'Barış için Akademisyenler'e gözaltı ve baskınlar

Telif hakkı AFP

'Barış için Akademisyenler' bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle üç üniversiteden yirmiyi aşkın akademisyen gözaltına alındı evleri ve büroları arandı.

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan Kocaeli Üniversitesi’nden 21 akademisyen gözaltına alındı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden (AİBÜ) bildiriye imza veren üç akademisyenin evinde arama yapıldığı haber verildi. Uludağ Üniversitesi'nde ise üç akademisyen üniversitedeki odalarından gözaltına alındı.

Akşam saatlerinde akademisyenlerin bazılarının savcılık tarafından serbest bırakıldığı bildirildi.

Anadolu Ajansı bazı akademisyenlerin imzalarını geri çektiklerini duyurdu.

Doğan Haber Ajansı (DHA), Bolu'da bildiriyi imzalayan 3 akademisyenin evinde arama yapıldığını, Giresun'da ise bir akademisyenin ise görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi.

Bolu'da evlerinde arama yapılarak gözaltı işlemi yapılanların Dr. Ülkü Güney, Doç. Dr. Selime Güzelsarı ve Prof. Dr. Barış Kılıçbay olduğu bildiriliyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Gökhan Yavuz Demir, Tıp Fakültesi'nden Şule Akköse Aydın ve Tarih Bölümü'nden Araştırma Görevlisi Aylin Çakı bugün gözaltına alındı.

Pamukkale Üniversitesi'nde Profesör Mehmet Zencir ifadeye çağrıldı.

'Terör örgütü propagandası' suçlaması

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında akademisyenlerin gözaltına alınma gerekçesi ise "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ve "terör örgütü propagandası yapmak"olarak açıklandı.

Akademisyenlerin bildirisi hakkında İstanbul Başsavcılığı da soruşturma başlatmış durumda.

İstanbul'daki soruşturmanın gerekçesi de "Terör örgütü propagandası yapmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılamak" suçlaması kapsamında.

'Barış için Akademisyenler' bildirisinde, devletin kendi vatandaşlarına şiddet uyguladığı ifade ediliyor ve "Bu suça ortak olmayacağız" deniyordu.

İdari soruşturmalar

Bunun dışında görevden üniversitelerin bir kısmında imzacı akademisyenlere idari soruşturma açıldı.

Gaziantep'te 4, Akdeniz Üniversitesi'nde 9, Çukurova Üniversitesi'nde 2 ve Mersin'de ise 20 akademisyen hakkında idari soruşturma başlatılmış durumda.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde, Konya Selçuk ve Kırıkkale Üniversitelerinde bazı öğretim üyelerinin kapılarına asılan “PKK'ya destek veren .....'i üniversitemizde istemiyoruz” yazıları Cihan haber ajansı ve Evrensel gazetesi tarafından fotoğraflı olarak duyuruldu.

TIKLAYIN: Almanya'dan akademisyenler: Barış akademisyenlerine baskı yapmayın

Erdoğan: Gereği yapılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Perşembe günkü konuşmasında bildiriyi imzalayan binin üzerindeki akademisyen için "Bu ihanete gereği yapılacak" demişti.

TIKLAYIN - ERDOĞAN: SÖZDE AKADEMİSYENLERİN HADDİNİ BİLMESİ GEREK

Aralarında yabancı akademisyenlerin de bulunduğu bildiriyi imzalayanları "Terörün yanında saf tuttular" diyerek suçlayan Erdoğan, "Biz 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarını, 78 milyon vatandaşımızı, bu 1100 tane sözde aydınlardan izin alarak, icazet alarak mı yöneteceğiz?" diye sormuştu.

Davutoğlu: Bildiriyi bir daha okusunlar

Telif hakkı AFP

İstanbul'da Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) üyeleriyle biraraya gelen Ahmet Davutoğlu ise akademisyenlerden imzaladıkları bildiriyi bir kez daha okumalarını istedi.

