Suriye'nin evlerine dönmek isteyen çocukları

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Suriye'deki savaş, nüfusun yarısını evlerinden kaçmak zorunda bırakırken bir yandan da bedensel ve psikolojik yaralar taşıyan bir kuşak çocuk yarattı.

Yaşadıkları büyük travmaya rağmen bazıları çevrelerine ilham ve moral kaynağı oluyor.

İbrahim, 12 yaşında... Yakışıklı, geniş ve sevimli bir gülümsemesi ve gören herkesin gönlünü fetheden sıcak kişiliğiyle gelecekte büyük bir beyaz perde yıldızı olabileceğinin bütün işaretlerini veriyor.

İbrahim şu anda Ürdün'ün başkenti Amman'ın dış mahallelerinden birinde yaralı Suriyelilerin nekahat dönemini geçirdiği eski, karanlık bir binada yaşıyor.

Oynayacağı oyunun provalarını yapmak için dışarı çıkmış, benimle görüşmek için koltuk değnekleriyle çevik hareketlerle hızla ve sekerek yanıma geliyor. Sıkmak için elini uzatıp kocaman gülümsüyor.

Yaralı bacağına bakabilecek kadar cesur olup olmadığımı soruyor. Annesini, iki kız üç erkek kardeşini, amcasını ve beş kuzenini kaybettiği hava saldırısında vurulmuş.

Image caption İbrahim 12 yaşında, ailesinin yarısını bir hava saldırısında kaybetmiş.

Ölen akrabalarının listesini bilgi verircesine sakin, sanki ailesinin yarısını kaybetmek çok normal bir şeymiş gibi sayıveriyor.

İbrahim ile babasına Kanada iltica hakkı vermiş bir kaç gün içinde gidecekler.

"Harika, herhalde iple çekiyorsundur?" diyorum.

"Yoo, hiç değil" diyor hemen. "Çok uzak bir yer. Aşırı uzak."

İbrahim mümkünse Suriye'ye dönmek istiyor. Savaş muhabiri olmak var aklında.

"Dış dünya orada olanların yarısını bile bilmiyor" diyor.

Image caption 5 yaşındaki Ruya Suriye'ye dönerek evde unuttuğu bebeğini bulmak istiyor.

Binlerce Suriyeli aile Avrupa'nın çeşitli yerlerinde ordan oraya geçerek akla hayale sığdırılamayacak bir dehşetten kaçmaya çalışıyor.

Fakat, ilginçtir ki Lübnan ve Ürdün'de buluştuğum çocukların hemen tamamı Suriye'ye geri dönmek istediklerini söylüyordu.

5 yaşında ufak tefek sempatik bir çocuk olan Ruya, imkan olsa hemen Suriye'ye gitmek istediğini söylüyor. 2013 yılında kimyasal bir saldırıdan sonra kaçarken odasında çekmecede unuttuğu bebeğini özlüyor.

Ruya'nın küçük erkek kardeşi o sırada dört aylıkmış.

Şu anda Lübnan'daki bir mülteci kampında anne ve babaları ile beş çocuk bir küçük çadırı paylaşıyor.

Ruya en çok özlediği şeylerden birinin de kendileri yemek pişirebilmek ve paylaşmak olduğunu anlatıyor.

Ürdün'de iki bacağını, bir gözünü ve elini mayın patlamasında kaybetmiş bir çocukla tanıştım. Tanışanlara onu langırtta hafife almamalarını öneririm. Öyle bir oynuyor ki oturduğu gri plastik sandalye vuruşlarıyla ileri geri sallanıyor.

"Geçen beş yılda mümkün olsa neyi değiştirirdin?" diye sorduğumda, geçmişe değil ileriye bakmak istediğini söylüyor.

Karşılaştığımızın ertesi günü takma bacakları takıldığında yalnızdı.

2014 yılından bu yana ilk adımlarını attığında ailesinden kimse yok beraberinde. Heyecanla yürüdü de yürüdü.

Image caption Mustafa anne ve babasını öldüren bomba ile yaralanmış.

Mustafa, annesi ile babasını öldüren bombadan yaralı kurtulmuş, yavaş yavaş iyileşiyor.

Halep'teki evleri varil bombasıyla vurulmuş, anne ve babası ölmüş, Mustafa da bir yıl hastanede tedavi görmüş.

Kalçasına protez takılması gerekiyor. Amman'da Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün sorumluluğundaki hastanede kalıyor ama hastanenin bu ameliyatı yapabilecek donanımı yok.

Mustafa ayrıca beynine saplanan ve çıkarılamayan şarapnel parçası yüzünden hala kısmen felçli.

Hastaneye ilk getirildiğinde ayakta duramadığı gibi o kadar gıdasız kalmış ve travma geçirmiş ki yemek de yiyemiyormuş. Beyaz gömlekli kimi görürse çığlığı basıyormuş.

Fakat beş yaşında küçücük bir yaralı çocuk olmasına rağmen Mustafa çevresi için bir moral kaynağı haline gelmiş.

Tedavisi ardından yürüyerek hastaneden ayrıldığında kocaman kahverengi gözleri, cesareti ve cömert gülümsemesiyle gönlünü fethettiği bütün hastane personeli gözyaşı dökmüş.

Image caption Mustafa arkadaşlarıyla okulda.

Mustafayı kreşte sınıf arkadaşlarıyla şarkılar söyler ve dansederken izledim.

Çocukların anneleri için söylediği şarkıyı onlarla birlikte söylerken acısını göstermiyor.

Bu çocuğun gösterdiği cesareti bir düşünün. Suriye'deki savaşın ne kadar çok çocuğa ne kadar zarar verdiğini tahmin etmek bile zor.

Beş günlük seyahatimi tamamlayıp eve döndüm. İki yaşındaki çocuğumdan ilk defa bu kadar uzun süre ayrı kaldığımı farkettim.

Uyurken oğlumun yanına uzandığımda elini tuttum. İki eli de sağlam, sıcak bir yatakta, mutlu bir çocuk. Annesinin yanında.

"Suriye'de kaç aile bunu söyleyebilir acaba?" diye düşündüm.

İlgili haberler