5 soruda Suriye Zirvesi

Telif hakkı Getty

Suriye'deki iç savaşta farklı tarafları destekleyen dış güçler bugün ülkenin kaderini Viyana'da ele alıyor.

Toplantıda masadaki başlıca oyuncular Suriye lideri Beşar Esad'ın en büyük destekçileri Rusya ve İran. Karşılarındaki blok ise ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye.

İşte Associated Press Haber Ajansı'nın derlediği "5 soruda Suriye Zirvesi" analizi.

Zirveye kim katılmıyor?

Esad yönetimi ve Suriyeli muhalifler zirvede yer almayacak.

Bu iki tarafın da toplantıya katılmaması, aslında görüşmelerin yapısını da yansıtıyor.

Bu, savaşan tarafları bir araya getiren bir toplantı değil.

Ülkede yaşananlarda dahli olan dış güçler, sorunu kendi aralarında çözmeye çalışacak.

İlerleme kaydedilirse, taraflar Suriye'de savaşan müttefiklerini anlaşmayı kabul etmeye ikna etmek, ya da daha büyük bir olasılıkla zorlamak zorunda kalacak.

Geçen haftaki görüşmelerden sonra toplantı bölge ve Avrupa ülkelerini de içine alarak genişlemeye devam ediyor.

Telif hakkı AFP

Zirve, sadece başlıca ülkelerin görüşmeleri olmaktan çıktı ve Suriye'deki çatışma üzerinde nüfuzu bulunan tüm ülkeler konferanstan çıkabilecek herhangi bir sonucu desteklemeleri için sürece dahil edildi.

Davet edilen ülkeler arasında muhalifleri destekleyen Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri var.

Aynı zamanda İran'la müttefik Irak hükümeti ve Esad'a yardım için milis gönderen Şii Hizbullah güçlerinin üslendiği Lübnan da masada olacak.

Sorunlar ne?

Zirvedeki başlıca ve en tartışmalı konu Esad'ın geleceği.

Katılımcılar 2012 Cenevre Bildirisi'ni diriltmeye çalışıyorlar. Bildiride Suriye'de siyasi dönüşüm kararı alınmıştı.

Bu anlaşmaya göre özgür ve şeffaf seçimler yapılacaktı.

Bildirinin İran dışında Amerika ve Rusya başta olmak üzere birçok devlet tarafından imzalanmasının üzerinden 40 ay geçti.

Telif hakkı Reuters

Fakat uygulama için hala adım atılmadı.

Bildirinin yürürlüğe girmesini engelleyen başlıca sorun, Esad'ın bu süreçte nasıl bir rol oynayacağıydı.

ABD Esad'ın değişimin bir parçası olmasına sıcak bakarken, dönüşümün Esad'ın gidişiyle tamamlanacağını savunuyor.

Suudi Arabistan ise Esad rejiminin hemen gitmesini isterken, son dönemde bu sert tutumunu yumuşatmaya başladı.

Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr, Çarşamba günü Esad'ın ''belirli bir süre'' içinde koltuğu bırakması gerektiğini söyledi.

İran ve Esad ise rejimin düşmesinin gerekli olmadığını düşünüyor.

Esad geçtiğimiz yıl iç savaşın ortasında yapılan seçimleri kazanmıştı.

Telif hakkı AP

Batılı ülkeler her ne kadar seçim sonuçlarını hileli olarak nitelendirse de, Esad'ın görev süresi 2021'e kadar devam edecek.

Geçtiğimiz hafta Esad ile görüşen Rusya Meclisi üyeleri Esad'ın "erken bir seçime sıcak baktığını ve tekrar adaylığını koyacağını" iddia etti.

Esad cephesinden yapılan açıklamada ise "terör tamamen yok olmadan herhangi bir seçim olmayacağı" belirtildi.

Peki zirve amacına ulaşmazsa neler yaşanacak?

Suudi dışişleri bakanı görüşmelerden sonuç alımazsa başka yöntemlere başvuracaklarını açıkladı.

