Suriye Demokratik Güçleri: Türkiye'den top ateşi devam ediyor

Telif hakkı Amina Misto

Suriye'nin kuzeyinde YPG ile birlikte hareket eden Suriye Demokratik Güçleri'nin bileşenlerinden birinin sözcüsü, BBC Türkçe'ye, Türkiye’nin top atışlarının halen devam ettiğini ve onlarca kişinin yaralandığını, 5 sivilin öldüğünü söyledi.

BBC Türkçe, dün Suriye Demokratik Güçleri'nin bileşenlerinden Ceyş es Suvar'ın sözcüsü Ahmet Ömer'e bulunduğu Afrin'de telefonla ulaştı.

Ceyş es Suvar sözcüsü,Türkiye’nin top saldırıları sonucunda Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı onlarca savaşçının yaralanmasının yanısıra, Arap nüfuslu Meryemin Köyü’nde beş sivilin de hayatını kaybettiğini kaydetti.

Türkiye'nin Suriye'de YPG'yi hedef alan top atışlarını görüşen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, dün Ankara'yı uluslararası hukuka uymaya çağırmıştı.

TIKLAYIN: BM Güvenlik Konseyi'nden Türkiye'ye YPG tepkisi

'Büyük bir savaşa neden olabilir'

Demokratik Suriye Güçleri geçtiğimiz haftalarda Fırat'ın doğusuna geçerek kuzeye ilerlemeye başlamış ve 11 Şubat'ta Halep ve Azez arasında stratjik öneme sahip Menag Havaalanı’nı dün de Türkiye'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Tel Rıfat'ı ele geçirdiği haberleri gelmişti.

TIKLAYIN: Suriye Demokratik Güçleri Menag havaalanını ele geçirdi

TIKLAYIN: Suriye Demokratik Güçleri Tel Rıfat'ı ele geçirdi

Ceyş es Suvar sözcüsü Ahmed Ömer, “Menag Havaalanı ve Tel Rıfat’ın ele geçirilmesinden sonra Türkiye bölgeye top atışları yapmaya başladı. Angajman kurallarını yerine getirdiğini söylüyor ama buradan Türkiye’ye herhangi bir saldırı yapılmış değil. Top atışları halen devam ediyor. Uluslararası güçler Türkiye’ye bu yaptığının büyük bir hata olduğunu söyleyerek uyarmalı. Türkiye'nin yanlışı, bölgede büyük bir savaşa neden olabilir” diye konuştu.

Geçtiğimiz Ekim ayında Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'le savaşan Kürt savunma güçleri YPG ve YPJ, Ceyş es Suvar, Burkan el Fırat, El Sanadid, El Cezire Tugayları ve Süryani Askeri Konseyi ile birleşerek "Suriye Demokratik Güçleri" adlı askeri ittifakı oluşturmuşlardı.

Türkmen, Arap ve Kürtlerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri’nin sahada aktif olarak savaştığını aktaran Ceyş Es Suvar sözcüsü “ Türkiye, YPG bölgede kendine alan yaratmaya çalışıyor diyerek saldırılarına gerekçe yaratmaya çalışıyor. Oysa sahada sadece YPG yok, İdlib’ten, Humus, Hama’ya kadar Türkmen, Arap ve Kürtlerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri var. Türkiye’nin iddiaları gerçeği yansıtmıyor" dedi.

'Göçün sebebi biz değiliz'

Türkiye’nin yeni göç dalgasını top ateşine gerekçe olarak öne sürdüğünü söyleyen Ceyş Es Suvar sözcüsü Ahmed Ömer “Yeni bir göç dalgası olacaksa onun sebebi Türkiye olacaktır. Ele geçirdiğimiz kasaba ve köylerin eski sakinlerine çağrı yaptık ve geri dönmelerini istedik. Tel Rıfat, Meryemin’e geri dönüşler olmaya başlamıştı. Ancak Türkiye’nin başlattığı top atışları yüzünden bu yerlerde siviller öldü. Maddi hasar meydana geldi. insanlar tekrar göç etmeye başladı” dedi.

İslam Tugayı, El Nusra ve Ahrar’ur Şam'ın yaklaşık bir ay önce İŞİD ile ateşkes yaptığını söyleyen Ahmed Ömer “Bize karşı ittifak kurduklarını düşünüyoruz”diye konuştu.

'Cihatçılar Azez'e yığınak yapıyor'

Bu hafta kendilerinin de içinde bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin eline geçen Tel Rıfat’ın, Nusra ve Ahrar’ur Şam gibi cihatçı örgütlerin kontrolündeki önemli yerlerden olduğunu söyleyen Ceyş Es Suvar sözcüsü “Azez’de de güçleri var. Tel Rıfat’ı kaybedince hepsi Azez’e geçti. İdlib’den ve Türkiye üzerinden de Azez’e takviye güç gönderdiler” diyerek bu örgütlerin Azez’e yığınak yaptığını kaydetti.

Telif hakkı AP
Image caption YPG ve müttefiklerinin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri geçen hafta Halep'in kuzeyinde önemli ilerlemeler kaydetti

Beş gün önce Cerablus’tan Türkiye’ye; Türkiye'den de Bab el Selam sınır kapısı (Kilis'teki Öncüpınar sınır kapısının Suriye tarafındaki adı) üzerinden 250 dolayında El Nusra militanının Tel Rıfat’a geçtiğini iddia eden Ceyş es Suvar sözcüsü, Türkiye sınır kapısının selefi gruplara açık olduğunu öne sürdü.

Türkiye'den geçiş iddiası

“Nusra ve Ahrar’ur Şam Türkiye’ye rahatça girip çıkabiliyor. Hatta o kadar rahatlar ki, her gün Türkiye’deki lokantalardan bu çete mensuplarına sıcak yemekler geliyor. Tel Rıfat’ta bunu gördük” diye konuştu.

Ahmet Davutoğlu'nun, Azez’in düşmesine izin vermeyecekleri açıklamasını da değerlendiren Omer, “Azez, Nusra ve Ahrar’ur Şam gibi çetelerin elinde. Orayı kurtaracak olan biz değil, Azez halkı olacaktır” dedi.

TIKLAYIN: Azez Türkiye için neden bu kadar önemli?

Suriye Demokratik Güçleri'nden Ahmed Ömer, “Eğer Türkiye kara harekatı düşünür ve bize saldırırsa biz de kendimizi savunuruz. Çünkü Suriye topraklarına yapılacak herhangi bir harekat, Suriye halkının çıkarlarına hizmet etmeyecektir” dedi.

Türkiye'nin pozisyonu

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Tel Rıfat'tan yaklaşık 7 kilometre uzakta olan ve Türkiye sınırında bulunan Azez'in düşmesine izin vermeyeceklerini açıklamıştı.

Türkiye, Azez çevresindeki bölgelerin ele geçirilmesinden sonra o bölgelere top atışına başlamış, Başbakanlık bunun "angajman kuralları çerçevesinde" yapıldığını açıklamıştı.

Davutoğlu ayrıca YPG'nin Menag havaalanından çekilmemesi durumunda saldırıların devam edeceği uyarısında bulunmuştu.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş başkanı Salih Müslim ise, YPG'nin Türkiye'nin 'Azez ve çevresinden çekilin' çağrısına uymayacağını açıklamıştı.