Sultanahmet tanığı: Vücudum tam mı diye baktım

Telif hakkı REUTERS

Annesine ve babasına endişelenmemeleri için patlama sırasında olay yerinde olduğunu söylemeyen, bu sebeple de sadece adını kullanmamamızı isteyen 21 yaşındaki Nazlıcan'ın kaleminden Sultanahmet saldırısı:

Neden yaşadığınızı sorguladınız mı, ya da nasıl tesadüfen hayatta kaldığınızı?

Ben sorguladım, Suruç'ta en yakınlarımı kaybettiğim zaman, Ankara patlamasında "İnanabiliyor musun kardeşimin cesedinin parçaları tamdı, biz buna çok sevindik" diyen abladan sonra sorguladım.

Son olarak da kılpayı kurtulduğum Sultanahmet patlamasında sorguladım. Sadece kulaklarımda işitme kaybı var. Ama kalıcı mı bilmiyor doktorlar.

Bir iş görüşmesine gidecektim. Randevu saatinden biraz daha erken gelmiştim, bir bankta kuşlarla birlikte simidimizi yedik.

Saatime baktığımda "Vakit geldi, kalkalım artık" dedim edindiğim kuş dostlarıma, gelen vaktin katliam vakti olduğunu bilmeden.

İlk adımımı atmamla birlikte, birazdan orayı yerle bir edecek torpilin sesini duydum. Çok tanıdık bir sesti, ya küçükken mahallede sokak arasında oynadığımız "kız kaçıran"dan, ya da yine tanık olduğum başka patlamadan bildiğim bir ses.

İki birbirine zıt olayın aynı sesle zihne kazınması ne ilginç değil mi?

Bir adım daha attığımda bu sefer beni bir alev topu karşıladı, bana doğru geliyordu ve müthiş bir ses, yerin titremesi ile kendimi yerde bulmuştum.

'Vücudum tam mı diye baktım'

İnsanın an be an belki de kendisini ölüme götürecek bir olaya tanıklık etmesi tuhaftı.

Ortalık bir anda kan havuzuna döndü, midede bulantı hissi veren kan kokusu. Gözümü açtığımdaysa o korkunç sahneyle karşılaşıp hemen kendi vücudumu kontrol ettim acaba kopan bir parçam var mı, tam mıyım diye?

Telif hakkı AFP

Kendime geldikçe daha net farkına vardım, bombalı saldırının tam ortasında kalmıştım ve aslında bu duruma hiç yabancı değildim.

Çığlık, ağıt ve "Bomba, canlı bomba" seslerini duydukça etrafıma bakmak için doğruldum. Korku dolu gözler aklımda kalmış.

Bir tarafta çocuklarının yüzünü kapatarak hızlı ve korkuyla koşan anneler.

Hiç unutmuyorum sinagog saldırıları olduğu zaman, 9 yaşındaydım.

Olay yerinin sadece biraz uzağındaydık annemle. O zaman annem gözlerimi kapatıp kucağına alıp götürmüştü beni.

Yıllar sonra aynı görüntüyü bombaların tam ortasında yaralanmış bir halde izleyeceğimi nereden bilebilirdik ki.

'Peki ya diğerleri'

Vakit iyice geçiyor, birileri gelip yardım edene kadar geçmişi düşünmeye başladım. Sevdiklerimi görememe ihtimali... Suruç saldırısından sonraki yarım kalmışlık hissi. Ve sizin çok sevdiklerinizin geride kalıp, sizin yokluğunuzla nasıl başa çıkacaklarını düşünmek.

Yanıma gelmeye cesaret eden bir kişi elimi tutup "Allah seni ailene bağışladı, iyi olacaksın" dedi ve o anda gözyaşlarımız birbirine değdi.

Telif hakkı REUTERS

Sahiden, Allah beni aileme bağışladı, "Peki ya diğerleri?" diye düşünmekten alıkoyamadım kendimi.

Yavaş yavaş şoktan çıktığımda ise, az önce birlikte simit yediğim kuşun cansız bedeni çarptı gözüme. "Sen neden kurtarmadın kendini" diye söylenirken buldum kendimi.

Bu yazıyı okuyanlara, "Katliamları unutmayın" demeyi çok isterdim. Fakat demeyeceğim. Çünkü insanlar, maalesef ki başlarına gelmedikçe hiçbir olayı hatırlamıyor ya da bu acıya ortak olma gereksinimi duymuyorlar.

Ben bugünü unutmayacağım. Tıpkı, 9 yaşımda, sinagog saldırısında annemin gözlerimi kapatmasına rağmen hatırladıklarım gibi.