"Dün beni arayarak 'Haklısınız. Okumadan imza atmışız’ diyenler oldu. Onlara buradan teşekkür ediyorum" diyen Davutoğlu, sözlerine "Bu metni akademisyenler bir kez daha okusunlar eminim birçoğu imzalarını geri çekecektir" diyerek devam etti.

Tartışmaya, "organize suç örgütü kurup yönetmekten" hüküm giymiş olan Sedat Peker de dahil olmuştu.

Peker, "Oluk oluk kan akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız" sözleriyle akademisyenleri tehdit etmişti.

Bu sözler nedeniyle Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyeleri Peker hakkında soruşturma açılmasını talep etti ve Ankara Savcılığı da Peker hakkında "Tehdit, hakaret, iftira, halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddialarıyla soruşturma başlattı.

İmza sayısı 2 bini aştı

Hükümetten ve Cumhurbaşkanı'ndan gelen açıklamaların ardından akademisyenlerin imzaladığı bildirideki imza sayısı da artmış durumda.

Bildiriyi imzalayanların sayısı 2 bini geçerken, gazeteciler ve edebiyatçılardan da akademisyenlere destek geldi.

'Barış için Edebiyatçılar' Grubu bildirisinde, akademisyenlerin "hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısına, kalbimiz ve kalemimizle katılıyoruz" deniyor.

Açıklamada, "Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesini reddediyoruz. Eşitlik ve barışın yanındayız. Yaşam hakkının yanındayız. Özgür düşüncenin yanındayız" ifadeleri yer alıyor.

Gazetecilerden ise "Akademisyenlerin yanında olduğumuzu ve barış ortamı içinde habercilik yapmak istediğimizi beyan ediyoruz" açıklaması gelmişti.

CHP: Demokrasiye leke

Telif hakkı CHP

Bugün toplanan CHP Parti Meclisi 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildirisine imza atıkları için haklarında soruşturma başlatılan ve evleri basılıp gözaltına alınan akademisyenlerle ilgili bildiri yayınlandı.

CHP'nin Genel Sekreter Gürsel Tekin ve bazı milletvekilleri tarafından açıklanan bildirisinde "Yargı ve bazı üniversite yönetimlerinin harekete geçmesi Türkiye demokrasisine yeni bir leke düşürdü. Gözaltına alma ve görevden uzaklaştırmaların derhal son bulmasını talep ediyoruz" denildi.

Açıklamada şöyle deniliyor:

"CHP Parti Meclisi olarak, ancak demokrasi dışı rejimlerde rastlanan, düşünceyi açıklama özgürlüğü ve bağımsız yargıyı hedef alan bu operasyonları hukuksuz, kabul edilemez ve son derece tehlikeli buluyoruz. Geçmişte bazı kişi ve mihraklar tarafından hedef gösterilen insanların katledilmesi hafızalarımızdadır. Maalesef, Cumhurbaşkanı himayesinde konuşan bir mafya liderinin 'akan kanlarınızla duş yapacağız' ifadesi endişelerimizi güçlendiriyor. CHP olarak düşünce açıklama özgürlüğünü demokrasinin vazgeçilmez temel ilkelerinden biri olarak kabul ediyor ve kararlılıkla savunuyoruz. Bu anlayışla, şiddet çağrısı içermedikçe ifade özgürlüğünü kullanan tüm yurttaşların yanındayız ve onlara destek olmaya devam edeceğiz. Söz konusu akademisyenler bildirgesi ekseninde devam eden hukuksuz soruşturma, gözaltına alma ve görevden uzaklaştırmaların derhal son bulmasını talep ediyoruz."

Hukukçulardan destek

'Barış İçin Akademisyenler' ismiyle bir araya gelen 1128 öğretim üyesine, edebiyatçılar, gazeteciler, sinemacılar ve öğrenciler'den sonra 2 bin imzalı bir liste ile hukukçulardan da destek geldi.

Hukukçular akademisyenlerin imzaladığı metni aynen sahiplendiklerini ve her aşamada gönüllü avukatlık yapmaya da hazır olduklarını açıkladı.

İlgili haberler