Oysa bu kişisel bir dava değil. Onlar işin sadece parasal yönüne bakıyor. Bu sektörde para kazanamayacaklarını anladıkları anda gidip belki çorap işine girecekler. Ya da daha çok kazandıran bir sektöre tezgah açacaklar. Ama sektörün emekçileri sadece bu işi yapacak. O yüzden hem mesleğimize hem hakkımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu sistem oturduğunda kalite artacak ve bu yapımcının da işine yarayacak.

BBC Türkçe: işine yarayacaksa neden karşı çıkıyor yapımcılar?

Janset Paçal: Aradaki muhataplarımız yapımcılar olduğu için biz de onları zorluyoruz. Onlar da televizyon kanallarının parasıyla iş yapıyorlar. Kanala, "Bakın bu insanları bu şartlarda çalıştıramıyoruz. Şartları düzeltmek için şu kadar para vermeniz gerekiyor" diyemedikleri için, dönüp bizi işsizlikle tehdit ederek, korkutarak çalıştırmayı tercih ediyorlar.

BBC Türkçe: Bu konuda BİROY tarafından açılmış bir çok dava var değil mi? Mahkemeye gitmeden çözüm mümkün değil mi?

Janset Paçal: Yargı sürecinden önce karşılıklı konuşmak için girişimlerde bulunduk. Kimisi cevap bile vermedi. Kimisi de haklı olduğumuzu söyledi. Ancak ne yazık ki haklı olmanın hiçbir avantajını görmedik. Davaların en az 5 yıl sürdüğünü bildikleri için süreci olabildiğince uzatmaya çalışıyorlar. Biz uzlaşma istiyoruz. Karşı taraf ne zaman isterse anlaşmaya hazırız.

'Oyuncular, telifle 2 yıl önce tanıştı'

BBC Türkçe: Türkiye'de 10 bine yakın oyuncu olduğu düşünülüyor. Bunlar arasında sadece telif geliriyle yaşamını sürdürenler var mı?

Janset Paçal: Ah, keşke ama, nerdee! Bizim amaçlarımızdan bir de bu zaten. Bir oyuncu, meslek yaşamı boyunca ne zaman ve ne kadar çalışacağını bilemez. Bir yıl çok yoğun tempo çalışırsın. Çok aranan bir isim olursun. Sonraki 3 sene kimse telefonunu çaldırmayabilir.

Yaş ilerledikçe taleplerin sayısı azalır. Ya da bir dönem o kadar çok yorulur ki, hiçbir şey yapmak istemez. İşte telif böylesi durumlar için çok önemli bir güvencedir.

BBC Türkçe: Hollanda ile telif hakları sözleşmesi imzaladınız. Batı'da bu konuda durum nedir?

Janset Paçal: Avrupa'da yasa ve uygulamalar çok net. Oturmuş bir sistem var. Artık dijital ortama ilişkin ayrıntılar tartışılıyor. Dolayısıyla Türkiye'den herhangi bir film ya da dizi alan ülke doğrudan bizimle bağlantıya geçiyor. O sektörün güçlü olması için öncelikle emeğin korunması gerektiğinin bilincindeler.

BBC Türkçe: Anlaşma imzaladığınız ülkelerden telif ödemesi yapan oldu mu?

Janset Paçal: İlk anlaşmayı 2 yıl önce İspanya ile yapmıştık. İspanya, 30'a yakın oyuncunun telifi için bizimle bağlantıya geçti. İlk telifleri dağıttık. Yani 2 yıl önce oyuncularımız telifle tanışmış oldu. Türk dizilerinin ilgi gördüğü Arjantin, Şili, ve Peru ile Hollanda'dan geri dönüşler olacak. Umarım bir kaç yıl sonra bu konuda daha çok örnek verebileceğim...

İlgili haberler