Sokağa çıkma yasağının ardından Sur

Telif hakkı Hatice Kamer

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi son iki ay içinde dördüncü kez konulan sokağa çıkma yasağının ardından normal hayata dönmeye çalışıyor.

10 Ekim'de Diyarbakır Valiliği’nden yapılan duyuruda "İlimiz Sur İlçesi’nde meydana gelen olaylar nedeniyle, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla” uygulan yasak, dört sürdü.

Yasaktan birkaç gün önce haber yapmak için gittiğim Sur’da insanlar büyük bir operasyon endişesi yaşadıklarını ve kötü şeyler yaşanacağı kaygısını dile getirmişlerdi. Yasaktan sonra ortaya çıkan görüntüler kaygılarını haklı çıkarıyordu.

Fatihpaşa Cami’sine gidiyorum. Hendeklerin en yoğun olduğu bu bölgede çok yoğun çatışmalar yaşanmış. Önceki çatışmalarda büyük zarar gören cami, bu sefer daha büyük tahribatlara maruz kalmış.

TIKLAYIN: DİYARBAKIR'IN KALBİ SUR, ÇATIŞMALARIN BEDELİNİ GÖÇLE ÖDÜYOR

Bir diğer adı “Kurşunlu Cami” olan Fatihpaşa Cami, mahallelinin deyimiyle artık gerçekten de kurşunlu cami. Zira kurşun deliği olmayan yer kalmamış gibi.

Telif hakkı Hatice Kamer

Bu son operasyonda caminin duvarı da yıkılmış. Fotoğrafları çekerken yanıma gelen bir adam, duvarın güvenlik görevlileri tarafından yıkıldığını söylüyor.

"Onlar Müslüman da biz gavur muyuz?"

“Zırhlı araçlarla camiye girmişler. Geçen gün bir haberde gördüm, polisler zırhlı araçta ezan okuyup gelip camide namaz kılıyorlar. Sanırsın ki islam fetih orduları Bizansa fethe gelmiş. Onlar Müslüman da, biz gavur muyuz?” diyerek tepki gösteriyor.

Hemen karşı sokakta daha önce “Jin, Jiyan-Kadın ve Yaşam” yazılmış olan duvara siyah boyayla “ Kanımız aksa da zafer islamın” diye yazılmış.

Sur içinde bu ve buna benzer birçok duvar yazısı görmek mümkün.

Telif hakkı Hatice Kamer

Bir başka evin duvarında da yine siyah boyayla “Allah cc her şeye yeter; Esedullah Timi; Türkün gücünü göreceksiniz” yazılmış.

YDGH’lilerin daha önce duvarlara boyalarla yaptıkları PKK sembol ve işaretlerinin hepsi de bu son operasyonda kurşunların hedefi olmuş durumda.

Daha önceki gelişimizde keskin nişancılardan korunmak için sokak geçişlerine brandaların çekilmişti.

Ayrıca örülen yüksek barikatlarda nöbet tutan yüzü maskeli YDGH’liler vardı.

Bu son operasyonda barikatların büyük bir bölümü yıkılmış durumda.

Telif hakkı Hatice Kamer

Maskeli ve silahlı YDGH’lilerden geriye de kimse kalmamış görünüyor.

Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada operasyon sırasında “Silahlı Terör örgütüne üye Olmamakla Birlikte Örgüte Yardım Etmek” eylemlerinden dolayı 66 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Gözaltına alınanlar arasında 33 kişinin serbest bırakıldığı, 8 kişinin tutuklandığı ve 17 kişinin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildiği, çok sayıda silah ve mühimmatın da ele geçirildiği açıklandı.

Telif hakkı Hatice Kamer

Mahalle sakinleri çatışmalardan geriye kalan izleri temizlemeye başlamışlar.

'Camı kırılmayan ev ve işyeri yok'

İlçede camı kırılmayan ev ve işyeri kalmamış görünüyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Günlerdir kapalı olan bir kahve bugün tıklım tıklım ancak bütün cam ve pencereler kırılmış.

