Akademisyenlere edebiyatçılardan ve gazetecilerden destek

Telif hakkı .

'Barış için Akademisyenler Grubu'nun imzaladığı "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine edebiyatçılar, sinemacılar ve gazetecilerden de destek geldi.

Devleti, Güneydoğu'da 'kendi vatandaşlarına şiddet uygulamakla' suçlayan bildirideki imza sayısı da 1128'den 2000'e çıktı.

Bildiriye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu tepki göstermiş, bildirde imzası bulunan çok sayıda akademisyen hakkında da soruşturma açılmıştı.

TIKLAYIN - ERDOĞAN'DAN AKADEMİSYENLERE TEPKİ

TIKLAYIN - DAVUTOĞLU'NDAN 'METİNDE NEDEN PKK ELEŞTİRİSİ YOK' SORUSU

TIKLAYIN - SEDAT PEKER AKADEMİSYENLERİ TEHDİT ETTİ

Erdoğan, 'aydın müsveddeleri' sözleriyle seslendiği akademisyenler için "Bugün üstelik çoğu maaşını devletten alan, cebinde bu devletin kimliğini taşıyan sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız" diye konuştu.

İstanbul Başsavcılığı'ndan soruşturma

Başbakan Davutoğlu da metinde PKK'ya yönelik 'tek bir eleştirinin yer almadığın' söyleyip "Eleştiri hakkınıza saygı duyuyorum ancak bir terör örgütünü hiçbir eleştiriye tabi tutmamanızı neyle açıklıyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

İstanbul Başsavcılığı da bildiride imzası bulunan akademisyenlerden kendi yargı alanında bulunan üniversitelerde görevli isimler hakkında TCK'nın 301. maddesinde hükme bağlanan "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve devletin kurum ve organlarını aşağılamak" suçu ile TMK'nın 7. maddesinde belirtilen "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından re'sen soruşturma başlattı.

Yerli ve yabancı akademisyenlerin imzası bulunan bildiriye destek çıkan edebiyatçıların oluşturduğu 'Barış için Edebiyatçılar' Grubu bildirilerinde, akademisyenlerin "hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısına, kalbimiz ve kalemimizle katılıyoruz" dedi.

Açıklamada, "Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesini reddediyoruz. Eşitlik ve barışın yanındayız. Yaşam hakkının yanındayız. Özgür düşüncenin yanındayız" ifadeleri yer aldı.

Akademisyenler: Devleti müzakereye davet ediyoruz

Çok sayıda gazeteci de akademisyenlere destek çıkıp "Akademisyenlerin yanında olduğumuzu ve barış ortamı içinde habercilik yapmak istediğimizi beyan ediyoruz" açıklaması yaptı.

TIKLAYIN: BARIŞ İÇİN AKADEMİSYENLER GRUBU ŞİMDİ NE YAPACAK?

Telif hakkı REUTERS

Gazetecilerin metninde "Türkiye'nin geleceğini yetiştiren akademisyenlerin 'barış istiyoruz' dedikleri için, bazı medya kuruluşları ve iktidar tarafından hedef haline getirilmesini, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü açısından tehlikeli bulunuyoruz" dendi.

Yaklaşık 400 sinemacı da 'Barış İçin Sinemacılar' grubu da yayımladıkları bildiriyle imza kampanyası başlattı.

Sinemacıların açıklamasında "Bizler Türkiyeli sinemacılar olarak, Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin, 11 Ocak 2016 tarihinde hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısına destek veriyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesini reddediyoruz. Eşitlik ve barışın yanındayız. Yaşam hakkının yanındayız. Özgür düşüncenin ve sanatın yanındayız. Ama'sız fakat'sız eğer'siz: 'Bu suça ortak olmayacağız!' Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin, yanındayız" dendi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) de, bildirinin 'teröre destek verdiğini' iddia edip "bildiriyle ilgili olarak hukuk çerçevesinde gereğinin yapılacağını' belirtmişti.

Bildiriye, organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Sedat Peker de tepki gösterip akademisyenleri "oluk oluk kan akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız" sözleriyle tehdit etti.

Barış için Akademisyenler Grubu, yeni bir bildiri yayımlayıp 'Bu Suça Ortak Olmuyoruz' başlıklı metinlerinin arkasında olduklarını yineledi.

Yeni bildiride 'hakaret ve tehditlerle ilgili hukuki süreç başlatılacağını' belirtildi ve şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye'de abluka, yerinden etme, baskı, sivil, asker ve polis ölümleri sürmektedir. Bir daha devleti bir an evvel müzakereleri başlatmaya davet ediyoruz."

"Bölgeye bağımsız gözlemcilerin girmesi, işlenen suçların faillerinin ortaya çıkması ve yargılanması ve barış taleplerimizi yineliyoruz. Tüm Türkiye'yi fikir ve muhalefet özgürlüğü, hakikat ve barış hakkı çerçevesinde kilitlenmeye çağırıyoruz."

İlgili haberler