Can Dündar ve Erdem Gül cezaevinde

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

MİT tırları soruşturması kapsamında ifade veren Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasına karar verildi.

Çağlayan Adliyesi'nde gelişmeleri takip eden BBC Türkçe'den Selin Girit Dündar ve Erdem'in Silivri Cezaevi'ne gönderileceklerini söylerken, Can Dündar mahkeme salonundayken "Böyle bir dönemde bu benim için şeref madalyasıdır" dedi.

Dündar kararı Twitter'den yazdığı "Tutuklandık" mesajıyla da duyurdu.

Kararın ardından Dündar ve Gül'ün açıklama yapmasına izin verilmedi. Mahkeme salonundan ayrılan bazı CHP milletvekilleri de "Özgür basın susturulamaz", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları attı.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal karar sonrası "Türkiye basınına geçmiş olsun.Tutuklama kararı verilmesi hukukun katlidir.. Devletin suç işleme özgürlüğü yoktur. Devlet kendi ayıplarının üzerini devlet sırrı diyerek kapatamaz. Bu iktidar hukuk dışına çıkmıştır. Bu karar gayrimeşrudur. Basına, demokrasiye geçmiş olsun. Bu suçu işleyenler yargılanacaklar. "dedi.

HDP Milletvekili Garo Paylan da "Basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe daha, bir karanlık gün daha, Can Dündar ve Erdem Gül yalnızca gazetecilik yapmaya çalışıyorlardı. Had bildirmek için tutuklandılar ama bizleri susturamayacaklar." diye konuştu.

Bu arada yarın 12.00'de Cumhuriyet gazetesinin önünde toplanma çağrısı yapıldı.

Dündar ve Gül hakkında, Suriye'deki gruplara Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait TIR'larla silah ve cihatçı sevk edildiği iddialarına ilişkin haber ve görüntüler nedeniyle soruşturma başlatılmıştı.

TCK'nın 314/2'inci maddesine göre "teröre yardım ve yataklık", 328'inci maddesine göre "siyasi ve askeri casusluk amacıyla gizli bilgileri temin etmek" ve 330'uncu maddesine göre "siyasi veya askeri casusluk amacıyla gizli kalması gereken belgeleri açıklamak" ile suçlanıyorlar.

Dündar tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilmeden önce savcıya verdiği ifade de "MİT tırları haberini neden yayımladınız, dediler. Biz de basın tarihinin Watergate'ten Wikileaks'e bu gibi örneklerle dolu olduğunu anlattık. Devletin güvenlik ihtiyacı ile halkın bilgi alma ihtiyacı çelişebilir. Devlet bazı bilgileri gizlemek ister. Ama basın iyi ki bunları açığa vurmuştur. Hem konuyu aydınlatmak hem de daha büyük hatalardan korunmak adına..." dediğini anlattı.

Can Dündar, ifade sırasında "FETÖ terör örgütüne (Gülen cemaati için AKP çevreleri ve yargıyla polisin kullandığı ifade)" yardımcı olmakla suçlandığını, haberin kaynağının kendisine sorulduğunu, kaynağını açıklamamakla birlikte bunun Cemaat olmadığını özellikle belirttiğini söyledi.