İngiltere İşçi Partisi'nde 'sol aday' sürprizi

Telif hakkı AFP
Image caption Kamuoyu yoklamaları Corbyn'in favori aday olduğunu gösteriyor.

İngiltere'de Mayıs ayında yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi'nin oy kaybedip Genel Başkan Ed Miliband'in istifa etmesiyle yeni bir başkanlık yarışı başladı.

Gölge Sağlık Bakanı Andy Burnham, Gölge İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Gölge Devlet Bakanı Liz Kendall ve milletvekili Jeremy Corbyn adaylık yarışına katıldı.

Ancak yarışın en büyük sürpriziyse partinin sol kanat isimlerinden Jeremy Corbyn oldu.

Aday olabilmek için gerekli 35 İşçi Partisi milletvekili imzasını dahi alamayacağı düşünülen Corbyn, adaylığı ardından parti tabanından, özellikle de gençlerden, 'beklenmedik' bir ilgiyle karşılaştı.

Kamuoyu yoklamalarının favori aday olarak gösterdiği Corbyn'e İngiltere'nin en büyük sendikası UNITE, kamu çalışanlarının sendikası UNISON ve iletişim işçilerinin sendikası CWU da destek veriyor.

Partililer için oy verme işlemi 14 Ağus'ta başlayacak ve sonuçlar 12 Eylül'de açıklanacak.

Peki 'sürpriz' çıkış yapan Jeremy Corbyn kimdir?

Hem sokakta hem parlamentoda kampanyalar

Corbyn, 1983'te ilk kez milletvekili seçilmesinden bu yana İşçi Partisi içindeki en soldaki isimlerden ve aktif bir isim oldu.

Öğrenci harçlarına zamlardan hayvan haklarına kadar birçok alanda faaliyet yürüttü.

Bugüne birçok farklı kampanya içinde yer aldı.

1980'lerde Güney Afrika'daki apartheid rejimine karşı kampanyanın önde gelen isimlerinden biri oldu ve 1984'te bir eylem sırasında gözaltına alındı.

Filistin Dayanışma Kampanyası'nın üyesi olan Corbyn, Filistin konusunda birçok etkinlik içinde yer aldı.

Image caption Jeremy Corbyn ve Sinn Fein lideri Gerry Adams.

Uluslararası Af Örgütü'nün üyesi olan milletvekili, Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet'nin yargılanması için yürütülen kampanya içinde de yer aldı.

Uzun yıllar Birleşik İrlanda fikrini savunan Corbyn'in 1984'te Sinn Fein lideri Gerry Adams'ı Londra'da ağırlaması hem Muhafazakâr hem de İşçi Partili milletvekillerinden tepki çekti.

İlerleyen yıllarda TV kanalı Channel 4'daki bir röportajında Hamas ve Hizbullah'tan 'dostları' olarak bahsetmesi de yine kamuoyunda tartışma yaratacaktı.

Blair'e eleştiriler ve Irak savaşına muhalefet

Corbyn, İşçi Partisi'nin 1997-2010 yılları arasındaki hükümeti döneminde partisinin politikalarına sık sık muhalefet etti.

Afganistan ve Irak'a askeri müdahalelere karşı çıktı ve savaş karşıtı kampanyalar içinde yer aldı.

15 Şubat 2013'te gerçekleştirilen, İngiltere tarihinin en büyük protestosu olarak görülen Irak savaşı karşıtı yürüyüşlerin organizasyonunda kilit rol oynadı.

Corbyn geçtiğimiz günlerde BBC'de yayınlanan bir röportajında Tony Blair'in savaş suçu işleme suçlamasıyla yargılanmasının olası olduğunu söyledi.

Kesinti karşıtı politikaları ve demiryollarının kamulaştırılmasını savunuyor

Corbyn, Cameron hükümetinin uygulamakta olduğu kesinti politikalarına kesin olarak karşı çıkıyor.

İktidara gelmesi durumunda ödenmeyen vergileri toplamaya odaklanacağını ve en zenginlerin en fazla vergi vermelerini sağlayacağını belirtiyor.

Kamu hizmetlerini koruyacağına söz veriyor. Demiryollarının yeniden kamulaştırılmasını savunuyor.

Telif hakkı GETTY IMAGES
Image caption Jeremy Corbyn uluslarararı alandaki gelişmelere dair de birçok kampanya içinde yer aldı.

İngiltere'nin nükleer silah programlarına da karşı çıkıyor.

2010'da KCK davasını izledi

Jeremy Corbyn, 2010 yılında Türkiye'ye giden ve gözlemci olarak KCK davasını izleyen heyet içinde yer aldı.

KCK operasyonlarının parlamento gündemine taşınması için soru önergesi veren milletvekilleri arasında da bulundu.

Irak'ta 1988'de Kürtlere yönelik gerçekleştirilen saldırıların, 2013'te İngiltere parlamentosunda 'soykırım' olarak tanınması kararının alınması için çalışma yürüten isimlerden de biriydi.

Erdoğan'a Gezi Parkı mektubu metnini imzalamıştı

Corbyn, 2013 yazındaki Gezi Parkı eylemleri sırasında Financial Times'ta yayınlanan "Türkiye Başbakanına Açık Mektup" adlı metnin imzacıları arasındaydı.

İmzacıları arasında Susan Sarandon, David Lynch ve Sean Penn gibi ünlü sinemacıların da yer aldığı metinde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı'nda başlayıp Türkiye geneline yayılan gösterilerin polis tarafından "şiddetlice bastırılması" kınanıyordu.

Metinde, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı eylemlerine karşılık olarak düzenlediği "Milli İradeye Saygı" mitingleri, Almanya'da faşist Adolf Hitler döneminde düzenlenen mitinglere benzetiliyordu.