AB Bakanlığı: 'Rapor haksız, hatta ölçüsüz'

Telif hakkı Reuters

Türkiye'deki Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı, İlerleme Raporu'nda yer alan eleştirilerin bazılarını "haksız ve yer yer ölçüsüz" olarak niteledi.

Bakanlık ayrıca Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik değerlendirmelerin kabul edilemez olduğu açıklamasını yaptı.

Bakanlığın internet sitesinde yer alan yazılı açıklamada Avrupa Komisyonu'nun ilerleme raporlarının doğası gereği eleştirel olduğu, haklı ve makul eleştirilerin dikkatle not edileceği ifade edildi.

TIKLAYIN - AB RAPORU: BARIŞ SÜRECİ YENİDEN BAŞLAMALI

Raporun ağırlıklı olarak hukukun üstünlüğü, yargı sistemi, ifade, toplanma ve basın özgürlükleri konularında eleştiriler getirdiği belirtilen açıklamada belgenin bu alanlarda Türkiye'nin "reform çalışmalarını yansıtmadığı, haksız hatta yer yer ölçüsüz olduğu" görüşü ifade edildi.

Açıklamada "Ayrıca ilk kez halkoyuyla doğrudan seçilen Sayın Cumhurbaşkanımızın Anayasa'nın kendisine verdiği yetkileri kullanmasına ilişkin değerlendirmelerin kabul edilmesi mümkün değildir" denildi.

İlerleme Raporu'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasal imtiyazlarını aştığı izleniminden söz ediliyor.

AB Bakanlığı, komisyonun "paralel yapıyla mücadeleyi doğru okuması ve bu yapıya karşı gerekli hassasiyeti göstermesi" gerektiğinden de söz etti.

Açıklamada ayrıca "Türkiye'nin PKK, DHKP-C, DAEŞ ve diğer terör örgütlerine karşı mücadelede ayırım yapmaksızın attığı kararlı adımların AB tarafından yeterince anlaşılamadığı görülmektedir" denildi.

Raporda bir ilk: Gerileme

Uzmanlar AB'nin Türkiye konulu İlerleme Raporu'nda ilk defa demokratik standartlarda "gerileme" ifadesinin kullanıldığına dikkat çektiler.

Bu belge AB'nin Türkiye için hazırladığı 18. rapor.

Ekonomik ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen belgeyi "eleştiri dozu en yüksek rapor" olarak nitelendirdi.

BBC Türkçe'ye görüş bildiren Ülgen, "İlk defa olarak demokratik standartlarda açık bir biçimde gerilemeden söz ediliyor" dedi.

Türkiye'nin tam üyelik sürecinden uzaklaşmasıyla AB raporlarının özgül ağırlığının azaldığını anlatan Ülgen, "Ne yazık ki AB önemli bir referans noktası niteliğinden uzaklaştı" diyor.

Buna karşın Ülgen kısa vadede Kıbrıs'ta çözüme ulaşılmasının ve Suriyeli göçmen meselesine ilişkin görüşmelerin AB ile Türkiye'yi yakın temasta tutacağına dikkat çekiyor.

Görüşlerine başvurduğumuz İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray da raporda Türkiye'ye ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve devlet ihale kuralları olmak üzere üç alanda "gerileme" yorumu getirildiğini belirtti.

Buna karşın 25 müzakere başlığında sınırlı, 2 başlıkta da iyi bir ilerleme görüldüğünü söyleyen Nuray, "Buzdolabında olduğunu düşünülen bir süreç için hiç de fena değil" yorumunu yaptı.

İKV'nin geliştirdiği kriterlere göre Türkiye'nin AB ile yüzde 63 seviyesinde bir uyum gösterdiğini belirten Nuray, "Türkiye bugün siyasi engellemeler kalksa 13 başlıkta müzakere etmeye hazır" dedi.