Suriye sınırı kapatılmalı mı, açık mı kalmalı?

Telif hakkı Reuters

Suruç saldırısıyla birlikte sınır güvenliği tartışması da gündemin ana maddesi haline geldi.

Sınır güvenliği konusunda iki farklı görüş var.

AKP hükümeti öncesindeki iktidarın İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, hükümetin somut adım atmadığı, bir siyasi tercih olarak sınır güvenliğini geri plana ittiği iddiasında.

Stratejik Düşünce Enstitüsü'nden Öner Buçukçu ise insani amaçla sınırın esnek tutulduğunu ve tutulması da gerektiğini savunuyor.

Buçukçu, "hükümetin insani gerekçelerle sınırda oluşturduğu esnekliğin terör örgütlerince suiistimal edildiğini" söylüyor.

Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, "sınır güvenliği konusunda hükümet yetkililerinin sürekli konuştuğu ancak somut bir adım atmadıkları" görüşünde. Ve yine adım atılmayacağını savunuyor.

Telif hakkı Sedat Suna EPA

BBC Türkçe'ye konuşan eski İçişleri Bakanı, "Türkiye’nin çevresi ateş çemberine dönüşmüşken acil olarak yaygın haber alabilme ağının oluşturulması gerektiğini" söylerken, ülkenin iç ve dış güvenliğine yönelik herhangi bir yasal düzenleme yapılmamasını eleştirdi.

TIKLAYIN - 10 soruda: Türkiye'nin sınır güvenliği sağlanabilir mi?

Hükümet sınır güvenliğini sağlar mı?

Tantan, neden yapılmadığını ise "Bu noktada iktidarın gelişindeki siyasi tercihine bakacaksınız. Kara para ekonomisi, kayıt dışı, kaçakçılık, yolsuzluk ve terör ekonomisi yaygın. Bu bir siyasi tercih. Böylesi bir durumda hukuk zemininde işleyen bir kurum bu tercihe rahatsızlık verebilir" sözleriyle açıklıyor.

Sadettin Tantan’a göre sınır güvenliği de tek başına yetmez. Aynı zamanda insan, para, mal hareketinin de en ince ayrıntısına kadar izlenmesi gerekiyor.

Sınırda ne yapmalı?

Eski İçişleri Bakanına göre, sınır hattındaki halkın eğitim ve ekonomik açıdan güçlendirilmeli ve kaçakçılıktan da uzaklaştırılmalı.

Telif hakkı AP

Sadettin Tantan, sınır güvenliğindeki zafiyet ve gevşeklik nedeniyle Suriye mafyasının artık Türkiye’de kimi kentlerde egemen olmaya başladığını da kaydediyor.

Hükümeti insani davranıyor, eleştirilmemeli

Stratejik Düşünce Enstitüsü bünyesinde Ortadoğu üzerine çalışmalar yürüten uzman Öner Buçukçu ise Bakanlar Kurulu’nun Entegre Sınır Güvenlik Sistemi kurulması kararını yeni güvenlik konseptine geçişin adımı olarak görüyor.

Türkiye’nin 900 kilometrelik sınır hattında karşısında muhatap olmadığını, bu nedenle de sınır güvenliğinde sıkıntılar yaşandığını aktaran Buçukçu, insani gerekçelerle sınırın açık tutulduğu, bunun beraberinde güvenlik sorununu gündeme getirdiği ve örgütlerce de suiistimal edildiği düşüncesinde.

Bölgede DAİŞ ve YPG gibi onlarca örgütün faaliyet gösterdiğini, bunların bir biçimde kontrol altına alınması gerektiğini dile getiren Öner Buçukçu, bütün bunlardan hareketle Türkiye’nin ülke bütünlüğüne yönelik tehdit algıladığı ve yeni güvenlik konseptine yöneldiği düşüncesinde.

Saldırılar zafiyetten kaynaklı

Öner Buçukçu, güvenlik konseptinin bileşenleri olduğunu ve bu bileşenlerden kimilerindeki aksaklıkların sorun oluşturduğunu anlatırken, Niğde, Reyhanlı, Niğde saldırılarını bu aksaklıklara örnek gösterdi.

Hükümetin sınır güvenliği konusunda esnek davrandığı, çözüme dönük somut adım atmadığı eleştirilerine katılmadığını dile getiren Öner Buçukçu, "Sınıra duvar çekildiğinde orası bir utanç duvarına dönüşebilir" yorumunu yaptı.

IŞİD’in Kobani’ye saldırmasının ardından Türkiye sınırına yığılma olduğunu anımsatan Buçuk, bir senaryo olarak, savaştan kaçan insanların elektrikli tellerle karşılaşmasının, insan geçirmeyen duvar görüntüsünün hoş olmayacağı görüşünde.