UEFA'dan Galatasaray'a men: Peki sorumlu kim?

Telif hakkı AFP Getty

Geldi, gelecek, geliyor denen ceza belli oldu.

Tıklayın: Galatasaray'a Avrupa'dan bir yıl men cezası

Avrupa futbolunun patronu UEFA, Finansal Fair-Play kriterlerine uymadığı gerekçesiyle uzun süredir yakın takibe aldığı Galatasaray'a 1 yıl men cezası verdi.

Sarı-Kırmızılı kulübe gönderilen 21 sayfalık gerekçeli kararın başlığı böyle:

1 yıl Avrupa kupalarından men!

İlk bakıldığında, geçen ay 1+1 diye sızan cezanın 1 yıla çekilmesi, başarı gibi duruyor.

Çünkü, büyük borç artışı karşısında UEFA FFP Komitesi'nin 1+1 yıl ve çeşitli yaptırımlar istediğini biliyorduk.

Bileklik mi, CAS tehdidi mi?

Peki, bu '+1' nasıl kaldırıldı?

Kimine göre, Nyon çevrelerinde nüfuzu olan Belçikalı avukat Jean Luis Duppont'un başarısı, kimi ise Dursun Özbek Başkan ve ekibinin, gelir getirmek amacıyla öne sürdüğü "tek bileklik tek yürek" savunmasının yarattığı duygusal havaya bağlıyor, dolaylı affı.

Ancak, UEFA'ya yakın çevreler, "CAS'a gideriz" kartını dosyasında bulunduran Galatasaray'ın, biraz da ceza kurulunu, "Sizi bir süre uğraştırırız..." diyerek dolaylı olarak tehdit ettiğini ve + 1'den kurtulduğunu söylüyorlar.

Onların yalancısıyız.

Gelelim, açıklanan rapora ve yaptırımlara.

Galatasaray'ın aldığı ceza biraz karmaşık...

Öyle normal düzeyde İngilizce ve veya Fransızca bilenin çözebileceği gibi değil.

Öncelikle kararın 21 sayfa olması, futbol sahalarında kolay, kolay rastlanmayan bir olay.

Buna dikkat çekelim.

Cezanın ayrıntıları

Ve gelelim, 21 sayfalık ceza mektubunun ayrıntılarına.

Öncelikle, Galatasaray eğer bu yıl, şu saatlerde yoluna devam ettiği Türkiye Kupası'nı kazanırsa, cezasını otomatiktan çekmiş olacak ve gelecek yıl Avrupa Ligi'ne iştirak etmeyerek yaptırımlardan sıyrılacak.

Ola ki, bu yıl kupada şampiyon olamadı, ligde de ilk 5-6 sıraya giremedi, işte o zaman Sarı-Kırmızılıların cezası, 1 sonraki yıla bırakılacak.

Ve Galatasaray, ligi şampiyon veya UEFA sıralamasında bitirir, ya da Türkiye Kupası'nı kazanırsa ceza bu kez 2. yılda çekilmiş olacak.

Yok, eğer sarı kırmızılılar 2 yıl üst üste kupaya katılma hakkını elde edemezse bu kez ceza ortadan kalkacak.

İlk bakıldığında algılanan ceza böyle.

Ne var ki, kazın ayağı öyle değil.

21. sayfalık metnin, son paragrafında, henüz Galatasaray yönetimince açıklanmayan metinde diyor ki UEFA, "Ey, Galatasaray, cezanı çekeceksin, çekemezsen 2 yıl sonunda cezanı da iptal edeceğim.

Ancak, mali yapını düzelteceksin, örneğin futbolculara bu kadar fazla miktarlarda para ödemeyeceksin, bu kadar yüksek bonservis bedelleri ile transfer yapmayacaksın ve 2 yıl sonunda zararını 65 milyon Avro'nun altına indireceksin..."

Görüldüğü gibi, aslında ceza 1 yıldan biraz fazla.

Hatta, çok fazla, eğer ayağını yorganına göre uzatmazsa!

Peki sorumlu kim?

Ayağını, yorganına göre uzatmak demişken, 164 milyon Avroları bulan bu borç nasıl oldu, esas bu konuya kafa yormalı Galatasaray camiası.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmekte fayda var ki, bu borçta herkesin payı var.

2000 yılı UEFA Şampiyonu kulübün başkanı Faruk Süren'den, Mehmet Cansun'a, Özhan Canaydın'dan, Adnan Polat'a, Ünal Aysal'dan, Dursun Özbek'e. "Geçici geldim" deyip 4-5 ay koltuktan oturan Duygun Yarsuvat sorumlu listesinde pek sayılmıyor.

Ama Galatasaray'ın gerçek anlamda borçla imtihanı Özhan Canaydın dönemine dayanıyor.

O dönem başlayan transfer hovardalığı, bir sonraki başkan Adnan Polat'ın, "Stat da yaparım, şampiyon da olurum" diyerek, yarattığı teknik direktör-futbolcu sirkülasyonu ve en son Ünal Aysal'ın transfer stratejisi kulübü bu noktaya getirdi.

Dursun Özbek de mali tabloyu bile bile teknik direktör değişiklikleri ve bir iki garip transferle katıldı kervana.

Eğer bu anlayış devam ederse, Galatasaray UEFA'nın 21 sayfalık ceza açıklamasının son paragrafında görüldüğü üzere daha bir 3-5 yıl kurtulamaz FFP kıskacından.

Telif hakkı Eurosport

Futbolculara aşırı ödeme

Çünkü, Sarı-Kırmızılı ekip, futbolcularına aşırı bir ödeme yapıyor.

Çok basit bir örnek vereyim. Galatasaray'ın üçüncüsü kalecisi Eray'ın altında şu an Porche var.

Geçenlerde, antrenman sahasına sokup fotoğraf çektirmiş, paylaştığı fotoğraf da taraftarları çileden çıkarmıştı.

Yani sezonda 1 resmi maç bile oynamayan oyuncu eğer arabaya 300-400 bin lira veriyorsa, demek ki kulüpten yılda 1 trilyon kazanıyor.

1 trilyon TL'yi dolar ya da euro'ya çevirirsek 300 bin civarında bir rakam çıkar ortaya.

Şimdi taraftar da soruyor tabii: Almanya, İspanya, Fransa'da ilk 4 takım dışındaki ekiplerde forma giymeyen, yedek bekleyen kaç isim bu tür lükslere sahip?

Eray'ı günah keçisi yapmak da doğru değil aslına, ama Sabri'nin yılda 1.6 milyon euro'ya oynadığı, Selçuk'un 3.2 milyon euro aldığı, 3 yılda toplam 9 maça zor çıkan Hamit Altıntop'un 36 ay için Galatasaray'dan 10 milyon euro kazandığı dikkate alındığında, 164 milyon euroluk borç da kimseyi şaşırtmıyor.

Mali yapı bu durumda.

'Sportif başarı gelmezse başkanın koltuğu sallanır'

Peki, Galatasaray'da sportif başarısızlık ve Mustafa Denizli planının çöküşü ile oluşan tablo nasıl bir geleceğe işaret ediyor?

Tek cümleyle yanıtlamak gerekirse eğer Galatasaray maç kaybetmeye devam ederse Dursun Özbek de koltuğundan olur.

Çünkü, bugüne kadar bu denli bir sportif başarısızlığa rağmen hiçbir başkan görev süresini bitirememiştir Sarı-Kırmızılı camiada.