Nursel Aydoğan'dan Arınç'a: Suç işlemiştir

Telif hakkı AFP

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kadınlara hakaret mi etti? Yanlış mı anlaşıldı? Kullandığı ifade cinsiyetçi miydi? Mecliste cinsiyetçi bir eğilim mi var?

TBMM'nin olağanüstü toplandığı Çarşamba günü, Arınç'ın HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'a söylediği "Hanımefendi sus! Bir kadın olarak sus!" sözlerinin ardından bu gibi sorular tartışılıyor.

Bülent Arınç yükselen tepkiler üzerine kendisini savunmuş, sözlerinin "meclis disiplini gereği söylendiğini" ileri sürmüştü.

Ancak Nursel Aydoğan ikna olmuş değil.

BBC Türkçe'ye konuşan Aydoğan, "İstemeyerek ağzımdan çıktı diyeceğine, suçu kabahatinden büyük değerlendirmeler yapmıştır. Suç işlemiştir kadınlara karşı." diyor:

"(Bu sözler) Şahsımda bütün kadınlara, öncelikle parlamentodaki tüm kadın milletvekillerine ve toplumdaki bütün kadınlara yönelik bir hakarettir."

Image caption CHP'li Zeynep Altıok: "Arınç acaba 'Bir erkek olarak sus' da der miydi?"

CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok da Arınç'ın sözlerine tepki gösteriyor, "Bir erkek (kendisini) konuşturmasaydı, 'Bir erkek olarak sus' demeyecekti. Bu da bakış açısını ele veriyor." diyor.

Altıok, "Tepkimiz sadece Meclis çatısı altında söylenmiş bir söze değil, kadının yerleştirildiği konum ve duruma karşıdır. Arınç'ın sözlerini kınıyorum." diye ekliyor.

'Pervin Buldan da benzer konuştu'

AKP İstanbul Milletvekili Özlem Zengin de Arınç'ın sözlerinin talihsiz olduğu konusunda hemfikir. "Doğruyu söylemek gerekirse böyle bir şey söylememiş olmasını tercih ederdim" diyor.

Ancak olayın yaşandığı andaki genel resme de bakılması gerek, diye ekliyor:

Telif hakkı BBC World Service
Image caption AKP'li Zengin: "Söylememiş olmasını tercih ederdim ama kadına dair bir aşağılanmayı ima etmediğini düşünüyorum."

"Ben HDP milletvekili kadın arkadaşımızın tarzını gördüm. Meclis çığlık çığlığa bağırma yeri değil. Kürsüde konuşulmalı. (Arınç) bir hanıma yakıştıramadığını söylemek istedi bence. Ama yanlış anlaşıldı. Kadına dair bir aşağılanmayı ima etmediğini düşünüyorum."

"Kaldı ki çok benzer bir cümleyi (HDP Grup Başkanvekili) Pervin Buldan da sarfetti. AKP Antalya Milletvekili'ne 'Kadınlığından utan be!' diye bağırdı. Ama kürsüde değildi. Kürsüden böyle şeyler söylenince daha çok dikkat çekiyor."

Meclis tutanaklarında HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir kürsüde konuşurken, Pervin Buldan'ın AKP Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç'e şöyle söylediği görülüyor:

"Sen bir sus be! Sus! Çok ayıp bir şey, çok ayıp. Vır vır vır, sabahtan beri. Kadınlığından utan biraz."

Konuyla ilgili görüşmek istediğimiz Pervin Buldan, uygun olmadığını söylediği için kendisinin değerlendirmesini alamıyoruz.

'Arınç'ın ilk vakası değil'

Yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteren Kadın Adayları Destekleme Derneği KA.DER'in Genel Başkanı Gönül Karahanoğlu, Pervin Buldan'ın ifadelerinin de "hoş olmadığını" söylemekle birlikte, Arınç'ın sözlerinin mazur görülemeyeceğini savunuyor.

"Bu, Arınç'ın ilk vakası değil. Bu konuda sabıkalı. Geçmişte (CHP milletvekili) Aylin Nazlıaka'yla da bir polemiğe girmişti. 'Kadınlar iffetli olmalı. Umumi yerlerde kahkaha atmamalı' demişti. Kadınların nasıl davranması gerektiğine dair sürekli ahkam kesiyor.

"Bu, kadınların insan hakkının ihlali. Kadın olarak sus, denemez. Bu mümkün değil. AKP iktidarı kadınları nasıl davranmaları gerektiği konusunda sürekli taciz ediyor. Susmadık susmayacağız diyoruz."

Telif hakkı BBC World Service
Image caption Nursel Aydoğan: "İdeolojisine göre, evde eşine kızına (sus) diyebilir belki. Toplum içinde bu şekilde hitap edemez."

HDP milletvekili Nursel Aydoğan da şunları ekliyor:

"Hiç kimsenin hiç kimseye sus demeye hakkı yok. Hele hele bir erkeğin bir kadına 'Sus! Bir kadın olarak sus!' demeye hiç hakkı yok. İdeolojisine göre, evde eşine kızına diyebilir belki. Toplum içinde bir başka kadına bu şekilde hitap edemez.

"Bana sosyal yaşamda biri aynı şeyi söylese ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterirdim. Tabii meclis ortamında daha dikkatli olmak gerekiyor. Eleştirmek, özre davet etmek gerekiyor."

'Kadınlar siyasette de mutfak işleri yapıyor'

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Haziran'da yapılan genel seçimlerin ardından tarihindeki en çok sayıda kadın milletvekilini ağırlıyor.

Bugün Meclis'te 98 kadın milletvekili var. Sayı ilk etapta makul görünse de meclis geneline oranlayınca, karşınıza yüzde 18 gibi düşük bir rakam çıkıyor. Dünyadaki kritik eşiğin ise yüzde 33 olduğu söyleniyor.

KA.DER Genel Başkanı Gönül Karahanoğlu, Meclis'te genel olarak da "cinsiyetçi" bir eğilim olduğu görüşünde:

"Siyaset erkek egemen bir alan. Partilerin iç yapıları da öyle. Kadınlar parti içinde de mecliste de dayanışma gösterecek rakama bir türlü ulaşamıyorlar.

"Kadınlar, siyasete girerken başta ailede zorluklarla karşılaşıyor. Sonra parti içindeki bariyerleri aşmaları lazım. Kadın kollarına sıkıştırılmış vaziyetteler. Orada da evde olduğu gibi mutfak işleri yapıyorlar."

"Kadınlar mecliste yeterince varlık gösteremiyorlar. Acilen ve en kısa zamanda TBMM'de eşit temsile doğru daha iyi rakamlara gelinmesi gerekli."