Greenpeace'e saldıran Fransız ajandan özür

Telif hakkı AFP Getty

Yeni Zelanda'da 30 yıl önce çevre örgütü Greenpeace'in Rainbow Warrior adlı gemisine düzenlenen saldırıda rol alan Fransız gizli servis dalgıcı yaptıkları nedeniyle ilk kez özür diledi.

Yeni Zelanda Televizyonu TVNZ'de bir programa katılan Jean-Luc Kister "En derin üzüntülerimi dile getirmek istiyorum" dedi.

Kister olayda gemideki bir kişinin ölmesini "talihsiz bir kaza" diye tanımladı.

Gemi Fransa'nın nükleer denemelerine karşı yapılan protestoları engellemek için mayınlanmıştı.

Rainbow Warrior (Gökkuşağı Savaşçısı) gemisi mayınlandığı 10 Temmuz 1985 günü nükleer deneme yapılacak Fransız Polinezya’sındaki Mururoa Atölüne demir almak üzereydi.

Dalgıç Kister'in yerleştirdiği iki mayın Auckland Limanı'nda demirli gemiyi hemen batırmış ve Portekizli Fotoğrafçı Fernando Pereira ölmüştü.

Kister ekibinin hiç kimseyi öldürmek istemediğini ve Pereira'nın ailesine üzgün olduğunu söylemek istediğini vurguladı.

"Orantısız güç kullandık"

Kister geminin batırılmasının "müttefik, dostane ve barışçıl bir ülkede masum bir adamın talihsiz kazayla ölümüyle sonuçlanan, gizli ve adil olmayan bir operasyon" olduğunu söyledi.

Kister o dönem Fransız İstihbarat Örgütü DGSE için çalışıyordu ve görevi gemiye iki büyük mayın yerleştirmek olan 12 kişilik bir ekibin parçasıydı.

Ekiptekilerden Gerard Royal Fransa Çevre Bakanı ve eski başkan adayı Segolene Royal'in kardeşiydi.

Kister "Bizim için elimizde boks eldivenleriyle bir sivrisineği öldürmek gibiydi. Orantısız bir operasyondu ama emirlere uymak zorundaydık. Birer askerdik" dedi.

Vicdanını rahatsız ettiği için özür dilemek istediğini söyleyen Kister artık emekli olduğundan "başından beri kötü planlanan" operasyon hakkında sessiz kalması gerekmediğini vurguladı.

Saldırıyı "bir terör eyleminden çok, bir sabotaj operasyonu" diye tanımlayan Kister "Bizler soğukkanlı katiller değiliz" dedi.

Fransa 1996'da saldırı nedeniyle özür dilemiş, tazminat ödemiş ve protestolara konu olan nükleer denemelerini durdurmuştu.

Saldırı nedeniyle sadece İsviçreli turist kılığına giren iki ajan Dominique Prieur ve Alan Mafart yargılandı. Prieur 10, Mafart 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak BM'nin girişimiyle yapılan anlaşma uyarınca ajanlar Fransız Polinezya’sındaki bir üsse nakledildi ve iki yıl sonra serbest kaldılar.