'Kadın katilleri artık böyle diyecekler: Seviyordum, öldürdüm'

Telif hakkı hurriyet.com.tr
Image caption Hatice Kaçmaz, 13 Eylül 2014'te evlenme teklifini kabul etmediği Orhan Munis tarafından 16 bıçak darbesiyle öldürülmüştü

" 'Seviyordum, öldürdüm' diyecekler. Katiller, emin olun bundan sonra böyle savunma yapacaklar."

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Ayşen Ece Kavas, Hatice Kaçmaz cinayetiyle ilgili gerekçeli kararın açıklanmasının ardından tepkisini bu sözlerle ifade ediyor.

Kaçmaz, 13 Eylül 2014'te evlenme teklifini kabul etmediği Orhan Munis tarafından 16 bıçak darbesiyle öldürülmüştü.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi Ekim ayında davayı neticelendirmiş, sanığın suçunu "tasarlayarak öldürme" olarak nitelendirmemişti.

Kararın gerekçesi geçtiğimiz günlerde açıklandı, bugün ise manşetlerde.

Çünkü gerekçeli kararda sanığın cinayeti "tutku derecesindeki aşırı sevgiden kaynaklı duygusallığın etkisiyle işlediği" gibi ifadelere yer veriliyor.

Ayşen Ece Kavas, "Bu gerekçe kör gözüne parmağım demek oluyor. Mahkeme, 'Sevdiği için öldürdü' dediği zaman katiller bunu kendilerinde hak olarak görecekler." diyor.

TIKLAYIN: 'ERKEKLİĞİME DOKUNDU' SAVUNMASI NE DEMEK?

Hatice Kaçmaz'ın ailesinin avukatı Ceren Şimşek de aynı görüşte. Kararın kendisini şaşırtmadığını ancak böyle bir gerekçe de beklemediğini söylüyor.

"Sevgiden kaynaklanan bir gerekçe öne sürebileceklerini hiç düşünmemiştim. Mahkemenin böyle bir dil kullanmasını kabul edemiyorum." diyor.

'Erkeklik gururu'

Avukat Ceren Şimşek, bu dava dosyasında da sanığın "Erkeklik gururuma dokundu" gibi savunmalar yaptığını, ancak yeterli kanıt olmadığı için bunun ispatlanamadığını belirtiyor.

Şimşek'e göre, mahkeme iyi hal ya da haksız tahrik indirimlerine başvuramadığı için sanığın suçunda indirime gitmek amacıyla cinayeti "tasarlayarak öldürme" olarak nitelememe yolunu seçiyor.

Sanık Orhan Munis, tasarlayarak öldürme suçundan hüküm giyseydi, ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılabilecekti.

Ancak bu durumda sadece müebbet hapis cezası söz konusu.

Avukat Ceren Şimşek, "Bu cezayla birlikte bu suçu işlemeyi düşünen kişiler için caydırıcılık artık kalmıyor. Sanık kasten öldürmeden ceza almış olsa, hiçbir indirim uygulanmasa, karar caydırıcı olabilirdi." diyor.

Avukat Şimşek cinayetin tasarlanarak işlendiği yönünde çok kuvvetli kanıtlar olduğunu, mahkemenin bunları görmezden gelmeyi seçtiğini de savunuyor.

"Sanık maktule evlenme teklif ediyor. Maktul bu teklifi reddediyor. Çünkü sanığın geçmişinde sabıkası var. Kendi öz kardeşini dokuz bıçak darbesiyle öldürmüş.

"Maktul bu yüzden korkuyor, evlenmek istemediğini söylüyor. İlişkiyi sonlandırmak istediğini söylüyor.

"Cinayetten iki saat kadar önce sanıkla maktul arasında bir telefon konuşması oluyor. Sanık ısrarla görüşmek istediğini söylüyor. Maktul istemiyor ama sonra beş dakika görüşmeyi kabul ediyor.

Image caption Ayşen Ece Kavas (önde, elinde megafonla): Yeni yasal düzenleme için umutluyuz çünkü toplum vicdanı kaldırmıyor artık bunu.

"Sanık evden çıkarken yanına bıçak alıyor, çorabına saklıyor. Her şey çok net. Tasarlama olduğu çok net. Ama mahkeme indirim sebebi arıyor kendisine."

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanık, yanına bıçak almasını "Kurbanlık almaya gidiyordum" diye açıklamıştı.

Mahkemenin gerekçeli kararında, Yargıtay içtihatlarına göre tasarlayarak öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı kaydedilmişti.

Kararda, "Maktule ile ayrılmayı düşünmeyen, evlenmeyi isteyen sanık, maktülenin evlenme isteğini bir türlü kabul etmemesi, ayrılma düşüncesini kendisine hissettirip açıklaması sonucu içindeki tutku derecesindeki aşırı sevgiden kaynaklı duygusallığın etkisi ve ruh hali üzerinde yarattığı hiddetle yanına bıçak alarak maktule ile her zaman buluştukları parka gitmiş ve o hiddetin sonucu olarak maktuleye bıçak darbelerini vurmuştur" ifadeleri kullanılmıştı.

'Kadın cinayetlerine davetiye'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Ayşen Ece Kavas, "Bu gibi kararlar olduğu sürece katiller cesaretlendiriliyor. Kadın cinayetine davetiye çıkarılıyor." diyor.

Kadın cinayetlerinin politik olduğu görüşünün altını çizen Kavas, meclisin kadın cinayetlerinde sanıklara verilen indirimlerin kaldırılmasını öngören yasayı bir an önce gündeme alacağını umduğunu ifade ediyor.

Image caption Avukat Ceren Şimşek: "Aile mücadeleyi hiç elden bırakmadı ama şimdi zorlanıyorlar."

"Kadın katillerinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaları için yasal düzenleme istiyoruz. Yasanın geçeceğine dair umudumuz var. Çünkü ne biz ne de toplum daha fazla kadın cinayeti görmek istiyor. Toplum vicdanı kaldırmıyor artık bunu." diyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, bu yıl 1 Ocak tarihinden bu yana öldürülen kadınların sayısı 230'u aşmış durumda.

Kadın cinayetlerinin öncelikli sebebi boşanmak ya da ayrılmak istemek. Katiller de büyük çoğunlukla eş, eski eş ya da sevgili.

Hatice Kaçmaz davasıyla ilgili gerekçeli kararın açıklanmasının ardından ailesi temyiz başvurusunda bulunmuş.

Dava şimdi Yargıtay'a taşınacak. Yani aileyi en az bir yıl daha sürecek bir hukuki süreç bekleyecek.

Avukatları Ceren Şimşek, "Aile mücadeleyi hiç elden bırakmadı. Her duruşmaya geldiler. Katille yüz yüze baktılar." diyor. Ancak güç bir diğer duruma da işaret ediyor:

"Hatice Kaçmaz'ın 4,5 yaşında bir kızı var: Anise Nur Kaçmaz. Anise, iki yıl önce bir trafik kazasında babasını kaybetmiş. Şimdi de annesi bu şekilde öldürülüyor.

"Anise dedesi ve anneannesiyle birlikte yaşıyor. Ama aile zorlanıyor. Çünkü çocuk artık annesini sormaya başlamış. Ne diyeceklerini bilemiyorlar.

"Aile mücadeleye devam ediyor. Ama moralleri de, psikolojileri de çok bozuk."

İlgili haberler