Olası yöntemler hakkında bilgi vermese de, Suudilerin bundan muhalif gruplara askeri yardımı kastettiği düşünülüyor.

Muhalifler de bu duruma sıcak bakıyor.

Suriyeli bir eylemci şöyle konuşuyor: ''Esad'a yapılan her yardım muhaliflere yapılan yardım olarak geri dönüyor.''

Telif hakkı AP

Eylemciler ve muhalif gruplar, İran'ın zirveye davet edilmesini şiddetle kınıyor.

Batı destekli Suriye Ulusal Koalisyonu'ndan bir üye, zirvenin İran'ın katılmasının ardından başarısızlıkla sonuçlanacağını ve yeni bir kargaşayı doğuracağını düşünüyor.

Muhaliflerin bir araya gelememesi de sorun teşkil ediyor.

Suriye Ulusal Konseyi kendisini muhalefetin başlıca temsilcisi olarak görmesine rağmen, cephede savaşanlar üzerinde herhangi bir etkisi yok. Ülkedeki muhalif profili, laik ulusalcılardan İslamcı militanlara kadar geniş bir yelpazeye sahip. Birçoğu farklı gruplar içinde yer alıyor ve uluslararası arenada da farklı destekçiler için çalışıyor.

Fakat hepsinin ortak bir noktası var: İran ve Rusya'dan nefret ediyorlar. Bu iki ülkenin Suriye'de elini güçlendirecek ve açık bir şekilde Esad'ın gidişiyle sonuçlanmayacak herhangi bir çözüme karşılar.

Görüşmeler sonrası ortaya neler çıkabilir?

Görüşmelerden somut bir anlaşma sağlanması olası görünmüyor ve belirsizlik hakim. Obama yönetimi Suriye'nin laik, çoğulcu ve demokratik bir yönetime geçmesi için tüm ülkelerin birleşmesi gerektiğini defalarca yineledi. Tüm taraflar Suriye'de kurulacak demokratik bir yönetim için hemfikir olsa da, bunun nasıl hayata geçirileceği konusunda görüş ayrılıkları var.

ABD ve müttefikleri demokrasiye Esad iktidarı ile ulaşılamayacağını savunurken, İran ve Rusya da çoğunluğu Sünnilerden oluşan eylemcilerin bu hedefe varamayacağını savunuyor.

Telif hakkı Reuters

Beş yıldan beri birbirlerini katleden Suriyeli Aleviler, Şiiler, Sünniler ve diğer mezhepler arasındaki nefret ortadayken kimin böylesine bir birlik ve çoğulculuğu getirebileceğini tahmin etmek zor.

Adının açıklanmasını istemeyen Birleşmiş Milletler diplomatlarına göre, görüşmelerde en iyi ihtimalle 2012 Cenevre bildirisine taahüdün, bu kez İran'ın da katılımıyla tekrarlanması bekleniyor.

Ama bu da 2012'yle kıyaslandığında çok da bir ilerleme sayılmaz.

Yeni bir hayalkırıklığı daha mı?

Suriye'deki iç savaşı siyasi uzlaşmayla sona erdirmek için girişilen hiçbir çaba sonuç vermedi.

Çeşitli uluslarası konferanslar ve Birleşmiş Milletler'in gözlemci misyonu da başarısız oldu.

Birleşmiş Milletlerin deneyimli iki diplomatı yaşadıkları hayal kırıklığı nedeniyle görevlerinden istifa etti. Viyana zirvesi de benzer bir şekilde çökebilir.

Telif hakkı AFP

İyimser bir yaklaşım ise Rusya'nın Esad'a bağlı kalmayacağı ve İran'ın tutumunu değiştirebileceği yönünde.

Viyana'da elde edilebilecek en büyük başarı, Suriye'deki çatışmaları bir vekalet savaşına dönüştüren güçler arasında bir ölçüde güven teşkil edilmesi olabilir.