100 Kadın: Suriyeli bir mültecinin çocuklar için mücadelesi

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Siba Alaradi 26 yaşında. Bir mülteci olarak geldiği İstanbul’da diğer mültecilerin hayatlarını değiştirmek için mücadele eden Suriyeli bir kadın.

Fatih’in arka sokaklarındaki küçük, dükkandan bozma, şimdi Small Projects Istanbul isimli sivil toplum kuruluşunun merkezi haline gelen mekanda buluşuyoruz onunla.

Siba bir yılı aşkın zamandır burada Suriyeli çocukların Türkçe öğrenmesine yardım ediyor. Sınıfta iki öğretmen çalışıyorlar. Biri çocuklarla sadece Türkçe konuşuyor; Siba ise Türkçeyi anlamakta güçlük çektiklerinde çocuklara destek oluyor.

Çocuklar etrafında cıvıl cıvıl. Siba’nın elini tutmak, dikkatini çekmek, ona soru sormak için yarışıyorlar birbirleriyle. Geçen hafta İstanbul’da yine Suriyeli bir mültecinin açtığı üç dilli kitapçıya gittiler hep birlikte. Fatih’ten Edirnekapı’ya giden tıka basa dolu otobüste, Siba’nın eli çocukların eliyle dolu, gözleri sürekli ona yeni bir soru soran çocukla birlikteydi.

Telif hakkı RENGIN ARSLAN

Otobüste birlikte şarkı söylediler, sonra yeni masallar dinledikleri kitapçıda yeni kahramanlarla tanıştılar birlikte.

Sonra yeniden Fatih’in arka sokaklarındaki küçük sınıfa dönüyorlar. Burada Suriyeli mülteci çocuklar Türkçe öğreniyorlar.

Telif hakkı RENGIN ARSLAN
Image caption Siba Alaradi, "İstesek de istemesek de burada yaşamamız gerekiyor. Türkçe öğrenmemiz gerek. Böylece toplumun içine girebilir, böylece burada yaşayabilir ve burada yeni bir hayat kurabiliriz" diyor.

6 milyon çocuk Suriye savaşından etkilendi

Türkiye’de okul çağında yüzbinlerce Suriyeli çocuk var. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün geçen ay yayımladığı bir rapora göre Türkiye’de 400 binden fazla okul çağındaki çocuk okula gitmiyor.

Birleşmiş Milletler ise Suriye çocukların “kayıp nesil riski ile karşı karşıya” olduğunu söylüyor.

Suriye savaşı 6 milyon çocuğu etkilemiş durumda.

Telif hakkı RENGIN ARSLAN

Siba’nın yaratmaya çalıştığı değişim ise bu büyük savaşın yıkıntıları altında yeni bir gelecek arayan yüzbinlerce çocuğun çok azına değse de, bu, onun değdiği çocukların hayatında büyük bir adım.

Siba’ya burada gönüllü olmaya nasıl karar verdiğini, Şam Üniversitesi’nde inşaat mühendisliğinden yenice mezun olmuşken, kendini nasıl İstanbul’da öğretmenlik yaparken bulduğunu soruyorum.

2013 yılında okuldan mezun olur olmaz ailesiyle İstanbul’a gelmek zorunda kaldığını anlatıyor. İlk sekiz ayını ne kadar yalnız geçirdiğini ve sonra bu STK’da gönüllü olup nasıl “yeniden bir hayat yarattığını.”

“Bu çocuklar benim için Suriye demek”

Siba şöyle özetliyor yaşadıklarını: “İlk geldiğimde yapayalnızdım. İlk sekiz ay gerçekten çok zordu. Hiçbir şey yapmıyordum. Üniversiteden mezun olmuştum ama deneyimim yoktu. Burada arkadaşlarım yoktu. Ne zaman ki buraya gelip gönüllü oldum, arkadaşlarım oldu ve yeni bir hayat yarattım.”

Peki çocuklarla ilişkisi? Bu soruyu sorduğumda önce normal bir ses tonuyla başladığı yanıtının sonuna doğru sesi çatallaşıyor, yüzü değişiyor: “Umarım bir değişim yaratabiliriz. Bilemiyorum, ama bu bir Suriyeli olarak yapabileceğim tek şey. Herkes yardım etmek istiyor. Özellikle de çocuklara. Çünkü şu an kayıp nesil tehlikesi var. Şu an en önemli çocukların eğitimlerini, okullarını bitirmeleri... Çocukları, onlarla birlikte olmayı hep sevdim. Aslında onlarla olan ilişkim Suriye olan ilişkimi temsil ediyor. Onlar benim için Suriye demek şimdi.”

"Çocukların okula başlaması, mutluluk bu"

Telif hakkı RENGIN ARSLAN

Siba dil öğrenmenin bu çocukların hayatını kurmalarına yardım edeceğini söylüyor. “İstesek de istemesek de burada yaşamamız gerekiyor” diyor Suriye’ye özlemini anlatarak ve ekliyor. “Türkçe öğrenmemiz gerek. Böylece toplumun içine girebilir, böylece burada yaşayabilir ve burada yeni bir hayat kurabiliriz.”

Small Projects İstanbul’un ana projelerinden biri burada eğitim gören çocukların burayı bir geçiş noktası olarak kullanarak okullara gitmelerini sağlamak.

Siba Suriye’nin geleceğinden umutlu değil ama Suriyeli çocukların geçmişi unutarak, yaralarını iyileştirerek yeni bir gelecek kurabileceklerini yürekten inanıyor ve bu küçük yerde yaşadığı büyük mutlulukları şöyle özetliyor: “Çoğunlukla burada kapıdan dışarı çıktığımda mutlu hissediyorum. Yaptığımız şeyden memnunum. Özellikle şu an, projelerimizden biri de çocukların okullara gitmelerini sağlamak ve çocuklarımız ilk kez bu okullara yazıldıklarında ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. En önemlisi onlar… En azından bir şey yapmaya çalışıyorsun. Mutluluk bu…”

Small Projects İstanbul’un küçük yerinden ayrılıyorum. Kulağımda hem genç hem de güçlü bir kadının sesi kalıyor. Bir de İstanbul sokaklarında gördüğümüzün tersine bu kez Suriyeli küçük çocukların kahkahaları, Siba’nın sorduğu bir soruyu yanıtlamak için hevesle el kaldıran heyecanlı halleri, yanıtı söylerken tedirginlikle titreyen sesleri…

İlgili haberler