Diyarbakır'da 'Sur ve Cizre' gölgesinde kadın günü kutlaması

Telif hakkı Hatice Kamer

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'nda düzenlenen bir mitingle kutlandı.

Özgür Kadın Meclisi (KJA)'nın düzenlediği mitinge katılmak üzere ilçelerden ve merkezden gelen kadınların üstleri arandıktan sonra sonra binanın önüne geçmelerine izin verildi.

Sosyalist Kadın Meclisi, Özgür Genç Kadın, KJA amblemleri, " Öz savunma ile özgürlüğe; êdî bese (yeter artık); Jin, Jiyan, Azadi (kadın, yaşam, özgürlük)" yazılı pankartların dikkat çektiği mitingin katılımcıları, Paris ve Silopi'de öldürülen Kürt kadın siyasetçinin ve Kobani ve Sur'da hayatını kaybeden savaşçı genç kadınların fotoğraflarını taşıyarak "yaşasın Sur direnişi" sloganıyla Demokratik Toplum Kongresi önünden İstasyon Meydanı'na doğru yürüyüşe geçtiler.

'Çocuk yaşta evlilikleri protesto'

Kendilerine Özgür Genç Kadın adını veren grubun gelinlikli protestosu oldukça ilgi çekti.

Telif hakkı Hatice Kamer

Zelal adındaki genç kız, çocuk yaştaki evliliklere kınamak için gelinlik giyip siyah kuşak bağladığını anlattı.

Remziye Bayram adındaki yaşlı kadın da mitinge katılmak üzere Bağlar'dan gelmiş.

1996'da Lice'de gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan oğlu Şirin için İHD'nin her hafta düzenlediği Cumartesi Anneleri eyleminin daimi katılımcılarından olduğunu söylüyor.

Fotoğrafını çekmeme izin vermiyor ama çocuğunu akıbetini sormaya devam edeceğini anlatıyor.

İstasyon Meydanı girişinde polis kontrol noktası kurulmuş.

Telif hakkı Hatice Kamer

Noktanın hemen önünde elleriyle zafer işareti yapan ve "Biji berxwedana Surê" sloganları atan bir grup kadın, yürüyüştekileri karşılamak için bekliyor.

Zara Baran da o grubun içinde.

17 yaşındaki yeğeni Ramazan Öğüt, Aralık ayının sonlarında Sur'da vurulmuş. Sur'da hayatını kaybeden gençlerin ailelerinin Sümerpark'ta başlatmış olduğu oturma eylemine ilk katılan ailelerden.

"83 gün önce yeğenimin cenazesini istiyorduk ama şimdi kemiklerini. Alıncaya kadar da vazgeçmeyeceğiz" diyerek zılgıt çekip ''jin, jiyan, azadi '' sloganının atıyor.

"Kadınlar tek tek üst baş aramasından geçiyor. Biraz sonra yaşlı bir adam, meydana geçmek için noktada bekleyen kadınların arasına gelip "Kadınlar kökümüzü kurutacak" diye söylenince sıradaki tepki gösteriyor. Yaşlı adam söylene söylene uzaklaşıyor.

HDP mitingi saldırısı sonrası ilk miting

5 Haziran HDP mitinginde İstasyon Meydanı'nda meydana gelen patlamadan sonra ilke defa bu meydanda bir miting düzenleniyor.

Patlamanın olduğu trafonun önü boş. Trafoya asılan ve günün anlamının yazılı olduğu iki pankartı birbirine bağlayan ip kopmuş, pankartlar yer düşmüştü.

İki yaşlı kadın büyük bir çabayla her iki pankartı birbirine bağlıyor.

Kadınlardan birinin adı Melek, "Bu meydanda, şimdi durduğum yerde o patlamaya bir şehit verdik "diyor.

Dört çocuk babası olan kuzeni Necmettin Kurul, patlama sırasında tam da trafonun önünde hayatını kaybetmiş.

"Bir sürü çocuğu yetim kaldı. Bugün bu meydana gelmek kolay değildi ama onun anısı için, elimde fotoğrafını taşıdığım Fatma Uyar gibi şehitlerimizin anısı için geldim. Şehirlerimizin ansına bugün bu meydan hınca hınç dolmuş olmalıydı" diyor.

'Sur'dan yeni bir Cizre yaratmaya çalışıyorlar'

Önceki yıllarla karşılaştırıldığında katılım çok yüksek değil.

Batman'dan gelen Nizbet Tekin katılımın az olmasından şikayetçi.

Telif hakkı Hatice Kamer

"Biz bugün Sur'a, Cizre'ye desteğimizi göstermeye geldik. Bu alan dolmalıydı. Kadınlar evde televizyon başlarında ağlaşacaklarına gelip buradan Sur'a seslerini duyurmalıydılar" diyor.

Bir başka kadın da "Ev işi bitmez, hep devam eder. Ama 8 Mart sadece yılda bir gün. Sur ve Cizre'de acı olaylar yaşanıyor ama yılgınlık olmamalı" diyor.

Bask bölgesi feministlerinin mesajı okunuyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak operasyonlara tepki gösterirken, "Yüreğimizin bir parçası Sur'da, diğeri Cizre ve İdil'de. Evlatlarını yitiren anneler her şeye rağmen barış dediler ama kadınların mücadelesine tankla topla cevap verdiler" dedi.

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ise, "Sur'da yeni bir Cizre yaratılmaya çalıştığını' söylerken, "Birgün Cizre'de işledikleri savaş suçlarının, vahşet tablosunun hesabını verecekler. Onların çöktürme planları çökecek. Bu kararlı duruluşumuzla iktidarın bütün tankları, topları, güç aygıtlarının hükmü kalmamıştır" dedi.

8 Mart kutlamalarının yasaklanmasını eleştiren Yüksekdağ "Onlara sorarsanız kamu düzenini sağladılar ama bu düzende yıkılmış şehirler, vahşet bodrumları, yakılmış kemikler, nehir kenarlarına dökülmüş insan uzuvları yer alıyor. Onların bu vahşetini ve insanlıktan çıkmış hallerini tanımıyoruz" dedi.

İlgili haberler