Bağlar'a dönenler, Bağlar'dan ayrılanlar

Telif hakkı BURHAN EKINCI

"İnsanın evi gibisi yok. Bir hafta sonra evimdeyim. Rahatladım."

"Kaygılıyız. Yeniden olayların başlamasından korkuyoruz. Bu yüzden göç ediyoruz."

Bu iki farklı görüş, Diyarbakır'daki Bağlar ilçesi sakinlerinin içinde bulundukları durumun özeti niteliğinde.

Bağlar'a bağlı Kaynartepe Mahallesi'nde, çatışmaların başladığı gecenin sabahında, yani 15 Mart'ta sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Üç gün duyulan silah seslerinin ardından mahalle, son günlerde sakindi.

Diyarbakır Valiliği bu sabah yasağın kaldırıldığını duyurunca Bağlar'dan ayrılmış olanlar evlerine koştu.

Onlardan kimisi şimdi evine geri dönebildiği için mutlu, kimisi ise olası yeni çatışmalardan kaygı duyup mahalleden ayrılıyor.

'İki tarafa da tepki var'

Yasak sonrası kapalı olan caddeler açılmış, sadece kavşaklarda birkaç zırhlı araç var.

Askerler sokaklardan çekilmiş. Dükkânlar, kıraathaneler açık.

Bir hafta bomboş olan caddelerde insan hareketliliği göze çarpıyor.

Telif hakkı BURHAN EKINCI

Esnaf hem kaygılı hem de tepkili.

Serdar Ülsen, 23 yaşında. Dükkânının önünde sohbet ediyorum.

Beyaz eşya dükkanı işletiyor.

Bir haftanın ardından bu sabah dükkânını açtığını söylüyor:

"İnsanlarda nakit para yok. O yüzden veresiye iş yapıyoruz. Bağlar'da 50 bin TL civarında borcum var. Şimdi nasıl toparlayabilirim ki? İnsanlar hep bir yerlere gitti."

Henüz siftah yapamadıklarını anlatıyor. Bir hafta kepenk açamadıkları için perişan olduklarını dile getiriyor.

Olup bitenlerden her iki tarafın sorumlu olduğunu söylüyor.

Bir gün kepenk açamadıklarında bile etkilendiklerini dile getiren Bağlar esnafı Ülsen, "HDP'ye oy verdim. Yine veririm. Direniş olarak arkalarındayız. Ama bu şekilde de olmamalı" diyor.

Bir başka esnafla sohbet ediyorum. O da tepkili. İsminin yazılmasını istemiyor.

"Sur'dan Bağlara, peki Bağlar'dan nereye?" diye soruyor, ardından "Allah bu ateşe su serpsin. Barış istiyoruz. Yeter artık" diyor.

'Evime döndüm, mutluyum'

Çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Kaynartepe Mahallesi'ne girdiğimde ilk göze çarpan biriken çöpler oluyor.

Halil Işık, 20 yıldır mahallede yaşadığını anlatıyor.

Yasak boyunca oğlunun evinde kaldığını söyleyen Işık "İnsan, oğlunun evinde de rahat edemiyor. Ben ancak evimde rahat edebilen biriyim. Biraz önce evime geldim, çok rahatladım" diyor.

Fırından ekmek almaya gelmiş.

Çatışmaların yoğun yaşandığı ara sokaklarda eşya taşıyan kamyonetler var.

Ara sokaklarda üstü çadırlı bir kamyonetten kadınlar ve çocuklar iniyor.

Telif hakkı BURHAN EKINCI

Yeni gelmişler, henüz evlerine girmemişler.

Çocukların babası, isminin yazılmasını istemiyor.

Yasakla birlikte çocuklarını, kardeşlerini alarak Silvan'a köylerine gittiklerini anlatıyor.

Köyde bir odada beş aile kaldıklarını söylüyor.

"Allah kimsenin hakkını bırakmasın, perişan ettiler bizi" diyor.

Bir mahalle sakini "Komşularımız taşınıyor, bizim imkânımız yok. Olsa biz de göç ederiz" diyor.

Kamyonetin üzerindeki yaşlı bir adam "Mahallede huzur kalmadı, göç ediyoruz. Başka yere taşınıyoruz" derken, eşyaları taşıyan genç oğlu geliyor.

"Buradaki evimizi boşaltıyoruz. 1000 TL'ye kiraladığımız bir eve taşınıyoruz" diyerek dert yanıyor.

Sokaklarda, evine yeni gelenler olduğu gibi, çıkanlar da var.

Yanan araçlar, kurulan barikatlar

Ara sokaklarda çatışma izleri daha net görülüyor.

Yakılmış araçlar, çok derin olmayan kazılmış hendekler, çok küçük barikatlar var.

Bir dükkânın camları kırılmış, içerisinde insanın geçeceği kadar delik açılmış.

Duvarlarda, "YPS, Hendek" yazıları dikkat çekiyor.

'Burası da Sur gibi olmasın'

Bazı mahalleliler, 14 Mart akşamı aniden çatışmalar başlayınca evlerine kapanmış.

Çatışmaların sabaha kadar çok şiddetli olduğunu hatırlatan bir mahalle sakini "Çocuklar çok korktu. Sabah yasak geldi. Biz de çocuklarımız alıp kaçtık" diyor.

Mahalleliler daha güvenli diye başka yerlere göç etmişler ancak akılları evlerindeymiş.

Telif hakkı BURHAN EKICI

Sakinlerden biri, diğer mahallelilerin düşüncelerini şu sözlerle adeta özetliyor:

"Evimiz de yıkılır diye korkuyorduk. Burası da Sur gibi olur diye kaygılıydık. Savaş istemiyoruz. Burası da Sur gibi olmasın. Sakin, huzurlu, savaşsız bir yaşam istiyoruz. Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Ben de göç etmeyi düşünüyorum ama şimdilik gidecek yerim yok.

"İş yok, çalışmıyorum. Kiralar yüksek. Nereye gidebiliriz ki? Yarın ne olacağı belli değil. İnsanlar fırsat bulduğu gibi eşyalarını taşınıyor. Kimileri kalıcı kimileri geçici gidiyor."

Bir genç, "Millet kaçıyor. Bu insanlar ne korkaklar. Herhalde bildikleri bir şey var" diyor.

Mahalle sakinlerinden bazıları Nevruz kutlamalarıyla ilgili, "Hayır gitmedik. Evimizi merak ettik. Geçen yıl gelmiştik. Eğer böyle olmasaydı bu yıl da giderdik" yorumunda bulunuyor.

İlgili haberler