HDP: Sandıklar taşınarak demokratik seçim yapılmaz

Telif hakkı AFP

1 Kasım'da yapılacak genel seçim için geri sayım başlarken, Şırnak'a bağlı Cizre'de İlçe Seçim Kurulu; Cudi, Nur ve Sur mahalleleriyle birlikte 23 köy ve 1 mezrada sandık kurulmaması kararı aldı.

Yani 66 bin seçmeni bulunan Cizre merkezde, 48 bin 687 seçmen başka mahallelerde oy kullanmak zorunda kalacak.

Cizre Jandarma Komutanlığı'nın talebiyle alınan karara gerekçe olarak, üç mahallede bulunan hendek ve barikatların seçim güvenliğini tehlikeye atması gösterildi.

Aynı şekilde Bitlis Valiliği de bazı yerleşim yerlerindeki seçmenlerin il ve ilçe merkezlerinde oy kullanması için İl Seçim Kurulu'ndan "taşımalı oy kullandırma" talebinde bulundu.

YSK, güvenlik nedeniyle sandıkların başka yere taşınması taleplerini Kurban Bayramı'ndan sonra değerlendirecek.

'Bu ortamda nasıl demokratik seçim yapılır?'

BBC Türkçe'ye konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili adayı Nursel Aydoğan, YSK'ya bağlı Cizre İlçe Seçim Kurulu'nun, bu kararı sandık görevlilerinin güvenliği için aldığını söyledi.

Nursel Aydoğan, Cizre'deki kararın, "Öz Yönetim" ilan edilen tüm ilçe ve mahallelerde uygulanma ihtimaline dikkat çekti.

Seçimlerin adil, özgür, demokratik ortamda yapılmasının hükümetin asli görevi olduğunu vurgulayan Aydoğan, sandıkların bu koşullar sağlanamadığı için başka yere taşındığını savundu:

"Seçimin demokratik bir şekilde olması için hükümet gerekli tedbirleri almalı. Tedbir ve önlem, savaşın ve operasyonların durdurulmasıyla olur. Hem bir taraftan operasyonlar devam edecek, bir taraftan da seçim yapılacak. Türkiye'de demokratik ortam yok. Çatışma ve savaş hali var, her gün ölümler yaşanıyor. Bütün bunlar yok sayılıyor, sanki demokratik bir işleyiş varmış gibi davranıyorlar."

"Sandıklar taşınacak. 8-10 köy bir yerde oy kullanacak. İnsanlar oy kullanmak için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalacak. Yaşlılar ve hastalar var. Bu durumda hangi demokratik ortamdan söz ediyorlar?"

Telif hakkı Hurriyet.com.tr

Cizre'de sokağa çıkma yasağından sonra da birçok mahallede hala hendek ve barikatlar var. Bazı mahallelerde barikatlarda nöbet tutan yüzü maskeli silahlı gençler, olası gözaltı operasyonlarına karşı bölgeyi polis ve askerlere karşı savunduklarını öne sürüyorlardı.

İlçede görüştüğümüz birçok kişi yaşananların, HDP'nin Cizre'de çok yüksek (yüzde 85) oy almasına bağlıyorlardı. Her şeye rağmen sandığa giderek oy kullanacaklarını ekliyorlardı.

'AKP'nin değil YSK'nın kararı'

Sorularımızı yanıtlayan AKP Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar ise Cizre'de mevcut şartlarda, oy kullanmanın çok zor olabileceğini söyledi.

Muhammed Akar, "Bu karar AK Parti'nin değil, YSK'nın. Eğer bir yerde seçim güvenliği yoksa, YSK Anayasa'ya dayanarak bu kararı uygulayabiliyor" dedi.

En büyük isteklerinin her yerde durumun normale dönmesi olduğunu belirten Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz insanların sesini, iradesini sandığa yansıtmasını istiyoruz. Koşullar normal olsun isteriz ama maalesef durum kötü. Hendekler ve barikatlar duruyor, güvenlik güçleri hayatını kaybediyor. Bu mahallelerde farklı partilere de oy çıkabilir, ama hendeklerin olduğu bir yerde özgür bir şekilde oy verme işleminden söz edilebilir mi?"

Telif hakkı DIHA

'Seçimin iptali gündeme gelebilir'

Bir çatışma ve kaos ortamı yaratılarak seçime gidildiğini vurgulayan HDP'li Nursel Aydoğan'a göre AKP'nin asıl hedefi HDP'yi baraj altında bırakmak.

Aydoğan, "1 Kasım'a kadar eğer çatışma ve ölümler devam ederse, seçimin iptali bile gündeme gelebilir. Eğer AKP'nin oyları anketlerde yüzde 35'lere kadar düşerse savaşı tırmandıracaklar. Böylece seçimin iptali gündeme gelebilir" iddiasında bulunuyor.

'Akiller sürece dahil olmalı'

AKP'li Muhammed Akar ise her türlü güvenlik önleminin alınacağını, seçim iptalinin söz konusu olmadığını söylüyor ve ekliyor:

"AK Parti savaş istemedi. Suruç'taki patlamadan sonra Ceylanpınar'da öldürülen polisler, Mardin ve Diyarbakır'da ardı ardına güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sonrasında çatışmalar arttı."

Hükümet ile PKK'nın birbirine güvenmediğinin altını çizen Akar, sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Çözüm sürecinde PKK Lice'de mezarlık yaptı, komutanları Agid'in heykelini diktiler. Sonra yol kesme olayları, YDGH'nın defakto asayiş uygulamaları hükümette güvensizlik yarattı. Ama artık karşılıklı bir güven sağlanmalı. Bunun için de Türkiye'deki akiller benzeri bağımsız gözlemciler sürece dahil olmalı.".