Venedik yönetimine 'cami' davası

Telif hakkı EPA

Dünyanın önde gelen güncel sanat etkinliklerinden Venedik Bienali kapsamında hazırladığı "Cami" isimli eseri Venedik yönetimi tarafından kapatılan İzlandalı organizatörler, kent yönetimini mahkemeye verdi.

Geçen Mayıs ayında başlayan Venedik Bienali'ndeki İzlanda pavyonunda, yıllardır kullanılmayan Santa Maria della Misericordia kilisesi camiye dönüştürülmüştü.

İzlanda Sanat Merkezi tarafından organize edilen ve sanatçı Cristoph Büchel tarafından hazırlanan "eserde", iç dekorasyonu ve mihrabıyla gerçek bir cami yaratılmıştı.

Kentte bir camileri bulunmayan Müslümanlar da bu mekanı ibadet amacıyla kullanmaya başlamıştı.

Telif hakkı EPA

Başta Katolik Kilisesi temsilcileri ve sağcı politikacılar olmak üzere bazı kesimler, İzlanda pavyonunu provokatörlükle suçlayarak kapatılması çağrısı yaptı.

Tepkiler üzerine Venedik yönetimi de, İzlanda'nın "Cami" isimli ulusal pavyonu için sanat eseri izni aldığını, mekanın ibadete açılması için yetkiye sahip olmadığını belirterek pavyonu kapattı.

Venedik belediyesi, kararın alınmasında, mekanın kapasitesinin üzerinde ziyaretçi çekmesi ile sağlık ve güvenlik kurallarına uyulmamasının etkili olduğunu belirtmişti.

İzlanda Sanat Merkezi ise kapatma kararına itiraz ederek Venedik yönetimi hakkında şikayette bulundu.

Telif hakkı EPA

Temmuz ayında Venedik'e karşı dava açan İzlanda Sanat Merkezi, hem pavyonun yeniden açılmasını hem de sebep oldukları hasar için kent yönetiminden 360 bin euro tazminat talep ediyor.

Organizatör kuruluş İzlanda Sanat Merkezi'nin müdürü Bjorg Stefansdottir, Venedik belediyesini sansürle suçladı ve "Neyin sanat olup neyin olmadığına Venedik karar veremez" dedi.

Organizatörler, uluslararası sanat camiasında tanınan küratör ve sanat uzmanlarından "Cami" işinin "sanat eseri" olduğu yönünde görüş de alarak mahkemeye sundu.

Davanın gelecek hafta içinde görülmeye başlanması bekleniyor.

9 Mayıs'ta başlayan 56. Venedik Bienali'ndeki "Cami" işi, Batılı ülkelerde yaşanan cami inşası tartışmalarından yola çıkarak etnik ve dini çatışmaların temelinde yatan ayrımcılık ve önyargı gibi konulara da dikkat çekmeyi amaçlıyordu.

Hoşgörüsüzlük temasını da yeniden gündeme getiren İzlanda pavyonu açılışından yaklaşık 2 hafta sonra kapatılsa da bu amacına ulaştığı yorumları yapılıyor.