Servisi yapan Cengiz adındaki kahveci “ Bugün açtık ancak zarar çok. Birkaç gün böyle camsız idare edeceğiz” diyerek camı olmayan kahvenin vitrinini gösteriyor.

Sokak aralarında gördüğümüz Tedaş görevlileri kopan telleri tamir ediyor, belediye işçileri de yerlerde biriken çöpü toplayarak ilçeyi eski haline döndürmeye çalışıyorlardı.

Caminin sokağında bir kapının önünde toplanan kadınların yanına gidiyorum. İki çocuğuyla kapı arasında duran kadın, günlerce silah ve bomba sesinden uyumadıklarını söylüyor.

10 Ekim’de sokağa çıkma yasağının ilan edildiği gün Ankara’da Tren Garı’nda 100’ü aşkın insanın hayatına mal olan bombalı intihar saldırı yaşandı.

Telif hakkı Hatice Kamer

Saldırıya çok üzüldüklerini söyleyen mahalleli, elektriklerin kesik olmasından dolayı olayı çok sonra öğrendiklerini söylüyorlar.

“Çok kötü bir olay. Duyduğumda çok üzüldüm. Biz de haftalardır bombaların, silah seslerinin altında yaşıyoruz. Çocuklarımız yaşadığımız bu olayları nasıl unutur, bilmiyorum ama hepimiz barış olsun, bu savaş bitsin istiyoruz” diyor.

Röportaj yaptığımı gören ve sokaktan geçen bir diğer kadın da kucağındaki çocuğunu gösterip ”Bu küçüğüm bile elini silah gibi yapıp tak tak, güm güm diye diye ağlıyordu. Korkudan ödleri patlayacaktı nerdeyse. Ne su vardı, ne elektrik. Evin kör noktalarına gidip sağ salim çıkalım diye Allah’a dua ettik” diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Az ilerde bir başka evin önünde toplanan kadınlar görüyorum. Bu evin hasarı da büyük. Komşuları da evin halini görmeye gelmişler.

Havva adındaki evin sahibi iki ay önce Dicle ilçesine bağlı köylerine bağbozumuna gittiklerini söylüyor.

Bütün odaları eşyalarla birlikte hasar görmüş, yatak, yorgan her şey yerlere saçılmış ve tahrip edilmiş. Avludaki el arabasını gösterip kocasının meyan şerbeti satarak geçimlerini sağladığını söylüyor. Kadın ağlamaklı bir şekilde anlatmaya başlıyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

“Senede sadece bir ay iş yapabiliyor. Geçen yıl 1500 TL’ye klima almıştım, onu da kırmışlar. Ne kiraya çıkabiliyorum, ne de ev alabilirim. Burayı bu halde görmeye dayanamıyorum, midem bulanıyor” diyerek kapısına kilit vurup evden çıkıyor. Komşulara teselli edecek söz kalmıyor.

'Geri dönüşler başladı'

Yavuz Selim Ortaokulu sokağındaki manavın sahibi Süleyman Duyan, 45 gündür iş yapamadığını son operasyonda beş bin liralık zararının olduğunu söylüyor.

“Geçen sefer kırılmamış olan camları da bu sefer halletmişler. Yetmemiş tekmelerle kepenkleri kırmışlar” diyerek bütün meyve ve sebzenin çürüdüğünü söylüyor.

YARIN: HELİN'İN AİLESİ VE SUR'DA SEÇİM İZLENİMLERİ

Yaşanan zorlu günlerden sonra sokaklar biraz canlanmış görünüyor. Her ne kadar binlerce insanın göç ettiği söylense de çatışmalardan dolayı evini bırakıp giden insanların geri dönmeye başladığı da ifade ediliyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Küçük kızıyla birlikte alışverişten dönen Ayşe de sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden önce Bağlar’da yaşayan annesine gittiğini söylüyor. “Evim avlulu, çocuklarım sürekli avluda. Her yerde keskin nişancılar vardı. Çocuklarıma bir şey olmasın diye gittim. İyi ki de gitmişim, birkaç sokak ötede polis Helin adında bir çocuğu vurmuş. Bir de güvercinlerini besleyen adamı da damda vurmuşlar".